Sisteminiz İyi ise Kahramanlara İhtiyaç Azalır

28

Koronavirüs
salgını mücadelesinde sağlık çalışanlarımızın ne idüğü bilinmeyen bu düşmana karşı mücadelesindeki kahramanlığına
saygı duyuyoruz. Dünyadaki meslektaşlarından daha fedakârca ve insanüstü bir
gayretle çalıştıkları için onlarla gurur duyuyoruz.

Bu
mücadelenin bir başka cephesinde yer alan meslek lisesi müdürü olan bir
arkadaşımı dinlediğimde,
“Garcia’ya Mektup” hikâyesindeki teğmen gibi, övünebileceğimiz nice vatan evlatları
olduğunu düşündüm.

Salgın
başlayınca her ilde belli meslek liseleri maske üretimi ile görevlendirildi.
Arkadaşım, müdür olduğu lise maske üretimi ile görevlendirilince, bu alanda
hiçbir bilgi ve tecrübeleri olmadığı için gerekli teknik bilgileri nereden
alabileceğini sorar.

Görevlendiren
yetkililerden, onlar da bu bilgilere vakıf olmadığı için, “araştır ve en
kısa zamanda üretime başlayın!”
cevabını alır.

****

GARCİA’YA
MEKTUP: Bu olayın bana hatırlattığı “Garcia’ya Mektup” hikâyesini Elbert
Hubbart’ın 1899 Şubat  ayında yazılmış ve tarihin en fazla okunan
makalesinden öğreniyoruz.

Amerika
Kurtuluş Savaşı sırasında,  İspanya Ordusu’nu tecrit edebilmek için, Küba’daki
isyancıların önderi
  General Garcia’ya  bir haber göndermek icap etti. Cumhurbaşkanı Mc Kinley, General
Garcia’ya bir mektup yazdı. Mektubun süratle yerine ulaşması isteniyordu.

Fakat
Garcia, hangisinde olduğu bilinmeyen Küba dağlarından birinde ve nerede oldukları
bilinmeyen onlarca sığınaktan birinde saklanıyordu. Başkomutanlık karargâhında
Garcia hakkında bilgi yoktu, neredeydi, nasıl gidilirdi, hepsi meçhuldü.

Mektubu
götürmeye Teğmen Rowan görevlendirildi. Başkan O’na yalnızca, ‘bu
mektubu Garcia’ya teslim ediniz’
dedi. 

Teğmen Rowan mektubu alınca, “Bu Garcia da kimdir? Nerede bulunuyor?
Oraya nasıl gidilir?
Atla mı, trenle mi? Harcırahımı kim verecek? Arkadaşım Thomas ata
daha iyi biner, onu gönderseniz olmaz mıydı? Eşim biraz rahatsız, hem
bu hafta izin sırasındaydım” demedi.

Teğmen mektubu
aldı, torbasına koydu, tekmilini verdi ve gitti.

Teğmen Rowan dört gün sonra Küba kıyılarına ulaştı. Küba’nın balta girmemiş ormanlarına
dalarak, bu düşman ülkeyi bir uçtan öteki uca yürüyerek geçti ve Garcia’ya
mektubu teslim etti.

****

Bu hikâyenin verilen görevi
sorgusuz sualsiz kabul edip, kendi iradesi ve yeteneği ile sonuçlandıran örnek
asker Teğmen Rowan tarafı anlatılır.

Oysa düşünülmez ki; teğmene bu görevi veren karargâhın yeterli istihbaratı, teknolojisi
ve iletişim becerileri olsaydı,
Rowan gibi kahraman bir teğmen olmasa da,
sıradan bir görevliyle dahi aynı görev başarılabilirdi.

Nitekim
günümüzde ABD, İsrail ve Rusya gibi yüksek savaş teknolojileri kullanan ve
güçlü istihbarat örgütlerine sahip ülkeler sıradan görevlilerle, son derece özel
bireysel kahramanlık hikâyeleri ile anılan silahlı güçleri yenebiliyor.

Ordumuz
İHA
’ları, SİHA’ları kullanmaya başladıktan sonra çatışmalarda
“kahramanca şehit olan askerlerimizin” sayısı azaldı.

Eğer çok kahramana ve
kahramanlıklara ihtiyacınız varsa karargâhınızın eksiklerini gözden geçirmeniz
gerekir.

**************************************

Salgınla Savaşın Kahramanları

Küresel koronavirüs salgını başladığında da sağlık çalışanlarımız, Sağlık Bakanlığı ve oluşturulan Bilim
Kurulu
üyelerinin de çok sınırlı bilgileri vardı. Fakat bu belirsizliklere
rağmen yürütülmesi gereken bir savaş vardı.

Bir
yandan zaman kazandırıcı tedbirler, bir yandan virüs hakkındaki bilgilerin
artırılması çabaları ile bir mücadele verildi, veriliyor. Çok sayıda da
sağlık çalışanımızı şehit verdik.

Birçok
farklı görev alanlarında yüzbinlerce Teğmen Rowan benzeri insanımız salgınla
mücadele görevini sadakatle kabullendi. Görevlerini eksiksiz yapmaya çalıştılar.

İşte
bunlardan biri olan Meslek Lisesi müdürü arkadaşım maske yapma
görevini alınca
çok yoğun görüşmeler yapar. Örnek almak için Türkiye’de
üretim yapan bir fabrika ararlar, bulamazlar. Dünya maske üretiminin lideri Çinli
firmalarla temas kurulur. Çinliler salgın öncesi makine fiyatlarının 5-6 katına
ve 45-60 gün sonrasına montaj teklifi verirler.

“Bir şekilde
sorunların üstesinden gelerek yerli imkânlarla üretim başlatıldı.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün malzeme ve kaynak tedarikindeki ciddi
destekleriyle, salgının en yoğun sürecinde il içindeki resmi görevlilerin acil
maske ihtiyacı karşılandı. Kocaeli’de görevli 4 meslek lisesi ile Halk
Eğitimlerin ürettiği maske sayısı 2 milyonu geçti.”

Burada
takdir edilmesi gereken esas konu, onların bahane üretmeyen görev şuuru
yanında, “verilen görevi kendi iradeleri ile sonuçlandırma
idrakine ve eğitimine de sahip olarak iş üretmeleridir.”

Ancak
aradan 2 ay geçince Çinli firmalardan teknoloji satın alarak yüksek
kapasitelerle üretime başlayan firmalar, daha ucuza üretim yapıp, piyasaya
maske vermeye başladı. Bu yüzden meslek liseleri
seri maske üretimini
durdurdu, sipariş aldıkça üretim yapar hale geldi.

**************************************

Yaşadıklarımızdan Ders
Çıkaralım

Şimdi salgın
sürecinde hizmeti geçenlerin bütün bireysel kahramanlıklarını alkışlayalım.
Fakat sistem üzerinden yeni bir değerlendirme yapalım.

Tekstil
ülkesi bir ülkede başlangıçta maske sıkıntısı çekilmesini ve dağıtımdaki
beceriksizlikleri
de sorgulayalım.

Meslek
Liselerinde ve bazı belediyelerin oluşturduğu atölyelerde sona erdirilen maske
üretimleri yerine
bu makineleri ve işgücünü başka üretimlerde kullanalım.
Salgın sona erip, yaygın maske kullanımı sona erdiğinde ihtiyaç fazlası olacak makineler,
fabrikalar hurdaya çıkmasın. Buralarda hangi tür ürünleri üreteceğimizi
şimdiden planlayalım.

Bazı stratejik ürünlerde, kâr edilmese de, üretimi devam ettirecek
destek mekanizmaları oluşturalım. Hıfzıssıhha
gibi müesseselerin kapatılmasının zararını görüp, aşı ve test kiti gibi çalışmalara devlet desteği sağlayalım.

Önceki İçerikSezgi tarihçiliği mi bilgi tarihçiliği mi?
Sonraki İçerikKıbrıs’ı Anlat Deseler
Avatar photo
Doğum 20.07.1956 BUCAK-BURDUR Eğitim Cumhuriyet İlk Okulu, Bucak Lisesi (Mezuniyet 1973) İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi - Kimya Yüksek Mühendisliği (Mezuniyet 1978) İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Mezuniyet 1995) Çok sayıda şirket içi ve şirket dışı eğitim programlarına iştirak. (ISO 9000, Toplam Kalite Yönetimi, Verimlilik, İş İdaresi, Pazarlama, İstatistiksel Proses Kontrol, Kişisel Gelişim, Kişisel İmaj ve diğer konularda onlarca eğitim programı) 1978-1980 Akyazı/Sakarya Yonca Süt Fabrikası İşletme ve Laboratuar Şefi 1980-1995 Petkim A.Ş. Yarımca Kompleksi (İşletme Mühendisi, İşletme Şefi, Başmühendis.) 1995-2001 Satış Müdür Muavini 2001-2004 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdür Yrd. 2004 - 01.02.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdürü. 01.02.2007 - 30.09.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi İnsan Kaynakları Müdürü. 01.01.2008 - 30.10.2008 Yantaş Yavuzlar Plastik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kauçuk Ürünleri Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı. (2001) 03.03.2010- Serbest Avukat Medeni Hal :Evli ve İki Çocuklu Lisan : İngilizce (İntermedite level) Sosyal Faaliyetler :İstanbul Üniversitesi Korosu, Kubbealtı Musiki Cemiyeti ve halen Tüpraş Türk Sanat Müziği Grubunda korist. 250 mühendis üyesi bulunan Petkim Mühendisler Derneği'nde 4 yıl başkanlık yaptı. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nda Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Halen Yönetim Kurulu Başkanı. 2001-2002 yıllarında Kocaeli TV' de, "Geniş Açı" adlı siyasi, sosyal, kültürel tartışmaların yapıldığı programın yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Halen Kocaeli Gazetesinde haftada bir köşe yazısı yayınlanmaktadır. Bu yazıların tamamı kocaeliaydinlarocagi.org.tr sitesinde yer almaktadır.