Suriyeli Ve Afgan Göçü Beka Meselesidir

39

Türkiye’ye (kayıtlı ve
kayıtsız) 5,3 milyon Suriyeli bir “stratejik göç mühendisliği”
ile süpürüldü. 
3 milyon civarında
Suriye sınırları içindeki Suriyelileri de Türkiye besliyor. Şimdi de Afganistan’dan
bir o kadar daha sığınmacı
getirme projesi yürürlüğe konulmakta.

 

ABD’nin, İsrail’in
güvenliği ve enerji kaynaklarının kontrolü için geliştirdiği, “Büyük
Kürdistan”
kurma projesi devam ediyor. Dört parçalı Kürdistan projesinin
iki parçası Irak ve Suriye’de gerçekleşti.

Projenin Türkiye
ayağı için Suriyeli göçü planlandı ve uygulandı.

 

Türkiye’deki Suriyelilerin
yüzde 5,1 gibi müthiş yüksek doğurganlık hızı var. Eğer ülkelerine
gönderilmezlerse 20 sene sonra 15 milyonluk bir Suriyeli nüfustan
bahsedeceğiz.

 

Daha bugünden
Gaziantep, Kilis, Hatay’da birçok ilçede Suriyeliler Türk nüfusu geçmiştir.
İstanbul’da 1 milyon Suriyeli, 500 bin diğer yabancı sığınmacılar vardır.

 

Suriyeliler milli
güvenlik tehdididir.
Çünkü demografik yapımızın bozulması yakın
gelecekte bir iç savaşa hazırlık için yapılmaktadır. Bu proje Türkler
için de Suriyeliler için de büyük tehlikedir.

****************************

Devlet Adamları
Böyle Olanın

“Kılavuzu karga
olanın …”
diye bir atasözümüz var. Devleti yöneten kadro içinden bazı kişilerin
açıklamalarını okuyunca içinde bulunduğumuz sıkıntıların, açmazların, belaların
sebebini bulduğumu görüyorum.

 

İlk örnek halen
AKP Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki. Bu
zat geçici koruma statüsündeki “Suriyeli sığınmacıların ülkelerine
geri dönmesinin mümkün olmadığını”
şu gerekçelerle izah etti:

 

“Şimdi bazı
şehirlerde sanayiyi onlar ayakta tutuyorlar.
Gaziantep sanayisine gidin yüz
binlerce insan en ağır ve en zor işlerde çalışıyorlar. Kayseri
sanayisinde de öyle. Bunları kimse geri gönderemez.”

 

AKP Genel Başkan
Yardımcısı Mustafa Şen de “Suriyeliler gitmeden önce, Türkler Orta
Asya’ya dönsün”
mealinde bir paylaşım yaptı.

 

Bir de Ak
Parti’nin göç politikaları konusunda önemli isimlerinden, Genel Başkan Danışmanı
Prof. Dr. Yasin Aktay’ın aynı konudaki sözlerine bakalım:
“Suriyeliler
bir gitsin ülke ekonomisi çöker.”

Demek ki bu görüşler
AKP içindeki bireysel görüşler değil. Devleti bu zihniyet yönetiyor.

****************************

Asıl Irkçı Ve
Sömürgeci Bunlar

“Suriyeliler
dönmesin” diyen AKP’liler demek istiyor ki, biz Suriyeli ve Afgan sığınmacıları
Türklerin çalışmak istemediği işlerde, sosyal güvencesiz, çok düşük ücretlerle,
günde 14-16 saat ve kötü şartlarda çalıştırıyoruz. Kurmuş olduğumuz köle
düzeni
ile ucuz işgücü sağladık, rekabet edebilirliğimizi ve ihracatımızı
artırdık.”

Utanç verici
cümleler bunlar.

 

Türkiye’ye sığınan
5,3 milyon Suriyelinin sadece 30 bin kadarı kayıtlı çalışıyor.

Geri kalanlardan
çalışmak zorunda olanları “köle düzeni içerisinde çalıştırıyoruz” diye
övünmek ne demek?

 

Biz de bunların “Muhacir
kardeşlerine Ensar olma”
maksadıyla sığınmacılara kucak açtıklarını
sanıyorduk.

 

Meğerse
politikalarının arka planında ırkçı- faşist bir zihniyet ve Müslüman
kardeşini sömürme niyeti
varmış.

****************************

Sorular

·        
Türk vatandaşlarının içinde 12 milyon işsiz varken, daha
ucuza çalışıyorlar diye, sığınmacılara iş vermek ne kadar doğru?

·        
 

·        
Yarın Suriyeli ve Afganlar insanlık dışı şartlarda
çalıştırıldıkları için davalar açarlarsa
bunları çalıştıran işverenlerin
hepsi ileride tazminat ödemek zorunda kalır. Ucuz işgücünün aslında hiç
de ucuz olmadığı görülür. Bu durumda ne diyeceksiniz?

·        
 

·        
Bu şartlarda da iş bulamayanların ise suç örgütlerinin
eline düşmesini veya bireysel olarak birer suç makinesine dönüşmesini
nasıl engelleyebilirsiniz?

·        
 

·        
Bir de kaçak çalışmalarına göz yumduğunuz yaklaşık 20
bin Suriyeli kayıtdışı şirket
var. Bu şirketlerin vergi, sigorta, ruhsat
gibi bir sorunları yok. Bu kaçak şirketlerin haksız rekabeti ile zarar
eden devletine sadık vergi mükellefi Türk esnafı/ tacirinin kul hakkı
sizi hiç mi rahatsız etmiyor?

·        
 

·        
“Suriyeliler olmasa ekonomi çöker” denilse de Suriyeliler
gelmeden daha zengindik. Suriyelilerin gelmeye başladığı yıllarda yaklaşık 12
bin dolar olan Türkiye’deki kişi başına milli gelirin 8 bin dolar mertebesine
düşmüş olmasını
nasıl açıklarsınız?

·        
 

****************************

Sığınmacılar
Vatanlarına Gönderilebilir

AKP Genel Başkan
Danışmanı Yasin Aktay doğruyu söylemiyor: “Ülkeye sığınan
Suriyeli mülteciler belli bir hukuki statü elde etmiş oluyorlar.
Uluslararası göçmen hukukuna göre bu insanlar gerekçesiz bir biçimde herhangi
bir suç işlememişlerse gönderemezsiniz.”

 

Cenevre
Konvansiyonu
’na göre, “mültecilerin” dahi kamu güvenliği
gerekçesiyle
statüleri sona erdirilebilir. Kaldı ki, Suriyeliler T.C.
kanunlarına göre mülteci bile değildir, Geçici Koruma Statüsündedir.

 

“Yabancılar ve
Uluslararası Koruma Kanunu”
muz ve “Geçici Koruma Yönetmeliği”ne göre de “Cumhurbaşkanı,
milli güvenliği, kamu düzenini, kamu güvenliğini veya kamu sağlığını tehdit
edebilecek şartların oluşması durumunda, geçici koruma tedbirlerinin
durdurulmasına karar verebilir.”

 

Yönetmeliğe göre,
“Geçici koruma, Cumhurbaşkanı kararıyla sonlandırılır.
Cumhurbaşkanı,
sonlandırma kararıyla birlikte; Geçici korumayı tamamen durdurarak geçici
korunanların ülkelerine dönmesine karar verebilir. Cumhurbaşkanının geçici
korumanın sona erdirilmesi kararını müteakip, geçici korunanların Türkiye’den
çıkış yapması esastır.”

 

Ak Parti “Suriyelileri
Türkiye’de tutma ve vatandaşlık verme politikası”
izlemekte fakat kendi
vatandaşından niyetini saklamaktadır.

 

Bu politikayı
izleyenler ve destekleyen herkes milli güvenlik tehdidi oluşturmanın suçuna
ve vebaline
ortak olmaktadır.

Önceki İçerikMeleklere Danışma!
Sonraki İçerikKonudan Konuya (12)
Avatar photo
Doğum 20.07.1956 BUCAK-BURDUR Eğitim Cumhuriyet İlk Okulu, Bucak Lisesi (Mezuniyet 1973) İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi - Kimya Yüksek Mühendisliği (Mezuniyet 1978) İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Mezuniyet 1995) Çok sayıda şirket içi ve şirket dışı eğitim programlarına iştirak. (ISO 9000, Toplam Kalite Yönetimi, Verimlilik, İş İdaresi, Pazarlama, İstatistiksel Proses Kontrol, Kişisel Gelişim, Kişisel İmaj ve diğer konularda onlarca eğitim programı) 1978-1980 Akyazı/Sakarya Yonca Süt Fabrikası İşletme ve Laboratuar Şefi 1980-1995 Petkim A.Ş. Yarımca Kompleksi (İşletme Mühendisi, İşletme Şefi, Başmühendis.) 1995-2001 Satış Müdür Muavini 2001-2004 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdür Yrd. 2004 - 01.02.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdürü. 01.02.2007 - 30.09.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi İnsan Kaynakları Müdürü. 01.01.2008 - 30.10.2008 Yantaş Yavuzlar Plastik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kauçuk Ürünleri Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı. (2001) 03.03.2010- Serbest Avukat Medeni Hal :Evli ve İki Çocuklu Lisan : İngilizce (İntermedite level) Sosyal Faaliyetler :İstanbul Üniversitesi Korosu, Kubbealtı Musiki Cemiyeti ve halen Tüpraş Türk Sanat Müziği Grubunda korist. 250 mühendis üyesi bulunan Petkim Mühendisler Derneği'nde 4 yıl başkanlık yaptı. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nda Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Halen Yönetim Kurulu Başkanı. 2001-2002 yıllarında Kocaeli TV' de, "Geniş Açı" adlı siyasi, sosyal, kültürel tartışmaların yapıldığı programın yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Halen Kocaeli Gazetesinde haftada bir köşe yazısı yayınlanmaktadır. Bu yazıların tamamı kocaeliaydinlarocagi.org.tr sitesinde yer almaktadır.