Sistem!

27

Almanya’da
yaşadığını söyleyen bir abla, Vatanınızın
kıymetini bilin
, gıpta ile bakıyoruz size, kıskanıyoruz diyordu!

Kendisine
uzatılan bir mikrofona!

Tik
tok da izledim, canhıraş bir şekilde anlatıyordu bizim kendilerinden şanslı
olduğumuzu!

Haklıydı.

Cennet
gibi bir vatanda yaşıyorduk ve sosyal hayat içerisinde, bütün Avrupa
ülkelerinden daha özgürdük.

Bereketli
topraklarımız vardı, çoğunu ekmesek te!

İş
güç te var çalışana.

Öyle
aç açıkta da kimseler yok, olmayana da Cömert bir milletiz, Devletimiz de
bakıyor, var olsun.

Bende
pek çok ülkeye gitmiş biri olarak hak verdim söylediklerine!

***

         
Peki neden burada yaşamak yerine
sadece tatillerde geliyorsunuz?

Neden
kesin dönüş yapmıyorsunuz bu cennet vatana?

Diye sordu, muhabir!

Orada
sistem var!

Biz
sistemli yaşamaya alışmışız, kopamıyoruz dedi, gurbetçi abla!

***

Sistem!

Yaşamsal
olarak bize göre zorlukları olsa da gıpta
ile baksalar
kıskansalar da hatta!

Tercih
nedeniydi belli ki “SİSTEM”
dedikleri!

Neydi
peki sistem?

İstikrar,
disiplin, devamlılık, kurallar bütünü “herkesi
kapsayan”

Kervan
yolda düzülür değildi belli ki, plan
program!

***

Bizde
yoktu demek ki,  olsa kesin dönüş yapardı,
gurbetçi abla!

Okuyanın
kendi alanında iş bulabilmesi, iş bulma imkânının olmadığı bölümlerin açılmaması
belki de!

Kendini
idare edemeyenin idareci olarak atanmaması!

Sınavda
1. Olanın mülakatta elenememesi “tarikatı,
cemaati, partisi!
arkası yok diye

İl
müdürünün karşısında bacak bacak üstüne atıp!

         
Hacı ne teşvikler var, ne vericen
abine?

         
Deyip
hak etmediği teşvikleri iç etmeyi düşünememesiydi, uydurmayı aklından bile
geçiremeseydi kitabına!

Büyük
baş hibesi alıp dövize yatırım yapmayı geçirememesiydi aklından, siyasi nüfuzlu
hiçbir büyük başın!

Teşvik
edilmesi gereken köylü, çiftçi, çoban dururken!

Devletimiz
de “teşvik verdiğimiz halde neden düzelmiyor
ve daha kötüye gidiyor”
diye düşünürken!

Aşındırmak
gerekmiyordu demek ki parti kapılarını sistem olunca!

Sonucunun
kişiye göre değişiklik göstermemesi aynı adli olayların, Mahkemelerde!

Benzer
davada birinin hain birinin kahraman olmaması!

Hain
ya da kahraman olmaya gerek bile kalmaması! Sistem dedikleri!

Adil!
Tıpkı din gibi!

Bizde yok muydu?

Olsaydı
dönerdi vatan hasreti ile yaşadığını üstüne basa basa söyleyen, emekli olduğu
halde sistemden kopamadığı için, dönemeyen gurbetçi abla!

Hem
de Reis’imizi bu kadar severken, ondan ve onun yönetiminden bu kadar uzakta
yaşamaya gönü el vermezdi!

Demek ki sistem kolay
kolay vaz geçilir bir şey değildi!

Dindar
nesil yoktu belki ama sistem vardı oralarda!

Kilise
cemaatinin üstünlüğü yok tu meslek liselisine!

Peygamber
efendimizin veda hutbesinde işaret ettiği gibi!

Belki
Müslümanlık iddiasında olan azdı ama sistem yeterince vardı oralarda!

***

Birbirinden
farklı inanç “inançsızlık” memleket, siyasi görüş ve etnik kimlikteki insanın
bir kurallar bütünü içerisinde adil ve insanca yaşaması, yönetilmesi ve
hakkınca almasıydı hakkını…

Sistem önemliydi demek
ki!