BaĞzı Doktorlar!

50

Dedemin
yaşlılıktan dolayı bacak damarları tıkanmış, bacaklarında ki morluklar artar
olmuştu!

Karsta
yaşayan dedem ile ilgilenen öğretim görevlisi kardeşim gerekli bütün tetkikleri
yaptırmış, tedavisi ile ilgilenen doktorlardan, bacağın tamamen kangren
olmaması için kesilmesi gerektiği bilgisini almıştı.

90
yaşın üzerinde ve başka rahatsızlıkları da olan dedem gerçekten çok zor
durumdaydı!

Ailece
yaptığımız araştırmalar sonucunda, bu konuda mağduriyet yaşamış tanıdıkların da
tavsiyeleri doğrultusunda acilen İstanbul’a gelmesinin doğru olacağını, kalp
damar cerrahisi konusunda ünlü Koşuyolu Devlet Hastanesinde çok ameliyat
yaptıkları için tecrübeli cerrahların olduğunu,

Bacağın
diz kapağının ne kadar altından kesilirse o kadar kullanılışlı protez imkanının
olduğunu öğrenmiş,

Kardeşimin
gayretleri ile yürüme zorluğu çeken dedemi uçak ile kısa sürede İstanbul’a
getirtmeyi başarmıştık!

***

Randevu
ve sevk imkânı bulunmadığı için acilden giriş yapmamızı o durumda ki bir
hastayı “kolay kolay” hiçbir doktorun geri çevirmeyeceği tavsiyesi ile İstanbul
Anadolu yakasında ki kalp damar cerrahisi konusunda ki ünlü Koşuyolu Hastanesinin
acilinde soluğu almıştık.

***

Yolda
prostat rahatsızlığı nükseden, çişini de yapamadığı için her saniye acısı ve sancısı
artan, bulabildiğimiz yıpranmış bir tekerlekli sandalyede saatlerce kıvranan
dedemizin kıvranmasına rağmen, olanca ruhsuzluğu fütursuzluğu, saygısız
cümleleri ve burnundan kıl aldırmayan tavırları ile bize saatlerce kurdeşen
döktüren!

Oda
yok, Doktor yok Hasta çok diye!!!

Dedemin
yatışını yapmamak için direnen O KADIN doktor ve yanında ki merhametsizleri bin
yıl ömrüm olsa unutmam!

Bize
Ermenistan’da esir kalmışız da derdimizi anlatamıyormuşuz duygusu yaşatan o
doktor bende öyle bir travmaya neden olmuş ki!

Sormayın!

O
olaydan sonra istisnai haller dışında hiç kimsenin kolay kolay kendisine ve ya
bir yakınına şifa versin diye umuduna düştüğü bir doktora saldıracağına
inanasım gelmedi!

***

Hepsi
bir yana,

Meğer
oda da varmış, yeterince doktor da!

Kapasiteyi
doldurmamak için işi yokuşa sürüyorlarmış ki gidebilen başka hastanelere
gitsin!

Özel
hastane değil ya, fazla hastanın kârı yok angaryası çok diye!

Kapının
önünde 8 saatte 2 paket sigara içince güvenlikçiden, taksiciden hastabakıcıdan
duyduğum daha neler neler!

Ağlaya
ağlaya başka hastanelerin yolunu tutan nice garibanlar!

Siyasi
ve sosyal çevrem geniş olduğu için dişi ağrıyana, pansuman gibi basit dertleri
olana bile yardımcı olan ben:

Kendim
için hiç kimseden kolay kolay bir şey istemeyi sevmediğim ve kendi işimi kendim
görmeye alıştığım için olsa gerek, araya araya bulduğum insancıl bir doktorun
merhamete gelmesiyle yatış işlemini güç bela başarmıştım,

8
saat sonra!

***

Geçenlerde
Muğla Devlet Hastanesinde Doktoru darp ettiği iddiasıyla alkışlarla protesto
edilen Uzman Çavuş Ali Akdağlı haberini izlemiş, kendi yaşadıklarım aklıma
gelmiş ve yine tek taraflı söylenenlere inanmamıştım.

Ve
tahmin ettiğim gibi Uzman Çavuş masum çıkmış, doktorun saldırı görüntüleri
yayınlanmıştı!

Azcık
itiraz etsem bize saldıracak ve üste çıkıp suçlayacak O kadın Doktor gibi!

***

EVET
onlarda insan!

EVET
işleri zor!

EVET
biz belki yılda birkaç defa gidiyoruz, ama onlar her gün orada!

EVET
doktor olmak zor!

Ama
tüm bunlar oraya gidenlerin insan olduğunu, hasta olduğunu, ilgiye güler yüze
ve tedaviye ihtiyacı olduğunu düşününce,

Biraz
empati yapmayı, vicdanlı ve anlayışlı olmayı gerektiriyor.

Kim
ta Kars’tan kalkıp bacağını kestirmek için hastane kapılarında sürünmek ister!

***

Hak
ettikleri maaşları alamamalarının, hayallerinde ki kariyer planlamalarını
yapamamalarının suçlusu hasta vatandaş ve hasta yakınları olmasa gerek!

Evet,
onlarda yaptıkları iş gereği psikolojik desteğe insani iletişim yöntemlerine
ihtiyaçları var!

Kabul,
Avrupa standartlarının altında yaşıyorlar günlük hasta sayıları fazla, ama yine
de zor durumda kapılarına gelenlere karşı merhametli olmalılar!

En
azından, kendileri hasta olduğunda ihtiyaç duydukları kadar!

Maaş,
sosyal hak ve yaşam standartları açısından tek mağdur da kendileri değilken!

En
mağdur, kendileri değilken!

 

***

Değerler
eğitimi lazım derken sadece siyasetçiye, din adamına değil, doktorlara da
lazım!

Yaşadığımız
son 20 yıl sağlık alanında uygulanan yanlış sistemler, sistemsizlikler, onlara
da çok olumsuzluklar kattı!

Kabul
ama!

4
tarafı düşmanla çevrili bir coğrafyada canını ortaya koyup görev yapan!

Bir
uzman çavuşa, bir askere, bir polise “ideolojik
bir garezleri yoksa”
bilip bilmeden anlayıp dinlemeden linç yapacak kadar
da olmamalı!

İnanın
defalarca bu duygularımı sosyal medyada yazmak istemiş, tepki alacağımı
düşünerek hep vaz geçmiştim, ama her doktora şiddet haberlerini her duyduğumda,

Mağdur
olanın sadece doktorlar olduğuna, olayın hiç yoktan çıktığına ve tek taraflı
olduğuna hiç inanmamıştım!

Hastasının
yatışını peygamber sabrı ile başarmış biri olarak söylüyorum!

Bence
bir daha böyle bir olay oldu mu, hem doktora hem de doktora saldırdığı iddia
edilene kameralar önünde kendini savunma derdini anlatma olayın giriş gelişme
sonucunu anlatma imkânı olmalı!

Ne
sosyal medyada ne de mahkemelerde yargısız infaz olmamalı!

Doktorlar
ile yaşadığım tek kötü anı da şimdi rahmetli olan dedem vesilesi ile yaşadığım
o kötü anlar değil elbette, böyle yazabileceğim pek çok olumsuz “Devlet Hastanesi
anım var!”

Kim
bilir sizlerin de o hastane koridorlarında ne kötü anılarınız vardır!

***

Özel
Hastanelerde yaşanan olayların yok denecek kadar azlığı ve Devlet
hastanelerinde el insaf denecek kadar olan olayların çokluğu istatistiklerine
bakınca ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır!

Özelde
olmayabiliyorsa!

Devlet
Hastanelerinde de olmaya bilir!

Ve
son olarak belirtmek isterim ki!

Bence
Bazı doktorlar mesleğini ve beyaz kod imkânlarını sinirli olduklarında baskın
çıkmak için kötüye kullanıyor!

Ben
böyle düşünüyorum,

Sordum!
CKA’ da böyle düşünüyor!

Peki,
bu durum çoğu Doktorlar için mi böyle?

Elbette
ki hayır,

BaĞzı doktorlar.