Mehmetimin Bayramı

28

Mehmet her gün ailesini ararken 4 gündür aramamıştı. Son görüşmede annesine ; “anneciğim bir hafta kadar görüşemeyebiliriz, aman meraklanma” demişti. Anne nasıl meraklanmayacaktı ki!

Mehmet seviyor diye zeytinyağlı yaprak sarmıştı. Yiyemeyeceğini bile bile. Anne sofrayı kurmaya hazırlanıyordu. Bayram sofrası ya…
Baba, anne ve küçük oğulları, hepsinin içinde bir burukluk vardı. İlk defa bir bayramı ayrı geçiriyorlardı evlatlarından.
Baba daldı şöyle uzaklara, düşünüyordu… Mehmet’im teskere aldıktan sonra işleri ona bırakırım, oda kendi yuvasını kurup, düzenini oturtacak diye…

Küçük kardeş ağabeyini çok seviyordu. Abisi Mehmet’te onu… Kimse birbirinin gözüne bakmıyordu, üçüde ayrı dünyalardaydı. Abisi geldiğinde araba kullanmasını öğretecekti kardeşine.

Anne dokunsalar ağlayacak bir halde. Çoğu zaman eşi ve çocuğundan kaçarcasına bir köşede ağlıyordu.
Suskunluğu baba bozdu:

Hanım dedi… ” kurban bayramına Mehmet izin alabilirse yanımızda olacak. Bak bugün bu sofrada üç kişiyiz, fakat Kurban Bayramında beş kişi olacağız” dedi.

Mehmet nişanlı idi. Askere giderken nişan yapılmış geldiğinde düğün hazırlıkları başlayacaktı.

Kapı çok hafif bir sesle çalındı. Küçük kardeş el öpmeye çocukların geldiğini düşünerek kapıya koştu. Derin bir sessizlik…
Anne ve baba aynı anda “kim gelmiş oğlum” diye seslendi.

Mehmet’in kardeşi kapıda yığıla kalmıştı. Kapıda askeri araç ve ambulans… Komutan babaya sarıldı, Mehmetin annesinin eline uzandı öpmek için.

Bütün ağızlarda “acınızı paylaşıyoruz”…kaç gün paylaşacaksınız Mehmet’in anne ve babasının acısını? Bir gün mü? Bir hafta mı? Bir ay mı?

Ama ateş düştüğü yeri yakıyor. Anne ve baba bu acıyla yaşayacak. Farklı bir koşturmanın içerisine girdiğinde sanki acıları hafifliyor olacak. Fakat her bayram sabahı tekrar tekrar yaşayacak acılarını. Her düğün törenine gittiklerin de Mehmet gelecek gözlerinin önüne. Çünkü acı onun, evlat onun. Bizler üzüleceğiz; kahrolsun diyeceğiz. Allah Belanızı versin diyeceğiz. Ama Mehmet’in ailesinin acıları birçok kez tekrarlayacak.

Evet, bugün herkes yönünü belli edecek. Zaten Türk Toplumu kimin ne olduğunu iyi biliyor. Fakat hangi siyasi partide teröre destek veren varsa onlarda safını belli edecek. Bazıları tiyatro oynuyor, bizlerle alay edercesine. Evet, safları sıklaştırmanın zamanı geldi. Teröre karşı olan herkesin birlik olma zamanı. Eylem adımları atılmalı, süreç hızla başlamalı.
Şimdi soruyorum sizlere…

BDP’ ye kapatma davası açılacak mı?
Türkiye’nin meselesi; Kürt Sorunu mu? PKK Terör Meselesi mi?

İdam Cezası gelecek mi?

Milletvekillerinin maaşlarının artışı ve şike davasında ortak hareket eden siyasi partiler Terör Sorununa Ortak karar alabilecek mi?