Diyanet İşleri Başkanı Sn Ali Bardakoğlu’na Açık Mektup

27

Din İnsanlık için çok önemlidir. Bundan dolayıdır ki insanlığın tarihi kadar eskidir.
Allah ( cc)’ın ilk insanı aynı zamanda peygamber olarak yaratması da dinin insan hayatındaki önemini göstermesi bakımından çok önemlidir.

Zati âliniz ülkemizde din hizmetlerini yürütmekle sorumlu olan çok önemli bir kurumun başında bulunuyorsunuz.
Yetkilerinizin yanında manevi olarak sorumluluğunuzun büyüklüğünün de mutlaka farkındasınızdır.
Önemine binaen birkaç hususu dikkatinize sunarak ilgi ve alakalarınızı bekliyorum.

1-Ülke çapında hac ve umre organizasyonları sizin organizasyonunuzda gerçekleştiriliyor. Bu organizasyonlarda da sürekli Diyanet personelleri görevlendiriliyor.

Biz milli eğitim personeli olan ilahiyatçılar hiç hac ve umre organizasyonlarında görevlendirilmiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile bu konuda bir protokol imzalanamaz mı?
Bu konuyu gündeminize alıp düşünmeniz bizleri sevindirir.

Cami imamları bizim kardeşlerimiz, aynı zamanda da öğrencilerimiz. Öğrencilerimize tanıdığınız haklardan bizleri mahrum etmeniz yanlış değil mi?

Biz Milli Eğitim personeli olan ilahiyatçıların büyük çoğunluğu Türkiye genelinde cami, cemaat ve din hizmetleri ile iç içe olan fahri Diyanet personelleriyiz.
Biz Diyanet teşkilatını kendimizden farklı görmüyoruz. Lütfen sizde bizi kendinizden ayrı görmeyiniz.

Bazı imam arkadaşlarımız 8-10 kez ya da daha fazla hacca ve umreye gidiyor. Adamını buluyor gidiyor, yolunu buluyor gidiyor, gidiyor da gidiyor.

Bunlar öyle çok da sevabına yapılan din hizmetleri değil. Gerek Diyanet teşkilatı gerekse özel şirketlerle görevli olarak hac ve umreye gidenlere mutlaka makul bir sınır-sayı konulmalıdır.
Cami görevlileri istisnaları tenzih ederim camiyi, cemaati ihmal edip umre için ekip toplamaya uğraşıyor, sadece kendisine değil hanımına da bir ekip kuruyor.
Artık din hizmeti yerini din ticaretine bırakıyor.
Bu görevlilere yolluk almayacaksınız denilse kaç tanesi ikiden fazla ya da 8-10 kez o kutsal yerlere gitmek ister.

Bir de masraflarınızı da kendiniz karşılayacaksınız istediğiniz kadar hacca ve umreye gidebilirsiniz deseniz bu işi meslek edinen din görevlileri yine de ellerinde dosya, umreye bir iki umreye bir iki diye ev ev gezip umreci toplarlar mı?
Maalesef din hizmeti yerini din ticaretine bırakmış durumdadır. Bu da hoş bir görüntü değil.

Eğer bizlere lütfedip de görev vermeyi düşünürseniz ( görev vermeniz bizleri memnun eder ) iki sefer yeterlidir. Fazlasını isteyen kendi cebinden istediği kadar gitsin.

2-Diğer bir hususta halkımız İslam dinini yeterince ve doğru bilmediği için malumunuz olduğu üzere bir çok bölgede hurafeler, bidatler, örf ve adetler dinin yerine geçmiş durumdadır. Bir çok alanda olduğu gibi dini alanda da büyük bir yozlaşma söz konusudur.
Din adına bir çok yanlışlıklar yapılmaktadır. Bunlar için mutlaka bir şeyler düşünüyor ve de yapmaya çalışıyorsunuzdur.
Bu konuya yönelik hizmet içi eğitim seminerleri ile önce teşkilatınız mensuplarını eğitip onlar aracılığı ile halkı aydınlatmayı lüzumlu ya da faydalı görür müsünüz?
Toplumumuz yeterince kitap okumuyor, bir çoğu ezan okunmaya başlayınca yada ezan bitince camiye gidiyor.
Yani kitap ve vazu nasihat cemaatin bir kısmının yanlışlarını düzeltmeleri bidat ve hurafelerden kurtulmaları için yeterli değildir.
Yeterli olsaydı zaten şimdiye kadar çoktan bu mesele halledilirdi.
Zatı âlinizin ve de teşkilatınızın hoşgörüsüne sığınarak bazı önerilerde bulunmak isterim.
Zaman zaman  tek sayfalık el ilanları dağıtılarak halkı bilgilendirmek.
Bunlar çeşitli gün ve gecelerde cami çıkışlarında yapılabileceği gibi apartman dairelerinin de posta kutularına konulabilir.
Bilboardlar da zaman zaman  bu konuyla ilgili afişler asılabilir.
Bu konuda sivil toplum örgütleri ve ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılabilir.
Bunlar birer öneridir, dikkate alırsanız teferruatını sizler elbette düşünürsünüz.

3-İstisnaları tenzih etmekle beraber diyanet mensubu kardeşlerimizin bir kısmı cemaate hitap ederken hazırlıksız kürsüye çıkıyor, konusuz konuşuyor, zamanı doldurmaya çalışıyor bu da cemaatin dikkatinden kaçmıyor. Konuşmacıya ve konuşulana ilgi azalıyor cemaatin dikkati dağılıyor esnemeler başlıyor.
Görevli cemaate ne anlatırsan dinler düşüncesiyle hareket ediyor.
Cemaatte çocukluğumuzdan beri aynı yada benzer şeyler dinliyoruz düşüncesiyle ezan okunmadan camiye gitmiyor, bir noktada görevliyi protesto ediyor.
Görevliler halka hitap edeceği zaman halkın ihtiyacı olan, ilgi uyandıracak güncel meseleleri bir konu bütünlüğü içerisinde önceden hazırlanarak anlatırlarsa çok daha faydalı olacağı kanaatindeyim.
Lütfen diyanet mensubu kardeşlerim beni yanlış anlamasınlar hatalarımız söylemek dostluk ve kardeşlik vazifesidir.
Bilgilerinize sunar ilgi ve alakalarınızı beklerim.
Size ve tüm teşkilatınıza
Sevgi ve hürmetlerimle.