Sanalkurs.net; “Ne yapabileceğini göster!”

32

Yazarları arasında bulunduğum ve üniversitelerde yapılan panellere konuşmacı olarak katıldığım sanalkurs.net yöneticileri ile yapılan röportaj ilgi ve tetkiklerinize sunulmuştur.

İnternette bilgisayar eğitimi konusunda tam teşekküllü ciddi bir kaynak bulmak bir hayli zor. Ancak bir site var ki, A’dan Z’ye tüm programları öğrenebilmeniz için yazılı ve görsel dersleriyle sizlere müthiş imkânlar sunuyor. Hem de ücretsiz olarak!

Sanalkurs.net, web tasarım, internet, grafik tasarım, programlama konularında ücretsiz olarak sunduğu derslerle bugünlerde 9. yılına giriyor. “Ne yapabileceğini göster!” sloganı ile yola çıkan Sanalkurs.net’in amacı insanların görüp hayran kaldığı birçok çalışmayı kendilerinin de hazırlayabileceğini onlara göstermek.

Şu an sitede 59 kategori, 3700 civarında ders ve 76 yazar mevcut. Programlamadan web tasarıma, grafik tasarımdan film hazırlamaya kadar yüzlerce yazılı ve video ders her gün yüzlerce kişiye yol gösteriyor. Siteye her gün mutlaka yeni bir ders ekleniyor. Derslerin tamamı yazarları tarafından yazılmış veya yabancı bir dilden Türkçeye aktarılmış. Dersleri izlemek ve okumak için üyelik zorunlu değil, ancak soru sormak isterseniz üye olmanız gerekiyor. Sitede Download bölümünden gerekli programları indirebiliyorsunuz, Linkler bölümünden ise herkes tarafından eklenebilen faydalı ve önemli web sitelerinin adreslerine ulaşabiliyorsunuz.

Ayrıca Sanalkurs.net, Bilgi Patlaması Bilişim Seminerleri adı altında saygın üniversitelerde seminer organizasyonları gerçekleştirerek, sahasında uzman isimleri yine ücretsiz olarak katılımcılarla buluşturuyor.

Biz de bundan yola çıkarak Sanalkurs.net yöneticileri Siraceddin El ve Abdullah Tekin ile Sanalkurs, faaliyetleri, hedefleri ve geleceği üzerine konuştuk.

Nedir Sanalkurs? Nasıl doğdu böyle bir oluşum fikri? Kısaca bahseder misiniz?

SE- Sanalkurs.net yaklaşık 9 yıl önce hayata geçen bir eğitim projesi. O zamanlar bilgisayar programları noktasında kaynak sıkıntısı çok fazlaydı. Diyelim ki, kendinize bir film hazırlamak istiyorsunuz, bir web sitesi yapacaksınız veya en basitinden bir resim düzenlemek istiyorsunuz; ancak Türkçe olarak hazırlanmış bir kaynağa ulaşmanız çok güçtü. Kitaptan öğrenmek isteseniz bile takıldığınız her hataya cevabı kitapta bulmanız mümkün olmuyordu, kaldı ki her programın kitabını bulmak da ayrı bir müşkülattı. Böyle bir ortamda bizler uzmanı olduğumuz programlarda arkadaşlarımıza cevap yetiştiremez olmuştuk. Bireysel olarak sorulan bir soruya cevap veriyorsunuz, az sonra bir başkası aynı soruyu soruyor. Tabi bütün bunlar ne kadar yardımsever olsanız da, sizi bir süre sonra bıkkınlığa sevk ediyor.

Bir araya gelerek “Ne yapabiliriz?” şeklinde düşünürken, “böyle bir site kuralım” fikri oluştu ve bir site kurmaya karar verildi. Birçok isim arasından eleme yaptık, “Sanalkurs” ismi çok sıcak geldi. Hem ayrıca amacımızı da yansıtıyordu. Kurulduktan sonra gerçekten de iyi bir şey yaptığımızı anladık. Çünkü ne kadar insan varmış öyle,  öğrenmek isteyen, bir şeyler ortaya koymak isteyen… Sitenin sloganı olan “Ne yapabileceğini göster!” de buradan doğmuş oldu zaten.

Bir kıyaslama yapmak gerekirse, Sanalkurs.net ilk başladığında nasıldı, şimdi nasıl? Yani ciddi anlamda bir gelişme yaşadınız mı?

AT: Açıkçası baştan beri müthiş bir gelişme yaşadığımız gibi, bu gelişme daha da büyüyerek devam ediyor. Hatırlıyorum mesela, ilk olarak hazır bir sistemle başlamıştık, sonra ben bunlara kendi yazdığım yeni modüller ekledim. Fakat kök size ait olmayınca kontrolünüz de o nispette sınırlı oluyor. Belli çizgilerin dışına çıkamıyorsunuz. En sonunda karar verdik, her şeyi bize ait olan yeni bir sistem yazalım, kontrol de bizde olsun, güvenliğimizi de artıralım, ortaya da çok ciddi bir şeyler koyalım diye düşündük. Tasarımını ve sistemini birlikte oluşturarak başladık çalışmaya. Evet, doğal olarak biraz uzun sürdü bu durum, çünkü her şeyi ile ücretsiz bir sistem sunmaya çalışırken aynı zamanda da normal gündelik işlerimizi yapmak zorundaydık. Sonunda olması gereken her şeyi belirleyip ortaya böyle bir sistem sunduk. Her şeyi ile bizim olan bu sistemde artık sınırları biz belirliyorduk. Fakat aradan bir süre geçtikten sonra bir çok ekleme çıkarmalar yapıldı, site yine tarih öncesi bir görünüme büründü. Bu kez yine oturduk ve son dönem standartlarını da göz önünde bulundurarak, kullanışlı, sade ve son derece profesyonel bir site için kolları sıvadık. Şimdi harıl harıl bunun üzerinde çalışıyoruz.

Bu çok güzel bir durum. İnsanlara yardım ediyorsunuz, daha net olmak gerekirse, insanların birbirlerine yardımcı olması için bir ortam oluşturmuşsunuz. Peki, ne gibi tepkiler alıyorsunuz?

SE- Bir kere siteye girerek var olan doküman ve materyalleri inceleyen herkes kabul ediyor ki, burada çok ciddi bir emek var. Herkes elinden geleni yapmış. Evet, kimse mecbur değil ama, 76 yazar var mesela şu anda, hiçbiri de hiçbir ücret almıyor yazdığı derslerden. Bizler de almıyoruz. Ücretsiz olarak bu kadar çok bilgiyi sunabiliyor, sunulmasına katkı sağlıyorsanız bu noktada insanlar hep takdir ediyorlar zaten. Hatta “ne yapabileceğini göster!” diyoruz biz, herkes gelsin bildiğini paylaşsın, açılsın uçsuz bucaksız denizlere, yapabildiklerini görelim, bizler de öğrenelim, yeni karalar keşfedelim. Bu nedenle hiç kimse şimdiye kadar “bu ne berbat site kardeşim, şu yok bu yok! Kapatın gidin bu siteyi, biz de rahat edelim!” diye gelmedi. Siteye üye olan bütün dostlarımız ortamın samimiyetini, içtenliğini, yardımseverliğini gördükten sonra siteyi kendi siteleri biliyorlar, eksikleri ve hataları o dille ifade ediyorlar. Bütün bunlar bizim doğru yolda olduğumuzu ve bu uğraşların beyhude olmadığını gösteriyor.

Sanalkurs.net’in geleceği noktasında neler düşünüyorsunuz?

AT- Aslını isterseniz ilk başladığımızda böyle bir oluşum hayal etmiş değildik. Çevremizdeki üç-beş dostumuza faydalı oluruz, sorularını cevaplar, birkaç kişinin işi görülür diye düşünüyorduk. Ama şimdi iyi bir mesafe kat etmiş görünüyor Sanalkurs.net. Çünkü Google’da hangi bilgisayar programı ile ilgili bir ders aratırsanız aratın, Sanalkurs.net ilk sayfada çıkıyor mutlaka. Biz de ekibimizle her gün “daha iyi neler yapabiliriz?” üzerinde çalışıyoruz, konuşuyoruz.

Şu anda bilgisayar dersleri konusunda birçok site var. Sanalkurs.net’i bunlardan ayıran nedir, diğer bir ifadeyle, insanlar neden Sanalkurs.net’i tercih etmeliler diye sorsak?

AT- Sanalkurs.net, sistemi kendine özel bir site. Her bir dersine büyük bir emek verilmiş. Herhangi bir yerden aşırma yok, çalma yok. Özgün dersler var. Herkese açık bir site. İsteyen herkes ders ekleyebiliyor. Bu durum sitenin birkaç kişiye değil, herkese ait olmasını sağlıyor. Sürekli güncel, her gün mutlaka yeni dersler ekleniyor. Hiçbir şekilde ücret talep edilmiyor. Yasal olmayan hiçbir şey yok, tamamen özgür ve paylaşımcı bir platform. Sorusu olan forum kısmında bunu sorabiliyor ve cevabına en kısa sürede ulaşabiliyor.

Sitede yazarların kendi hazırladıkları derslerin yanında çeviriler de yer alıyor. Bunu nasıl yapıyorsunuz? Belli bir kriter var mı?

SE- Çeviriler genelde popüler yabancı sitelerden yapılıyor. Çeviren arkadaşımız dersin esas yazarını mutlaka belirtiyor. Bazı derslerde yabancı kaynaklardan yararlanılıyor, ama yeni baştan emek verilerek, yeni bilgiler ilave edilerek hazırlananlar da var. O zaman “yararlanılmıştır” ifadesi dipnot olarak düşülüyor. Bugüne kadar hiçbir zaman başkasının emek verdiği bir çalışmayı kendi çalışmamız olarak sunma girişiminde bulunmadık. Üyelerimizin gönderdiği derslerde öyle bir durum sezersek, o dersi onaylamıyoruz zaten. Ama biz farkında olmadan böyle bir şey yapılırsa o zaman mesuliyet hazırlayan kişinin omuzlarındadır, bunu da belirtiyoruz.

Bilişim seminerleri düzenliyorsunuz ayrıca?

SE- Evet, Sanalkurs Bilgi Patlamaları Bilişim Seminerleri ismiyle üniversitelerde etkinlikler düzenliyoruz. İlk semineri yapma noktasında çok tedirgindik, acaba katılım olur mu endişesi vardı. Ancak daha ilk seminerde gördük ki, insanlar bu tür organizasyonlara katılmak için can atıyorlar. İlk seminer programını Boğaziçi Üniversitesinde gerçekleştirdik. Sırasıyla İTÜ ve İstanbul Ticaret Üniversitesi ile devam etti bu seri. Seminerlerde sahasında uzman isimleri katılımcılarla buluşturuyoruz. Konuşmacılarımız son günlerin en önemli, en popüler konularını seçiyor ve anlatıyor.

Üniversitelerden mi geliyor talep?

AT- Üniversitelerden gelen taleplere göre hareket ediyoruz. Genelde görüşmelerimiz bir öğrenci kulübü ile gerçekleşiyor. Açıkçası çok ciddi bir talep var. Özellikle Anadolu üniversitelerinden sürekli bu konuda davet alıyoruz. Bu teveccüh son derece mutlu ediyor, ancak şimdilik İstanbul dışındaki üniversitelerimizdeki seminer çağrılarına olumlu cevap verememek de biraz üzüyor.

Son olarak bilgisayar programları öğrenmek isteyenlere neler önerirsiniz? İsterseniz uzmanlık alanlarınız doğrultusunda birer cevap alalım sizden.

SE- Asıl olarak web’e yoğunlaşmış durumdayım, bu durumda işim web ve grafik tasarım olarak ifade edilebilir. Sanalkurs.net üzerinde de bu konularda yazıyorum. Bu iş için meraklı olmak şart. “Web tasarım işinde çok para varmış, gidip biraz öğreneyim, işe başlayayım, paraları cebe atayım, köşe olayım” gibi düşüncelerle bu işe girişecekseniz gideceğiniz yerler sınırlıdır. Web site yapmak isteyen arkadaşlar bu işe öncelikle zevkle, şevkle, iştiyakla sarılmalılar. Hangi seviyede olursa olsun, kendilerini geliştirmeye devam etmeliler. Güncelliği çok yakından izlemeliler. İlgili yerli-yabancı web sitelerini sürekli takip etmeliler. Çalmasınlar, çırpmasınlar, kendileri yapıp “işte bunu ben yaptım” demenin zevkini hissetsinler, bu zevkin içine dalavere karışmasın.

Peki web tasarımı için kullanılabilecek programlar neler? Bir kere web grafik tasarım için Fireworks programını öneriyorum. Photoshop resimleri düzenlemede yine vazgeçilmezimiz tabi ki. Ayrıca Flash, Dreamweaver var. Bu programları öğrenmek web tasarımı için şimdilik yeterli olabilir. Ancak web sitelerinde kullanacağınız unsurlar için (logo, şekil, illüstrasyon vb.) vektörel programlara da ihtiyaç duyulacaktır. Şu bir gerçek ki, siz öğrenmek istiyorsanız emin olun başarırsınız. Belki biraz fazla çalışmanız gerekebilir, ama sonuçta başarı sizindir.

AT- Ben de bir web programcısı olarak şunları söylemek isterim: Kodlarla boğuşmak her babayiğidin yapabileceği türden bir iş değil. En ufak hatalarda verilen uyarılarla çıldırmayı, geceleri sabahlara kadar “if, else, while, for, echo” gibi tek başına anlamsız olan terimlerle uykusuz bir şekilde savaşmayı göze almanız gerekiyor. Ama programlama olmayınca da bir site pek fazla bir anlam ifade etmiyor. PHP, ASP gibi programlama dillerini de bilmek zamanımızda tek başına yeterli değil artık. Ajax, ASP.net gibi platformlara da yönelmek gerekiyor.

Çok teşekkür ediyorum bu güzel sohbet için. Umarız Sanalkurs.net daha birçok kişiye yol göstermeyi sürdürür ve büyük başarılar elde eder.

SE – AT – Biz teşekkür ederiz.

Siteye http://www.sanalkurs.net adresinden ulaşabilirsiniz.

Ayaktakiler: Siraceddin El, Hakan Çamoğlu ve Yunus Özen Oturan: Abdullah Tekin

Ayaktakiler: Siraceddin El, Hakan Çamoğlu ve Yunus Özen Oturan: Abdullah Tekin