CHP Genel Başkanı Sn. Deniz Baykal’a Açık Mektup

45

Sn Deniz Baykal’ı Diyanet İşleri Başkanlığının düzenlediği  Kutlu Doğum Haftası’nda yapmış olduğu konuşmasından dolayı tebrik ederek yazıma başlamak istiyorum. Bu yazı tamamen okunmadan doğru anlaşılmaz.

CHP Hakkındaki samimi düşüncelerimi kaleme aldığım bir yazıdır.

CHP’li olmamakla beraber her siyasi görüşe saygı duyarım.

Bu gün CHP’nin siyaset sahnesinde ülke ve millet menfaati için doğru rotada ilerlediği kanaatinde değilim.

Sanıyorum ki büyük oranda seçmende bunun farkında.

Şimdi samimi birkaç soru;

CHP yalnız başına en son ne zaman iktidar olmuştu?

Yâda birinci parti olmuştu?

Aradan kaç yıl geçti.

Geçmişe bakıp bir durum değerlendirmesi yaptı mı?

CHP iktidar olmak istiyor mu?

İstiyorsa niçin olamıyor?

Ben halimden memnunum diyorsa mesele yok.

CHP sosyal demokrasiyi savunan bir parti.

Sosyal demokrasi nedir?

CHP’liler sosyal demokrasiyi doğru biliyorlar mı?

Şu anki görüntüsü sosyal demokrasi açısından pek olumlu değildir

Şu haliyle emekçiden ziyade burjuvanın yanındadır.

Sosyal demokrasi işçinin, ezilenin sömürülenin yanında olmak haksızlıklara karşı çıkıp hakkı savunmaktır.

Emeklinin memurum işçinin çiftçinin gözü kulağı olmaktır

CHP bugün bunun neresindedir?

Sosyal demokrat olmak ezilenin yanında olmayı gerektirdiği gibi inançlara saygılı olmayı hatta dindar olmayı da gerektirir.

Nasıl mı?

İşçinin alın teri kurumadan ücretini tam olarak veriniz buyuruyor peygamberimiz

Sosyal demokratlıkta emeği savunmak değil mi?

Yine ‘KOMŞUSU AÇKEN TOK YATAN OLGUN MÜSLÜMAN DEĞİLDİR’ buyuruyor peygamberimiz

Bu düşünce sosyal refahın tabana yayılması herkesin üretimden istifade etmesi değimlidir?

İnsanca yaşam bu değimlidir?

Bu düşünce kaynağını dinden almaktadır

‘Şimdi sosyal demokratlar dindar olmalıdır’ sözü biraz daha anlaşılmıştır.

Sosyal demokratlık işçinin yanında olmayı gerektirdiği gibi

YAŞ zedelerin, başörtülünün İmam Hatip’linin ve tüm meslek liselilerin yanında katsayı adaletsizliğinin de karşısında olmayı gerektirir

Sosyal demokratlık her konuda haksızlığa uğrayanların hakkını savunmak, mazlumun yanında zalimin karşısında olmaktır

Ama bak şu CHP’nin haline kimin yanında kimin karşısında?

CHP gecekonduda yaşayanlarla alt gelir gurubundaki insanlardan oy alabiliyor mu?

Alamıyorsa neden alamıyor?

Peki, CHP dindar kesimden neden oy alamıyor?

Bunu düşünmesi sorgulaması gerekmez mi?

Oysa sosyal demokrasi onlarında haklarını savunmak, onlarında sorunlarına çözüm üretmektir

İstanbul’da CHP’nin oy aldığı; seçim kazandığı bölgelere bir bakalım

Nişantaşı, Beşiktaş Kadıköy, Bakırköy vb.

Hepsi tuzu kuru burjuvanın ağırlıkta olduğu kesim.

Bunlardan oy almasın demiyorum ama varlık sebebini de unutmasın

Gecekondu ve varoşlarda CHP niçin yok?

Söyleyin bakalım şu haliyle CHP KİMLERİN PARTİSİ?

Ankara’nın Çankaya’sında her dönem seçim kazanan CHP niçin diğer bölgelerde aynı başarıyı gösteremiyor

Yoksa CHP HALKÇI DEĞİLDE BURJUVACI BİR PARTİ MİDİR?

CHP’nin silkinip acilen kendine gelmesi gerekir.

Anadolu’da CHP neden yok?

Anadolu şöyle dursun CHP bu gün Türkiye’nin yarısında yok.

Bunlar önemsiz meseleler mi?

Üzerinde düşünmeye değmez mi?

Sizin danışmanlarınız yetkili organlarınız bunları düşünmüyor çözüm önerileri üretmiyorsa ne iş yapıyorlar.

CHP Ülkenin her köşesinde var olmak istiyorsa,                           

Evet, CHP Ülkenin her köşesinde var olmak istiyorsa

Halkın inancıyla kültürüyle tarihiyle barışmalı halkın içine karışmalıdır.

İnsanların ibadetleri kendileriyle Allah arasındadır beni ilgilendirmez ama şöyle bir şeyde halkın hoşuna gitmez mi?

Ramazan ayında her akşam demiyorum

Ama haftada 1-2 kez her hangi bir gecekondu mahallesinde çat kapı bir vatandaşın evinde iftar etseniz

Onlarla hemhal olsanız hayatlarından haberdar olsanız aynı havayı teneffüs etseniz

Nezaketsizlik saymazsanız bir önerim daha olacak.

Cuma namazlarında camilerde halkla iç içe olmanızın size yani partinize büyük getirisi olacağı kanaatindeyim.

Unutmayın bunu sadece seçim zamanı yaparsanız ters teper.

Laikliği cami ve cemaat karşıtlığı olarak görenlerin hoşuna gitmez ama inanın ne laiklik elden gider nede rejim çöker

Sizin boş bıraktığınız alanlar mutlaka siyasi rakipleriniz tarafından doldurulacaktır.

Halkımız hızla muhafazakârlaşıyor.

 Siz bu dönüşüme ayak uyduramazsanız kendi elinizle kendi sonunuzu hazırlamış olursunuz.

Artık derin güçlerin ve toplum mühendislerinin gölgesinde siyaset yapılamayacağı aşikârdır.

Derin güçlere yanaştığınız kadar halka yanaşsaydınız ülke siyasetinde çok daha farklı konumda olabilirdiniz

CHP REDİ MİRAS ETMEMEK KAYDIYLA GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞMELİ KENDİSİNİ YENİLEMELİ ÇAĞA UYGÜN HALE GELMELİDİR.

Dünyamız artık ne 46’ların ne 60’ların nede71’lerin dünyasıdır.

Siz hala dünyaya o pencereden bakıyorsanız, kendinize de bu halkada yazık ediyorsunuz

2009-Yerel seçimlerde yaptığınız azıcık bir çarşaf açılımı size 2007’deki Cumhuriyet mitingleri ve DSP’ ile yaptığınız ittifaktan daha fazla oy getirmedi mi?

Her şey meydanda değil mi?

Bunu görmemek için siyasi özürlü olmak gerekir

Siyaset halka rağmen değil halkla beraber, düğününde bayramında, CENAZESİNDE, MEVLİDİNDE HALKLA ELELE KOLKOLA YAPILIR

Bunu halkın kutsallarını istismar etmek için değil halkın bir parçası olduğunuz için samimi bir şekilde yapmalısınız

Oyu halktan alacağınıza göre samimi bir şekilde halkın dertleriyle dertlenmeniz gerekir.

Fildişi kulelerde sırça köşklerde halktan kopuk bir şekilde oturmakla halkçılık olmaz olmuyor işte.

Halkın sizi kendilerimden birileri olarak görüp kabullenmelerini sağlamanız gerekir.

Tabi bunun için samimiyet çok önemlidir.

 Unutmayınız ki halk samimi olanla istismar edeni çabuk ayırır ve affetmez

Bir önemli hususta şudur.

Milletvekili ve teşkilat mensuplarınızın büyük çoğunluğu cenaze törenlerine geliyor güzel ama vakit namazı şöyle dursun cenaze namazı dahi kılmıyorlar.

Bu dunumda halkçı olduğunu söyleyen bir partiye yakışmıyor halk bunu yadırgıyor

Değişimin ve halkla kaynaşmanın bir yolu da toplumda sevilen sayılan dürüst, güvenilir ve muhafazakâr kimlikleriyle takdir kazanan insanlarla gerek genel merkezinizi gerekse il ve ilçe yönetimlerinizi takviye etmektir.

Artık millet gerginlikte değil hizmette yarışan partiler istiyor.

Size ve partinize son önerim şudur:

Ak Parti’nin yargı reformu ve birkaç başlıktan oluşacak anayasa değişikliğine karşı çıkmayıpta beraberce anayasanın tümünü referanduma götürmeden mecliste değiştirseniz hukukun üstünlüğüne dayalı inançlara saygılı, içerisinde başörtüsü yasağı katsayı dayatması vb. çağdışı yasaklardan arındırılmış bu ülkeye ve asil Türk milletine yakışır çağdaş medeni ve sivil bir anayasa yapsanız tarihe geçersiniz

Bu yaklaşımda size iktidar yolunu açar.

Burada kazançlı çıkan AK Parti değil CHP olur.

Çünkü sizin desteğiniz olmadan bu değişiklik olmaz.

AK Partinin size rağmen yapacağı mini anayasa değişikliğinin de halka ciddi bir yararı olmaz.

Size rağmen bu değişiklik referanduma gitse halkın kabul edeceğinden hiç kuşkum yok.

Bu meseleler gündemden çıkarsa halk gerçek gündemini, kendi meselelerini yani işsizliği, geçim sıkıntısını konuşmaya başlar.

Böyle yapmakla AK Parti’nin değirmenine su taşıdığınızın farkında değil misiniz?

Bu güne kadar CHP’lilerin sözünü dinlediniz sonuç ortada.

Bir kez de CHP’li olmayan bir eğitimcinin samimi düşüncelerini önemseyiniz.

Karar sizin.

Siyasi hayatımıza ve yüce milletimize katkısı olur düşüncesi ile…

Unutmayınız ki iktidar yolu halkla aranıza duvar örmekten değil köprü kurmaktan geçer

Saygılarımla…