Tam Fırsata Çevirmelik Bir Kriz

44

“Previously
on Turkiye” modunda şimdiye kadar olan biteni detaylı olarak hatırlatmaya gerek
yok. Muhalefet bloğunda derin bir kriz var ve bu kriz çok güzel bir kriz. Şu an
Meral Akşener’in ve İyi Parti’nin elinde hem partilerini hem de Türk siyasetini
dönüştürebilecek muazzam bir fırsat var.

 

Meral
Akşener 6’lı Masayı devirdiği o konuşmasında “Ya tarih yazacağız ya tarih
olacağız” demişti. Şu an herkes Akşener’in ve partisinin tarih olmasını
bekliyor. Ama Akşener’in elinde şu an tarih yazma fırsatı var ve aşağıdaki
hamleleri yapması halinde Meral Akşener sadece partisini değil Türk siyasetini
baştan aşağı dönüştürebilir.

 

Şu
an Türk siyasetindeki en önemli sorun parti tabanlarının parti yönetimleri
tarafından “maraba” muamelesi görmesi. İşin acı yanı ise parti tabanları bundan
pek de şikâyetçi değiller. Şikâyetçi olanlar da siyasete tövbe edip kenara
çekiliyorlar zaten. Siyasi partilerin liderler sultası altında yaşaması,
liderlerin bu sultayı delege sistemi vasıtasıyla sağlaması, seçimler öncesi
adayların belirlenmesinde kararın liderin iki dudağının arasında bulunması,
siyaseti bugünkü kokuşmuş duruma getirdi.

 

Meral
Akşener, öncelikle partisinin teşkilatına ve üyelerine değer vermeli ve verdiği
bu değeri adayların belirlenmesinde ön seçim sistemi getirerek göstermeli.

 

Öyle
görünüyor ki Meral Akşener ve İyi Parti kendi Cumhurbaşkanı adaylarını
gösterecek. Ancak Akşener burada aday adaylığı konusunu serbest bırakmalı, hem
parti içinden hem de parti dışından isimlerin rahat bir şekilde aday adayı
olmalarının önünü açmalı. İyi Parti’nin kongrelerinde çok sık rastlanan ve İyi
Parti’ye MHP’den tevarüs eden bir takım aday adaylarına müdahale etme hastalığı
burada nüksetmemelidir. Bu konuda tam bir serbesti olmalıdır. Hatta aday
adaylarının sayısı ne kadar fazla olursa, hatta bu aday adayları içerisinde
kendisini ispatlamış ve/veya popüler isimler ne kadar fazla olursa İyi Parti
seçmende o derece daha fazla karşılık bulacaktır. Daha sonra da İyi Parti bu
aday adayları için üyelerinin önüne sandık koymalı ve il/ilçe seçim
kurullarının gözetiminde ön seçim yapılmalı. İyi Parti’nin Cumhurbaşkanı adayı
bu önseçimle belirlenmelidir.

 

Hatta
Akşener’e tavsiyem, Ali Koç gibi, Haluk Levent gibi popülaritesi ve
güvenilirliği yüksek isimlere aday adaylığı için teklif götürmesidir.

 

İkincil
olarak aynı ön seçim sistemi milletvekili adaylarının belirlenmesinde de
gerçekleştirilmelidir. Böylelikle gerçekten halkta karşılığı olan isimler
milletvekili adayı olmalı ve aday sıralaması bu ön seçimde aldıkları oy
çokluğuna göre belirlenmeli. Zaten İyi Parti’nin tüzüğünde ön seçim şartı var
ama çok şükür (!) uyguladıklarını hiç görmedik.

 

İyi
Parti, ilk defa müstakil olarak siyaset yapma imkân ve fırsatını elde etti. İyi
Parti şu an AKP ve MHP’den memnun olmayan seçmenin gidebileceği tek adres. İyi
Parti, doğru hamleleri yaparak AKP ve MHP’den ciddi şekilde oy kopartabilir ve
Türk siyasetini domine edebilir.

 

Meral
Akşener’in kısa vadede gerçekleştireceği en önemli konu bu ön seçim
meselesidir. Mevcut halde Akşener’in diğer partiler gibi hareket ederek
başarılı olma şansı bulunmamaktadır. Meral Akşener’in öncelikle demokrasi
konusunda diğer partilere fark atması ve geleceğe dair ümit verirken lafla
değil icraatla kendini ortaya koyması gerekmektedir. Akşener, bu adımları atar
ve buradan başarıyı sağlarsa sadece partisini değil Türk siyasetini kökten
değiştirebilir.