Ahlakı Bozuk Binalar!

48

Damat adayı ne iş yapıyor diye sorarız ilk önce!

Ne kadar geliri var?

Tahsili ne?

Evi var mı?

Arabası var mı?

Birikmişi var mı?

Düğünü nerede yapacak?

Takı ne kadar takacak?

Eşyayı hangi marka alacak?

Irkı ne?

İnancı ne?

Mezhebi ne?

Nereli?

Siyasi görüşü ne?

Arkası sağlam mı?

Kızımızı rahat yaşatır mı?

***

Herkes imkânı ölçüsünde rahat yaşatır, yaşatmasına da!

En önemlisi, mutlu yaşatır mı?

Huzurlu yaşatır mı?

Güler yüzlü mü?

Tatlı dilli mi?

Bencil mi, fedakâr mı?

Merhametli mi?

Affedici mi, kindar mı?

Sorumluluk duygusu var mı?

Öfkeli mi, sakin mi?

Ana-baba, aile-akraba hassasiyeti var mı?

Özetle; ahlâkını sorar mıyız?

Sorsak ta kaçıncı sırada sorarız varın siz cevap verin!

***

Ev alırken de umumiyetle!

Hangi muhitte?

Site içi mi, müstakil mi?

Kaç oda kaç salon?

Sitede ise havuzu otoparkı var mı?

Dubleks mi ara kat mı?

Manzarası var mı?

Balkonu geniş mi?

Gömme dolabı kartonpiyeri asma tavanı var mı?

Çelik kapısı, geniş girişi, ebeveyn banyosu var mı?

Banyosu tavana kadar fayans mı?

Güvenliği var mı?

Güvenliği var da güvencesi var
mı?

İnşaat yönetmeliklerine uygunluk
raporu var mı, bağımsız denetçi raporu var mı, arsa payına göre kanuni
ölçülerin dışına çıkılmış mı, çıkılmamış mı?

Deprem yönetmeliğine uygun mu,
yangın merdiveni var mı, daha önceden tespit edilmiş bir hasarı var mı, zemin
etüdü var mı, temeli sağlam mı?

Öyle ya önemli olan temel?

Bir insanı temeli Ahlak ise?

Nasıl ki Ahlak dediğimiz şey,
tahsilden, işten, gelir seviyesinden, dininden, mezhebinden daha önemli!

Öyle ya peygamberimize sormuşlar
din nedir diye o da Güzel Ahlaktır, ben de güzel o Ahlakı tamamlamaya geldim
demiş!

Ahlak her şeyden önemli ise.

Binanın Ahlakı da Temeli?

Nasıl ki damadın ahlakı bozuksa,
kaç dil bildiğinin, kaç para maaş aldığının, nereli olduğunun, statüsünün,
mevkisinin, makamının önemi kalmıyor!

Binanın da temeli sağlam değilse
gerisi FASARYA!

Ondan sonra zengin ama zalim
damat dehşeti, elinde KADES butonu ile yaşayan taze gelinler?

Kadın cinayetleri, aile dramları,
cinayetler?

***

Ve deprem?

Allah’ın felaketi mi, yoksa
milyonlarca yıldır dünyanın her yerinde olan ve olacağını bildiğimiz bir doğa
olayının bizim yanlış tercihlerimiz yüzünden felaketimiz olması mı?

Bilemedim.

Ne zaman ki, doğumhaneden
mezarlığa kadar temeli kolonu yani Ahlak’ı önceleriz.

O zaman kadınlarımız da,
kadınlarımızın doğurduğu çocuklar da, binalarımız da binalarımızın içinde
yaşayan bizler de güvende oluruz.

Sadece insanın değil, binanın
bile ahlaklısı önemli.

Elin japonu korelisi Avrupalısı
ne kadar ahlaklı bilemem ama binalarının ahlaklı olduğu kesin!

Yani bir binanın Temeli sağlam
değil se o bina Ahlaksız demektir.

***

Bende kaç gecedir üzgün ve
uykusuzum, hoş görün yine saçmalıyor olabilirim, duygularım çok yoğun bu ara,
dokunsan ağlayacak gibiyim, bu vesile ile,

Ülkemizin hepimizin başı sağ
olsun, ailesini, evladını, yakınlarını kaybedenlerin başı sağ olsun, inşallah
herkes kendisine bir pay çıkartır?

Yardım istenmesini beklemeyelim,
biz cömert milletiz, zor gün dostuyuz, hayatta kalanlara sahip çıkalım, bu
günler beş on günde geçecek gibi değil, enerjimizi zamana yayalım ve şunu
unutmayalım.

***

Bir bölgeye ev yapılır mı
yapılmaz mı?

Şehir nereye kurulacak, ne kadar
genişleyecek?

Kaç kat olacak, kaç metrekare
olacak?

Bunlara mimarlar, mühendisler, jeofizikçiler, deprem bilimciler, şehir
ve bölge planlamacılar karar vermeli!

Yok! Duyduğum düşündüğüm ve
gözlemlediğim gibi ise!

Yani; Belediye meclislerine her
tahsilden ve ya tahsil gerektirmeyen bireylerden siyasi becerileri ile seçilmiş
abilerimiz ablalarımız tarafından dönemin siyasi ve ya ticari gereksinimlerine
göre el kaldır indir ile belirleniyor ve ya belirlenir ise!

Dere yataklarına şehir.

Fay hatları üzerine siteler
kurulursa!

Elbette Allah en çok bize acısın,
en çok bize yardım etsin, en çok bize merhamet etsin.

Emin olun yazmam gerekenlerin
çoğunu yeri ve zamanı değil diye, faydası olmaz diye, insanımız zaten üzgün
diye her zamanki gibi yine %90 karnımdan konuşuyorum.

Bir suçlu varsa bu sistemsizliği
sistem edinmiş alışkanlıklarımız yani hepimizin yüzündendir, iktidarı
muhalefeti hepimiz kabahatli hepimiz mağduruz.

Tercihlerimizi değiştirmeden
sonuçlar maalesef değişmeyecek!

Bir ara fırsatınız olursa
araştırın, kurumların internet sitelerine girin idarecilerin eğitimlerini
içeren özgeçmişlerine bulabilirseniz bakın bakalım, hangi kritik stratejik ve
hayati görevde o görevin karşılığı eğitime sahip ne kadar idareci ve çalışan
var!

Hangi kriterlere göre idareci ve
personel çalışıyor bir bakın.

Ölende biz, kalanda biz, eğride
biz doğruda biz.

Ve bir bakın bakalım hangi
belediye başkanı, mimarlar mühendisler jeofizikçiler, yer bilimciler, deprembilimciler,
şehir ve bölge planlamacılar ve bağlı oldukları odalarının, yani bağımsız bilim
kurumlarının raporlarını görüşlerini uyarılarını ne kadar dikkate almış?

Bir de çıkardıkları imar
aflarının gerekçelerine bakın!

Kaç yılda birkaç kez imar affı
çıkmış Cumhuriyetimiz kurulalı beri?

İmar affı dediğin zaten 5
dakikalık iş, eli kaldır indir, aftan yararlanmak isteyenlerden tahsil edilecek
harç ve tahsilat tutarını belirle, sonra doğru vezneye!

Bilimi bilem ama milletçe
siyasette edebiyatta çok iyiz, bir de suçlu bulmada!

17 ağustos depreminden de en çok
müteahhit veli göçer akıllarda, on binlerce canımızın gittiği o elim hadiseden
kıyamete dönüşen doğa olayından ne kadar ders aldık ve yaklaşan İstanbul
depremine ne kadar hazırız acaba!

Yani; TERCİHLERİMİZ DÜZELMEDİĞİ
SÜRECE TABİAT OLAYLARI FELAKETMİZ OLMAYA DEVAM EDECEK gibi gözüküyor.

Maalesef!