Dünya Kadınlar Günü-2-

35

Göstermelik kadın hakları savunucusu Batı, kadını,
kadın haklarını istismar ededursun, biz kendi kültürümüzden kadının değerini
vurgulayan nakiller yapalım.

Bizim kültürümüzde “kadın”,“katun”, “merkezde duran
sultan” anlamındadır. Kadın denilince akla gelen; cefa kârlık, fedakârlık, analıktır.
Kadın candır. Yuvayı sevgisi ile ilmik
ilmik  yapandır.
Nadide, misk kokulu çiçeklerin suyu, biricik evlatlarının rol modeli
huyudur. Çocukların, eşinin ardından arkalarını ihtimamla toplayan, koruyup
kollayan, komşusuna sıcacık çorba, sevdiklerine yüreğiyle sevgiler, sağlıklar,
güzel günler yollayandır. Eşinin yarısı olmaktan öte; başarısını, işini,
azmini, neşesini huzurunu tamamlayandır. Hırpalanan ilişkileri, akrabalar
arasındaki gerginlikleri, ihmalleri, komşuların ahenkli uyumunu rötuşlayandır.

 Hataları,
küskünlükleri, kıskançlıkları, kopan sağlıklı ilişkileri sevgi ipliğiyle
birbirine bağlayandır. Yaptıkları güzelliklerle, iyiliklerle övünmeyen
gizleyen, çektiği hüzün ve kederleri tebessümle gizleyen meçhul bir kahraman,
sıcacık bir umut, hayatın anlamı bir ömrün uyumlu mimarıdır. Acılı günlerin
sabır taşı, aç kalmış karınların şifalı aşı, derdi olanların samimi gözyaşıdır.

Telaşlı anlarda paniklemeyen, sükûnetle moral olan,
dik duran yıkılmayan, azimle gayretle yüreği mertlikle dolandır. Bir orkestra
şefi gibi aileyi yönetendir. Krizleri çözen, kırıp dökmeleri ihtimamla derleyip,
yeniden sağlayandır. O, işe giden aile çalışanlarının çorap ve giysilerini arkalarından
toplamakla yetinmez. Kırılan potları, densiz sözleri, sevgiden yoksun sıradan
sözleri, rencide eden gafları da bir bir güzelleştirir estetik hale getirir.
Gafları değerli lafa, hüzünlü gönülleri mutluluğa döndürür.

Haksızlığa uğrayan çocukları, babayı rencide etmeden
kurtaran O’dur. “Sen’de haklısın der” herkese, mağduru ezdirmez kimseye. Baba
da O’na sığınır zor anlarında evlatta. Hatta akraba, hısım komşular da.
Sanmayın onu, gün boyu kahve içerek gününü gün eden rahatta. O ailesinin
iyiliğini düşünür hep, olsa da istirahatte. Ömrünü ailesi ve sevdikleri için
koşulsuz veren, en acılı günlerde tek başına göğsünü geren, gamlardan,
hicranlardan mutluluk çiçekleri derendir.

O, bir psikolog, hakem, hâkim ve hekimdir. Çaresizliklerin
dermanı, zor günlerde kendini riske atandır. Belki de dönmeyeceğini bilerek
gerektiğinde takılarını eşine tebessümle uzatandır.

Oysa O’da bir candır. Hatırlanmak değer görmek ister.
Fakat söylemez, dillendirmez, beklemez. Can parçalarının mutluluğu için,
acıları ile birlikte kalbine gömer. Ailesi için kendisini heder eder. Gençken
tarayamadığı saçlarında yıldızlar gezer, alnında çile çizikleri. Yaşlanmadan
göçer, yaşlandığında da “can” dedikleri O’ndan vaz geçer. On kişiyi 65
metrekare eve sığdırmasını bilen o müstesna yürek, gün gelir evlatlarının kocaman
evlerine sığamaz olur.

Değerlerimiz, umudumuz müstesna kadınlarımız, bir gün
değil, her gününüz, huzurlu ve mutlu olsun…

Sevgiyle kalın.