Hak, Hukuk, Ahlâk Çiğnenebilir, Seccade Asla!

44

Bu ülkede Anayasa çiğnenebilir. “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı
seçilebilir” kuralını çiğnemenin yasal ve ahlaki bir yaptırımı yoktur.

Anayasa Mahkemesi kararları çiğnenebilir. “Ben AYM’nin kararına saygı da
duymuyorum, uygulamıyorum da” denebilir.

Kanunlar çiğnenebilir.
Kanunları çiğneyenler için infaz affı, imar affı, vergi affı gibi aflar
getirilebilir.

Kur’an hükümleri çiğnenebilir. Siyasi mitinglerde elde Kur’an
gösterilerek propaganda
yapılabilir.

Kur’an-ı Kerim’in, devlet yönetimi için
belirlediği ve temel Anayasa İlkeleri niteliğindeki hükümleri çiğnenebilir
.  “Şura/ istişare/ meşveret (ortak akıl),
Adalet ve Liyakat
(işi ehline vermek)’’ şeklinde özetlenen İslam’ın temel
ilkelerine aykırı bir yönetim sergilenebilir. Bu ilkelere aykırı bir yönetim
tarzı savunulabilir.

Dindar insanların inandığı değerlerle dalga geçilebilir. “Bakara makara” diye dalga
geçenler büyükelçi bile yapılabilir.

Anayasa hükmü gereği edilen “yeminler” çiğnenebilir. “Vatanın ve milletin
bölünmez bütünlüğünü koruyacağına” dair edilen yeminler unutulup Yunanistan’ın
Ege’deki 20 adamızı işgaline sessiz kalınabilir. “Herkesin insan
haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağına”
dair edilen yeminlere rağmen kendi partisi ve yakın çevresi dışındakiler adeta
hasım görülebilir.

Devleti yönetenler açısından önceki sözleri
her zaman çiğnenebilir.
Dün söylenen sözlerin
tam tersi söylenebilir. Ettikleri sözler yüzünden birbirlerinin yüzüne
bakamayacak durumda olanlar el ele, göz göze yol yürüyebilir. Gerekirse “20
yıllık günahlara ortak olunur”,
gerekirse “Harun gibi gelip Karun
olanlara
” hizmet edilir.

“Kamu hakkı” çiğnenebilir. Ulufe dağıtır gibi, yandaşlara kamu yatırımları
ihalesiz olarak paylaştırılabilir. Kamu İhale Kanunu 200 defadan fazla
değiştirilir, göstermelik ihalelerle haksız rekabet yaratarak kamu kaynakları
birilerine aktarılabilir.

“Kur Korumalı Mevduat” adı altında, parası olanlara 200 Milyar TL’den fazla örtülü
faizi,
bankalara değil, devlete (millete) ödettirilebilir.

Uluslararası Tahkim’in verdiği, faizi ile
birlikte, 3 Milyar dolar tutarındaki cezayı, Kuzey Irak petrollerinin
taşınmasından 10 Milyar dolar civarında para kazanan yakınlarının yerine
devlete (millete) ödettirilebilir.

“Kul hakkı” çiğnenebilir. Makamlar ehil olana
değil, kendilerine sadık olana paylaştırılır. Kamuya alınacak personel
alımlarında sorular çalınarak işe girebileceklerin hakları çalınabilir.
Sadece son 4 senede, emeği ile geçinenlerin Milli Gelirden aldığı pay
%45’den %25’e düşürülerek bu servet yeni sermaye sınıfına aktarılabilir.

“Yaşama Hakkı” çiğnenebilir. Devletine güvenerek, sağlam
olduğuna inanıp aldıkları evlerde 50 binden fazla insan ölümüne, daha
fazlasının sakat kalmasına sebep olunabilir.

Seçmen iradesi çalınabilir, çiğnenebilir. Trafolara kedi girebilir, Atı alan Üsküdar’ı
geçebilir.

Özgürlükler çiğnenebilir. Yürütme organının güdümündeki yargı mensupları
aracılığıyla kahraman subaylar hapislerde çürütülebilir. Kumpas davalarıyla
masum insanların özgürlüğü elinden alınır, TSK ve diğer devlet kadroları
yürütme ile uyumlu hale getirilir.

Bütün bunları yapanlara devlet emanet
edilir.

Ama arkadaş bu memlekette “SECCADE” ÇİĞNENEMEZ!

Esasında zaten kimse çiğnemez de… Ama
muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı farkında olmadan, kazara bir seccadeye
ayakkabısı ile bastıysa dünya O’na dar edilir.

Burası bir cami değil, mescit değil, bir
ofis olduğu halde, “yere serili seccadeyi görmeden bastığım için özür
dilerim” diyen bir Cumhurbaşkanı adayının inancı sorgulanır.

*************************

Mitingde Kur’an ve Seccade

Erdoğan Kur’an’dan sonra seccadeyi de
siyasi mitingde kullandı.
“Toplu açılış töreni”
adı altında yaptığı seçim mitinginde, kendisine seccade hediye edildi.
Erdoğan “Bu seccade ayakkabılarla basmak için değil, 15 Mayıs’ta
inşallah şükür namazını bu seccadede kılabiliriz”
dedi.

Seccade
seçim meydanında siyasi bir motif haline getirilerek Müslümanları
ayrıştırıcı figürlerden biri haline getirildi.

Aslında seccade kutsal değildir, dini
bir motif bile değildir.
Müslümanlara yeryüzü mescittir. Sadece
temizliğinden kuşku duyulan yerlerde namaz kılınacağında yere serilen temiz bir
bezdir. Kimse bilerek seccadeyi kirletmez. Bilerek kirletilirse
yapılanın, kutsal bir eşyaya zarar vermek değil, orada namaz kılacak Müslüman’a
saygısızlık olduğu düşünülebilir. Ama AKP’liler dahil herkes biliyor ki böyle
bir kast söz konusu olamaz. Olsa zaten özür dilemez.

Anlaşılan RTE ve AKP’nin bu tür ucuz
polemiklerden başka sığınacağı bir dal kalmadı. 

*************************

Ürkütücü Siyasi Üslup ve Saldırılar

R. Tayyip Erdoğan bağımsız gazetecilerle ve rakipleriyle
birlikte hiç programa çıkmıyor.  Bu
yüzden yine yandaş kanalda “iliştirilmiş gazetecilerin cevaplara göre
hazırlanmış sorularına” cevap verdi.

RTE bu programda, İYİ Parti Genel
Başkanı Meral Akşener’i,
tam bir sokak jargonu ile, adeta tehdit etti. “Benim
adım Tayyip, soyadım Erdoğan. Konuştuğun zaman buna göre konuş. Beni,
kendinle de uğraştırma”
dedi.

Aynı konuşmasında İYİ Parti Genel Başkan
Başdanışmanı Op. Dr. Turhan Çömez’i de “doktor müsveddesi” diye
andı. İlginç olan şu ki Turhan Çömez hem kendisinin eski doktoru ve hem de
Türkiye’de ve İngiltere’de on binlerce hastayı ameliyat eden bir cerrah.

Bundan önce hiçbir Cumhurbaşkanında
görmediğimiz ürkütücü bir üslup bu.

Erdoğan’ın Meral Akşener’e yönelik sözleri,
“bunlar daha iyi günlerin” gibi tehditlerinin devamı gibi. Fiili
saldırıları
da unutmayalım: Akşener’e karşı yapılan Rize’deki saldırı
AKP’lilerin eseri, Akşener’in evine kadar gelen bir grubun tehdidi de küçük
ortak MHP’li bir grubun eseri idi.

*************************

İyi Parti’nin Kurşunlanması

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın
kurşunlanması Erdoğan’ın sözü üzerine durumdan vazife çıkaran birinin mi,
yoksa bir karanlık elin işi mi
bilmiyoruz. Ama bu siyasi atmosferde
tehlikeli bir olay.

İçişleri Bakanı Soylu’nun “komşu inşaat bekçisinin hırsızları kovalarken
bir şarjör boşalttığı sırada İyi Parti İl Başkanlığı binasının isabet aldığı” şeklindeki
açıklaması inandırıcı bulunmadı.

Her nedense akşam 21.30’da şarjörü
boşaltan bekçi polise haber vermeden akşam yatıp uyumuş. Sabah 11’e kadar
kimsenin İstanbul’un göbeğindeki bu olaydan haberi olmamış.

Ayrıca İYİ Partili avukat ve eski savcı yetkililerin
“o mesafeden gelen yorgun mermi camı delemez; Binanın kod farkı
sebebiyle
, kurşun bekçinin ateş etti denildiği yerden sıkılsa bile,
aşağıdaki kata merminin gitmesi mümkün değil” şeklindeki itirazlarına henüz
cevap verilemedi.

Önceki İçerikİttifaklar ve Dostları
Sonraki İçerik100 Yıl Öncesi ile Bir Karşılaştırma
Avatar photo
Doğum 20.07.1956 BUCAK-BURDUR Eğitim Cumhuriyet İlk Okulu, Bucak Lisesi (Mezuniyet 1973) İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi - Kimya Yüksek Mühendisliği (Mezuniyet 1978) İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Mezuniyet 1995) Çok sayıda şirket içi ve şirket dışı eğitim programlarına iştirak. (ISO 9000, Toplam Kalite Yönetimi, Verimlilik, İş İdaresi, Pazarlama, İstatistiksel Proses Kontrol, Kişisel Gelişim, Kişisel İmaj ve diğer konularda onlarca eğitim programı) 1978-1980 Akyazı/Sakarya Yonca Süt Fabrikası İşletme ve Laboratuar Şefi 1980-1995 Petkim A.Ş. Yarımca Kompleksi (İşletme Mühendisi, İşletme Şefi, Başmühendis.) 1995-2001 Satış Müdür Muavini 2001-2004 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdür Yrd. 2004 - 01.02.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdürü. 01.02.2007 - 30.09.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi İnsan Kaynakları Müdürü. 01.01.2008 - 30.10.2008 Yantaş Yavuzlar Plastik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kauçuk Ürünleri Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı. (2001) 03.03.2010- Serbest Avukat Medeni Hal :Evli ve İki Çocuklu Lisan : İngilizce (İntermedite level) Sosyal Faaliyetler :İstanbul Üniversitesi Korosu, Kubbealtı Musiki Cemiyeti ve halen Tüpraş Türk Sanat Müziği Grubunda korist. 250 mühendis üyesi bulunan Petkim Mühendisler Derneği'nde 4 yıl başkanlık yaptı. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nda Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Halen Yönetim Kurulu Başkanı. 2001-2002 yıllarında Kocaeli TV' de, "Geniş Açı" adlı siyasi, sosyal, kültürel tartışmaların yapıldığı programın yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Halen Kocaeli Gazetesinde haftada bir köşe yazısı yayınlanmaktadır. Bu yazıların tamamı kocaeliaydinlarocagi.org.tr sitesinde yer almaktadır.