Selam Olsun Sana Mehmetcik

41

Sana dar gelmeyecek Makber-i kimler kazsın! “Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın

(Mehmet Akif Ersoy)

Ne güzel, ne anlamlı, tam da seni anlatan bir cümle bu yiğidim. Sen tarihe yön veren kahramanın adısın.

Seni tarih böyle tanıdı, şimdi bir kez daha tanısın.

Sen değil misin binlerce yıllık muhteşem tarihimize şan veren?

Sen değil misin Türk Milletine nice zaferleri hediye eden?

Sen değil misin anaların kına yaktığı pençeleriyle düşmana savaş meydanını dar eden?

Sen değil misin vatan için seve seve canını feda eyleyen?

Ey büyük asker Mehmetçik;

Ey savaş meydanlarının korkusuz yiğidi, seni bütün dünya böyle tanıdı, böyle bildi.

Şimdilerde ise; seni unutmuş gibi davranır kimileri!

Sanki yaşamamışlar gibi Malazgirt’i, Mohaç’ı,

Çanakkale’yi, Sakarya’yı,

Kore’yi, Kıbrıs’ı.

Unutmuş gibiler onlar!

Ama biz unutmadık; ne Mondros’u, ne Sevr’i,

Vatanımızı yakıp, yıktıkları o acı dolu günleri…

Bak yine aynı oyunun peşindeler;

Ortadoğu’yu lime, lime ettiler!

Toz bulutu gibi çöktüler bu bölgeye;

Emperyalizmin ikiyüzlü yüzü tam da sınırlarımızın dibinde…

Amaçları hep aynı değişmedi!

Bu coğrafyada Türkler neden var diye?

Anlamadılarsa yüz yıl öncesinden, bir kez daha anlatırız süngümüzle.

Söz konusu vatansa, kalkarız ayağa milletçe;

Dikeriz ay yıldızlı bayrağı gerekirse her yere.

Bunu herkes böyle bellemeli;

Türk Milleti yaşar bu vatanda.

O Vatan ki;

Her karışı nice Şehitlerin kanıyla yoğrulmuş, bedeli nice yiğitlerin canı olmuştur.

Vatanımızı bölüp yutacağını sananlar, tarihin çöplüğünde kalır.

Dön bak tarih sayfalarına;

Yaşanan her zaferde onun adı, Mehmetçik vardır.

Ne zaman dara düşse bu devlet;

”Önce Vatan” deriz.

Tereddüt etmez uğruna;

Canımızı da, son lokmamızı da feda ederiz.

Bilirim seni Mehmet’im; tanırım er meydanından.

Sen savaşın kartalı,

Barışın koruyucu meleği,

Düşmana korku, dostuna güven verensin.

Bak!

Tarih, almış kalemini eline;

Bir kez daha not düşüyor unutmaz sahifelerine…

Adı her ne ise;

İster P.K.K, P.Y.D,

İster DEAŞ ya da Y.P.G,

Hiç fark etmez sonu geldi bu teröristlerin,

Kaçışı yok, akıbeti bellidir bu hainlerin.

Unutuldu sanılmasın!

Bize dost görünüp de bu alçaklara silah verenler,

Seni hafife alanlar,

Sanmasın orda kalırlar.

Nasıl ki geldikleri gibi gittiler,

Onlar da geldikleri gibi giderler.

Bir kez daha işitildi sesin Afrin’den; tarihe iz bıraktığın nice zaferlerden.

Yüce Atatürk;

”Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir” derken hiç yanılmadı;

Şimdi bir kez daha tanıdılar o kahramanları.

Ne de güzel anlatmıştı Mehmet Akif seni şu dizelerle:

”Sen ki, a’sara (yüzyıllara) gömülsen taşacaksın/Heyhat, Sana gelmez ufuklar/Seni almaz bu cihat.

Ey şehid oğlu şehid/ İsteme benden makber/Sana ağuşunu (kucağını) açmış duruyor Peygamber.”

Selam olsun sana Mehmetçik.

Selam olsun sana yiğitler yiğidi, şanlı asker.

 

 

Önceki İçerikÖz Belli Değil
Sonraki İçerikFırat’ın Batısından Doğusuna Selam!
Avatar photo
1967 yılında Teğmen rütbesiyle T.S.K da göreve başladığı zaman, Kıbrıs olayları adada tüm hızıyla devam ediyor, Yunanistan’ın da desteğini alan Rum’lar; adada yaşayan Kıbrıs Türk’üne her türlü mezalimi yapıyor, gerçekleştirdikleri toplu katliamlar, uyguladıkları ekonomik ambargolarla Kıbrıs Türk Halkını adadan göçe zorluyorlardı… O dönemde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 1960 yılında imzalamış olduğu, BM’ler tarafından da onaylanmış garantörlük anlaşması gereğince, ada da bulunan ‘Şanlı Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayında’ görev almak için defalarca dilekçe veren Teğmen Çilingir; 1974 yılının 20 Temmuz Cumartesi sabahı kendisini Kıbrıs’ta savaşın içinde buldu. Bölük komutanı olarak Kıbrıs Savaşlarının her iki safhasında da bu görevini başarıyla sürdürdü, ‘Gazi‘ unvanı ile onurlandırılarak Türkiye’ye döndü. 1974–1975, 1985–1987 yıllarında Kıbrıs’ta görevli olduğu yıllardan sonra da, adada yaşanan olayları yakinen takip eden Çilingir; 2004-2011 yılları arasında Kıbrıs Türk Kültür Derneğinin İstanbul Şubesi yönetim kurulunda da görev yaptı. Bu uzun süreçte ’mili davamız’ olarak bilinen Kıbrıs konusuna sahip çıkarak, Kıbrıs Türk Halkının kazanılmış tarihsel ve hukuksal haklarını savunmak adına değişik platformlarda görev aldı. Sempozyumlara, panellere, televizyon programlarına konuşmacı olarak katıldı, makaleler yayınladı. Yakinen takip ettiği Kıbrıs konusu başta olmak üzere, ülke meseleleriyle ilgili güncel yazılarına, konferanslarına devam etmektedir. T.S.K.’dan 1990 yılında, kendi isteği ile emekli olduktan sonra; Kıbrıs konusuyla ilgili kaleme almış olduğu; ’’Özgürlük Nefesi (K.K.T.C Cumhurbaşkanlığı yayını 1995)’’, ‘’Girne’den Doğan Güneş (1997)‘’, ‘’Unutanlar Unutturulanlar ya da Hatırlayamadıklarımız (2004)’’, ‘’Elveda Kıbrıs Ama Bir Gün Mutlaka (2006)’’, ‘’Andımız Olsun ki Bu Topraklar Bizim (2007)‘’,’’Tarihten Gelen Çığlık (2010)’’, Kıbrıs ‘’Yes Be Annem’’ 2002-2016 (Eylül-2016) isimli kitaplarıyla; Ülkemizin son 65 yılında öne çıkan, yaşanmış önemli olayları anlatan: ‘’10’ların İzleriyle Türkiye (2014)’’,’’Kırılmadık Ne Kaldı?-Zaman Asla Kaybolmaz (2015)’’, ‘’Önce Vatan (Eylül 2017) isimli kitapları da bulunmaktadır… Sivil iş hayatına ‘Türkiye Sigorta Sektöründe’’başlayan Atilla Çilingir Koç YKS bünyesinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra, halen dünyanın 18 ülkesinde hizmet veren, sağlık bilişim şirketlerinden birisi olarak ülkemizde de faaliyet gösteren; ‘’CompuGroup Medical Bilgi Sistemleri A.Ş’’ bünyesinde, görevine devam etmektedir. Pek çok üniversitenin ‘Bankacılık-Sigortacılık Fakültelerinde, Yüksek Okullarında, vermiş olduğu seminerler, konferanslar ile sektöre bu yönde de hizmet vermeye devam eden Çilingir’in: Sigorta sektöründe 27 yıldan beri vermiş olduğu hizmetlerini anlatan; ‘’Sigortalı Hayatın Gerçekleri’’ (2012) isimli bir kitabı daha bulunmaktadır. Atilla Çilingir; bugüne değin kitaplarından elde etmiş olduğu telif gelirleriyle; Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında: 2010 yılında ‘K.K.T.C Lefkoşa Şehit Aileleri ve Malul Gazileri Derneğine’ ‘Tarihten Gelen Çığlık’ isimli kitabının telif gelirini bağışlamış, 19 Şubat 2012’de Van’da yaşanan büyük depremden sonra Van’ın Muradiye İlçesi Akbulak Köyü İ.M.K.B. (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) Yatılı Bölge İlk Öğretim Okulunda içinde 20 adet bilgisayarı bulunan ve kendi adını taşıyan bir BT (bilgi teknolojisi) sınıfı açmış. 02 Haziran 2017 tarihinde de Samsun’un Tekkeköy ilçesi Büyüklü İlköğretim okulunda da adını taşıyan, içinde 2500 kitabı, 2 adet bilgisayarı bulunan bir kütüphanenin açılışını sağlamıştır.