Üç Aylar

41

Halk arasındaki yaygın ismi bu.

Bunlara kameri aylarda denir.

Hicri takvimde kullanılır.

Birde şemsi aylar vardır.

Bunlarda miladi takvimde kullanılır.

Miladi takvim 365 gün olup Hz İsa(as)nın doğumunu başlangıç kabul eder.

Hicri takvim 354 gün olup Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eder.

İbadetlerimizin bir kısmi hicri takvime göre yapılır.

Ramazan orucu, bayram namazları..

Zekât, fitre – fidye ve kurban ibadeti bunlardandır.

Her sene üç ayların; dolayısıyla ramazanın 10 gün önce gelmesi

Hicri takvim ile miladi takvim arasındaki zaman farkından kaynaklanır.

Hicri takvimin ayları şunlardır:

1 – Muharrem                                7 – Recep

2 – Sefer                                       8 – Şaban

3 – Rebiül evvel                             9 – Ramazan

4 – Rebiül ahır                               10 – Şevval

5 – Cemaziyel evvel                       11 – Zilkade

6 – Cemaziyel ahir                         12 – Zilhicce

Üç aylar dediğimiz Recep -Şaban ve Ramazan aylarıdır.

Recep ve Şaban ayları ramazan ayından farklıdır.

Ramazan ayında ergenlik yaşına gelmiş her Müslüman’ın oruç tutması farzdır.

Recep ve Şaban aylarında ise oruç tutmak sünnettir.

Sünnet bir işi peygamberimizin yaptığı şekliyle yapmaktır.

Kafanıza göre yaparsanız sünnet olmaz.

Bunu niçin yazıyorum?

Günümüz Müslümanları Recep ve Şaban oruçlarını peygamberimizin uygulamasına göre değil de, daha çok sevap almak için kafalarına göre tutuyorlar.

Peygamberimiz Recep ve Şaban oruçlarını nasıl tutuyorlardı?

Bu sorunun cevabına döneceğiz.

Peygamberimiz bir hadisinde,

Mide bütün hastalıkların anasıdır buyuruyor.

Tıka basa yerseniz obez olursunuz.

Yâda çeşitli mide hastalıklarına yakalanırsınız.

Fazla kilolarınızdan kurtulmak için uğraşır durursunuz.

Bu esnada bazen insanlar canından bile olur.

Zayıflayayım derken ölenlerin haberleri artık medyaya yansır oldu.

Diyeceksiniz ki kardeşim üç aylar dedin,

Konuyu nereye getirdin.

Ne alaka…

Sabrederseniz alakayı görürsünüz.

Evet, fazla kilo ve obezite asrımızın hastalığı,

Bir yanda insanların açlıktan kemikleri sayılıyor,

Diğer tarafta insanlar zayıflamak için akla karayı seçiyorlar.

Sıhhatli olmanın reçetesini peygamberimiz 15 asır önce bildirmiş uygulamış ve göstermiş,

Sofraya oturduğunuz zaman tıka basa yemeyip,

Midenizin üçte birini boş bırakırsanız bu sıkıntılar olmaz.

Sonrada zayıflayayım diye üç ayları baştan sona kesintisiz,

Oruç tutmak zorunda kalmazsınız.

Bu konudaki peygamberimizin uygulaması şöyledir

Üç gün oruç tutup iki gün yemek, beş gün oruç tutup üç gün yemek,

Yanı ayın üçte ikisini oruçlu, üçte birini yiyerek geçirmek,

Bu ayların ramazandan farkıda budur.

Ramazan ayında olduğu gibi kesintisiz oruç tutmak sünnete aykırıdır.

Ne zararı var diye sivrilik yapmayın.

Yoksa peygamberimiz eksik bıraktıda siz mi? tamamlıyorsunuz

Bizim hacı babalar ve babaanneler tonton teyzeler zannederler ki Recep ve Şaban ayında bir gün oruç tutmazsan diğer günler havaya gitti.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta şudur,

Bu ayları zayıflamak için oruç tutarsanız ibadet yerine geçmez.

Siz ibadet niyetiyle oruç tutarsınızda bu esnada da zayıflayabilirsiniz,

Aslolan niyettir.

Niyetiniz; birinci önceliğiniz kilo vermek mi?

Yoksa ibadet yapmak mı?

Yukarıda zikrettiğim bir hadiste ‘Bütün hastalıkların anası midedir.’ Buyrulmuştu..

Niye üç aylar deyip obeziteye kadar geldiğimiz şimdi anlaşılmıştır zannederim.

Üç ayların vatanımıza, milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa

hayır, ve bereket; huzur ve adalet getirmesi temennisiyle…