Göktürk Uydusu, Tübitak ve Gençlerimiz

20

 

 

Göktürk Uydusu’nun Uzaya fırlatılması dolayısıyla düzenlenen töreni büyük bir heyecan ve mutlulukla takip ettim. Çağımız Bilişim’den çıktı Uzay Çağı’na dönmekte. Bugün dünyayı bilgi ve bilişime sahip olan devlet ve şirketler yönetmekte. Gelecekte ise Uzaya hakim olanlar yönetecektir.

Türkiye’nin yüzde seksen yerli yapımıyla Çin üzerinden uzaya gönderdiği Göktürk Uydusu adını Göktürk Devleti’nden almakta. Bugünkü Moğolistan sınırları içerisinde ki Orhun bölgesinde ki Göktürk kitabelerinin belgeselini çekmiş ardından da Çin’de araştırma yapmış bir gazeteci olarak Göktürk  Uydusunun ne anlama geldiğini misyon ve vizyonunu daha iyi anlıyorum.

Göktürk Uydusunun Türk mühendislerinin çalışmalarıyla yüzde sekseninin TÜBİTAK tarafından gerçekleşmesi, TÜBİTAK’ın da nereden nereye geldiğini göstermekte. Bu başarıda Kocaelili bir siyasetçi olan, hatta dedeleri bir zamanların Gebze nahiyesi olan Taşköprü’ye bağlı köylerden olan Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı sayın Nihat Ergün’ün de payı çok büyük.

Göktürk uydusu, Uzaya fırlatılırken 9 yaşında ki oğlum Emirhan benden daha heyecanlıydı. O akşam öğretmenleri kendilerine uzayla ilgili bir ders vermiş, bir uzay gemisiyle Uzayda yapacakları seyahat hakkında yazı yazmalarını istemişti. Oğlum, Göktürk adının neden verildiğini, uydunun uzayda ne yapacağını, neden Çin’den Uzaya fırlatıldığın, buna benzer bir çok sorular sordu. Gerçekten çağımızda yetişen çocuklarda sadece bilişim değil, Uzay çağı çocukları oluyor. Türkiye’yi uzay çağına hazırlamak gerekiyor.

Göktürk uydusunun Uzaya fırlatılması törenleri için ODTÜ yerleşkesine gelen Başbakan’ı ODTÜ’lü öğrencilerin protesto etmeleri ODTÜ’yü savaş alanına çevirmeleri beni hem üzdü hem de düşündürdü. Dünyada aralarında Kuzey Kore’nin de bulunduğu 10 civarında ülke Uzaya uydu fırlatabilirken, bu ülkeler arasında Türkiye’nin olmaması, geçen yıl ki Uyduyu Rusya’dan bu yıl ki uyduyu da Çin’den uzaya göndermemizin en büyük ayıbı araştırma kurumları ve üniversitelerimize ait.

Başta TÜBİTAK olmak üzere Üniversitelerimiz yıllarca bilimsel araştırma yerine siyasetle uğraştı. Siyasetçilerimiz ise birbirleriyle kavga ederek ülkeyi yaşanmaz hale getirdiler. Askerler de fırsattan istifade edip, her 10 senede ihtilaller, devrimler yapıp muhtıralar vererek Türkiye’yi bir kısır döngü içerisine getirdiler. Bundan da en çok gençlerimiz ve Üniversite öğrencilerimiz zarar gördü. Keşke, ODTÜ’yü savaş alanına çeviren öğrenciler kendilerini çok iyi yetiştirip geleceğin uydularını Türkiye üzerinden uzaya göndermenin bilimsel çalışmalarını yapabilselerdi.

Öğrencilerin bu içimizi sızlatan hali hem ülkemiz hem de öğrenciler adına beni üzdü. Göktürk uydusu gerçekten çok önemli. Uzay çağını yakalamak gelecekte dünya siyasetinde söz sahibi olabilmek için uzaya hakim olmak gerekiyor. keşke TÜBİTAK, kurulduğu 1970’li yıllarda kendine bir vizyon ve misyon biçebilseydi. Bugün Türkiye çok farklı yerde olurdu.

Göktürk Uydusun´un özellikleri

Göktürk-2, yörüngesine oturduktan sonra kamerası yeryüzüne çevrilecek ve görüntü almaya başlanacak. Uydudan ilk görüntülerin 25-30 Aralık tarihleri arasında indirilmesi planlanıyor. Ardından milli uçuş bilgisayarı Bilge açılarak, uydunun roketten ayrılması sırasında oluşan takla hareketi gönderilen komutlarla durdurulacak.

Uydu üç eksende kontrol edilerek, dünya üzerinde istenen noktalara bakması sağlanacak. Daha sonra güneş panelleri teker teker açılarak uydunun ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisi üretilecek.

Göktürk-2´den elde edilecek görüntülerin, askeri alanda istihbarat, sivil alanlarda ise tarımsal ürün analizleri, rekolte tahminleri, zirai mücadele, çevre kirliliği, doğal afetlerin neden olduğu hasarların değerlendirilmesi gibi amaçlarla kullanılacak.

Türkiye´nin ilk yerli gözlem uydusu RASAT, 17 Ağustos 2011 tarihinde başarılı bir şekilde uzaya fırlatılmıştı. Göktürk-2 uydusu, RASAT uydusuna göre 3 kat daha yüksek görüntü çözünürlüğüne ve 4 kat daha yüksek kütleye sahip.

Göktürk-2´de bulunan TÜBİTAK UZAY mühendisleri tarafından milli imkanlarla geliştirilen Milli Uçuş Bilgisayarı BİLGE, uydu sistemleri için çok önemli olan yüksek güvenilirlik, yüksek başarım ve yüksek veri iletim hızı ve depolama özelliklerini sağlayan bir tasarıma sahip. BİLGE uçuş bilgisayarı, uydu yörüngesindeki radyasyonun olumsuz etkilerine karşı korumalı ve hata durumunda kendini düzeltebilecek özellikler taşıyor.