Bayram Sevinci

42

Rahmetli Barış Manço’nun “Bugün bayram erken kalkın
çocuklar / Giyelim en güzel giysileri / Elimizde taze kır çiçekleri / Üzmeyelim
bugün annemizi” diye bir şarkısı vardı.

Toplumun
tamamını kuşatan bir
bayram sevincinin izlerini taşıyordu. Fakat
kaybettiklerimizle bu bayramı paylaşamamanın hüznünü de yaşatan bir şarkıydı
bu.

Bugün Kurban Bayramı. Toplumun tamamını kuşatan bir
bayram sevinci yaşayabiliyor muyuz?

Yoksa içimizde geçmişe olan özlemin sızısıyla ve geleceğe dair titrek bir mum alevi gibi kalan umutlarımızla baş başa mı kaldık?

Bilmem kaç bayramdır kutlama
mesajı yerine,
“bayram olsun bayramlarımız” temennisini paylaşıyorum.

****

2020
yılı

önceki yıllardan da karamsar bir tablo sundu bize.
Koronavirüs salgını ile kaybettiklerimiz oldu. Evden
dışarıya çıkamadığımız, sevdiklerimizle bile yüz yüze görüşemediğimiz günler
yaşadık. Karantina günleri bitti ama hala normalleşemedik. Dostlarımızla,
akrabalarımızla bile mesafeli yaşıyoruz.

Ekonomimiz
zaten krizdeydi.
Dünyada
da yaşanan
üretim ve talep azalması üstüne geldi. Milyonlarca yeni işsiz evlerinde tencerelerde et değil,
dert kaynatıyor. Milyonlarca insanımızın da işleri bozuldu, gelirleri azaldı. Herkes
hayat
pahalılığından

mustarip.

Bu yıl, önceki yıllar kadar da, özgür değiliz. Bu bayrama sosyal medyayı da kısıtlayan yeni yasal düzenlemelerle girdik.

Suriye sınırımızda kurulmakta olan PKK terör devleti kurumlarını tamamlamakla meşgul.
İçimizde
5,5
milyon Suriyelinin

memleketlerine dönüşü için çözüm üretemedik. İstatistiklerde görünmeyen, kişi
başına milli gelir hesabında dikkate alınmayan bir kitle bu.
Sosyal, psikolojik, siyasi ve
güvenlik meseleleri

yaratan bu devasa mesele çözülmeyi bekliyor.

Bütün partilerin desteği ile Ayasofya’nın ana binasının da
ibadete açılması

birleşme ve kaynaşma vesilesi olamadı. Böyle bir sevinçli günü bile
ayrışma ve tartışma sebebi haline getirdik.

*******************************

Bayramlarımız nasıl bayram olacak?

Ekonomide kötüye gidiş
durdurulursa… Büyüme artar, döviz kurları yerinde durur, gelir dağılımı düzelmeye giderse… Bölgesel gelişmişlik farkları azaltılırsa…

İşsizlik, fakirlik azaltılırsa… Kurban eti ve zekât
verecek insan bulmakta zorlandığımızı görürsek…

Her gün şehit haberleri almazsak, askere gönderdiklerimizin sağ salim döneceğinden endişe duymaz
olursak…

Adalet,
hak, hukuk
kavramlarına inancımız
artarsa… “Güçlünün haklı olduğu değil,
haklının güçlü olduğu”
bir devlet ve sosyal yapı kurabilirsek…

Devletimizi yönetenlerin, din
görevlilerinin, kanaat önderlerinin ve yargı mensuplarının
dürüst, ahlaklı, vicdanlı olduğuna ve
konumlarının gereği olan sorumlulukları taşıdığına inanabilirsek…

Dinimizi ve devletimizi en yüksek
mertebede temsil eden şahısların, bizi esaretten kurtaran, Türkiye Cumhuriyeti
devletimizin kurucusu
Atatürk’e lanet okumak yerine;
O’na şükranlarını ifade eden, O’nun ilkeleri doğrultusunda ve O’nun
tecrübelerinden yararlandığını görürsek…

Bayramlarımız
bayram olacak…

*******************************

Bayramları
Hak Etmek İçin

İktidarların,
devleti yönetenlerin asli görevi, sadece bayramlarımızı bayram yapmak değil,
her günümüzü bayram sevinci ile yaşamamızı sağlamaktır.

“Biz ve onlar” diye toplumu
kutuplaştıran, ayrıştıran; sevgi dili ile değil, öfke ve kindar söylemlerle
siyaset yapan muktedirler kimyamızı bozuyor.
Birleştirici, toplumu motive edici lider/
liderler

çıkarmak zorundayız. 

“Türk
milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir.
Çünkü Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini
bilmiştir.”

Atatürk’ün bu sözlerindeki gibi, kendisi yerine milleti
önceleyen
,
milletine
moral
ve özgüven aşılayan

yüksek liderlik özellikleri taşıyan ifadelere hasretiz.

Devletin temelini “ben” değil, “Türk kahramanlığı ve yüksek
Türk kültürü”

olarak gören,
“muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkmayı” hedef gösteren anlayışa dönmek
zorundayız.

Çağdaş medeniyet seviyesini üstüne
çıkmanın yolu da
“müspet ilim” ve “geçen zamana nispetle, daha çok çalışmaktır.”

Böylece “daha az zamanda, daha
büyük işler başaracağımızı” söylemek hakkına sahip oluruz.

Bayramlarımız
bayram olsun istiyorsak
, “milletimizin
yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrî zekâsını, ilme bağlılığını,
güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü
vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmeyi millî ülkü” kabul edeceğiz.

Bunları yapabilmeyi, bundan sonraki bayramlarımızı “daha
büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamak” hakkına ve imkânına
sahip olmamızı diliyorum.

Önceki İçerikAkıl Karıştırma Kılavuzu – I
Sonraki İçerik5G Teknolojisi Üzerine
Avatar photo
Doğum 20.07.1956 BUCAK-BURDUR Eğitim Cumhuriyet İlk Okulu, Bucak Lisesi (Mezuniyet 1973) İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi - Kimya Yüksek Mühendisliği (Mezuniyet 1978) İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Mezuniyet 1995) Çok sayıda şirket içi ve şirket dışı eğitim programlarına iştirak. (ISO 9000, Toplam Kalite Yönetimi, Verimlilik, İş İdaresi, Pazarlama, İstatistiksel Proses Kontrol, Kişisel Gelişim, Kişisel İmaj ve diğer konularda onlarca eğitim programı) 1978-1980 Akyazı/Sakarya Yonca Süt Fabrikası İşletme ve Laboratuar Şefi 1980-1995 Petkim A.Ş. Yarımca Kompleksi (İşletme Mühendisi, İşletme Şefi, Başmühendis.) 1995-2001 Satış Müdür Muavini 2001-2004 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdür Yrd. 2004 - 01.02.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdürü. 01.02.2007 - 30.09.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi İnsan Kaynakları Müdürü. 01.01.2008 - 30.10.2008 Yantaş Yavuzlar Plastik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kauçuk Ürünleri Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı. (2001) 03.03.2010- Serbest Avukat Medeni Hal :Evli ve İki Çocuklu Lisan : İngilizce (İntermedite level) Sosyal Faaliyetler :İstanbul Üniversitesi Korosu, Kubbealtı Musiki Cemiyeti ve halen Tüpraş Türk Sanat Müziği Grubunda korist. 250 mühendis üyesi bulunan Petkim Mühendisler Derneği'nde 4 yıl başkanlık yaptı. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nda Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Halen Yönetim Kurulu Başkanı. 2001-2002 yıllarında Kocaeli TV' de, "Geniş Açı" adlı siyasi, sosyal, kültürel tartışmaların yapıldığı programın yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Halen Kocaeli Gazetesinde haftada bir köşe yazısı yayınlanmaktadır. Bu yazıların tamamı kocaeliaydinlarocagi.org.tr sitesinde yer almaktadır.