Soykırım Yalanı Karşısında Biz

33

“Batılıların siyasî ve ekonomik, Rusların da askeri
desteğiyle palazlanan Ermeni örgütleri köyleri ve şehirleri basıp önlerine
gelen herkesi kadın-çocuk-ihtiyar demeden öldürmüşlerdir. Mensuplarının toplamı
150 bin ile 300 bin arasında ifade edilen bu çeteler topraklarımıza saldıran
Rus ordusunun saflarında da aktif olarak bize karşı savaşmışlardır. Van’dan
Kars’a, Erzurum’dan Anadolu içlerine kadar pek çok yerde sayıları milyonla ifade
edilen ve tamamı sivil Müslüman nüfus Ermeni çeteler tarafından katledilmişlerdir.”

            “24
Nisan 1915 tarihi sadece Osmanlı devletinin savaş halinde bulunduğu ülkelerle
bir olup aleyhine faaliyet yürüten Taşnak, Hınçak ve Ramgavar gibi örgütleri
kapatıp 235 yöneticisini tutukladığı gündür. Osmanlı devletinin 24 Nisan’da
yaptığı bu tutuklamaların ardından 27 Mayıs’ta Sevk ve İskân Kanunu çıkartılmış,
1 Haziran’da da uygulamasına geçilmiştir. Yapılan işlem muhtemel bir tehdide
veya tehlikeye değil bilfiil yürüyen bir isyana ve artarak süren katliamlara
karşı alınmış bir tedbirdir.”

            “1.
Dünya Savaşı öncesi Osmanlı topraklarında Ermeni nüfusun toplamı 1 milyon 300
bin olarak kayıtlarda yer alıyor. …Bu nüfusun yaklaşık 350 bini savaş döneminde
Rus topraklarına geçmiştir. İran’a gidenlerle birlikte bu rakam 500 bine
ulaşmaktadır. Dolayısıyla sevk ve iskâna tabi tutulanların sayısı Amerika’nın
kendi raporlarında bile en fazla 600 bin olarak belirtilmektedir ki gerçek
rakam daha da azdır. Osmanlı’nın Ermeni nüfusu yer değiştirme işlemi sırasında
salgın hastalıktan, asayiş sorunlarından veya güvenlik güçleriyle çatışırken
hayatını kaybedenlerin sayısı ise 150 bini ancak bulmaktadır. Elbette bu 150
bin kişinin her biri bir candır ve önemli bir rakamdır. Gerçek rakamların bir
‘0’ ilaveyle abartıldığını bizzat Ermeni tarihçilerin ve siyasetçilerin
kendileri de itiraf ediyor. Yine Ermeni tarihçiler, kayıpların çoğunun
cephedeki savaşlarda yaşandığını da belirtirler.”

            “Türklere
ait toplu mezarlar vardır ama hiçbir yerde Ermenilere ait toplu mezara rastlayamazsınız.
Çünkü böyle bir hadise yaşanmamıştır. Savaş döneminde ülkemiz topraklarında
çoğu, İstanbul ve batı şehirlerimizde olmak üzere 300 bin Ermeni yaşamayı
sürdürmüştür. …Savaş sonrası geri dönenler ile bu rakam bir ara 650 bine
yaklaşmıştır. Herhalde insanlar katledildikleri, soykırıma uğratıldıkları bir
yere gönüllü olarak geri dönmezler. İngilizler tarafından 1921’de yapılan bir
nüfus istatistiğinde, eski Osmanlı coğrafyasındaki toplam Ermeni nüfus 1,2
milyona yakın olarak belirtilmektedir. Bu rakam savaş öncesi nüfusla ve savaş
sırasındaki gerçek kayıplarla uyumludur. Bilhassa Suriye, Ürdün ve Lübnan gibi
yerlere gönderilen Ermenilerden önemli bir kısmı zamanla Amerika kıtasına ve
Avrupa’ya göç etmişlerdir.”

            Tüm bunları bu konuyla ilgili kitap ve makaleleri olan
bir tarihçi olarak benim söylediğimi
düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bilin bakalım, bu beyanlar hangi tarih
profesörüne ait: İlber Ortaylı’ya mı
yoksa Yusuf Halaçoğlu’na mı?
Bilemediniz; Cumhurbaşkanı Tayyib
Erdoğan
’a.

            Peki, ABD’nin densizliğine karşı en sert ve en şiddetli
tepki nereden verildi: Facebook ve tıvitter gibi sosyal medya kanallarından, ha bir de vatsap guruplarından. Kim tarafından verildi: Sivil vatandaşlar tarafından. Kınama-kızma, racon-gider-atar
hatta sin-kef’e dizi repliği giydirilmiş
sözler..

            Bu gündem geride kalınca önümüzdeki gündemlere bakıcaz
ya, bakmadan sorayım: Amerika’yanota’ dahi vermeyecek miyiz? TBMM’ce ortak deklarasyon ve soykırım kararı misillemesinde
bulunmayacak mıyız? Amerikan Üslerine
yönelik bir yaptırımız olmayacak mı? Rahip
Bronson
’u veya ülkemizdeki benzer
casusları tekrar tutuklamayacak
mıyız? Suriye’nin kuzeyinde ortak devriye attığımız Amerikan askerlerinden 11-12 tanesine çuval
giydirmeyecek miyiz? PYD’ye bağlı YPG Güçlerine şimdi ölümcül darbe indirmeyeceksek ne zaman indireceğiz? HDP’nin ve
PKK’nın üst düzeyinde yer alan kripto
kimlikleri
de mi açıklayamayacağız? Emekli amirallerle ilgili suç
duyurusunda bulunan 81 ildeki 910 dernek, 408 vakıf, 27 üniversite,
114 oda, 550 sendika, 46
federasyon Joe Biden hakkında da suç duyurusunda bulunabilecek mi?

Yoksa
tüm bunların yerine dizi çekerek mi cevap vereceğiz? Çözüm Süreci’nde “Ermenilerden Özür Diliyoruz
kampanyasının aktörlerini şimdi de soykırımın
yalanlığı rolünde
mi dinlemeye mahkûm olacağız? Tarihten nasıl ders
alacağız
; bir olay başımıza geldikten sonra mı? Tarihi okumadan, dönemin şartlarını kavramadan, bilhassa da İttihatçılarla ve Atatürk’le barışmadan hangi millî birlik-beraberlik?

Geçen
hafta Başiskele Belediyesi 1915
yılında bu çetelerden birinin Başkent
İstanbul
’un burnunun dibindeki Bahçecik’te
katlettiği 4 kişilik bir aile (1’,
çocuk, 2’si de kadın) için şehitlik
yaparak ve onların şahsında katliama
uğrayan tüm siviller adına anıt
dikerek bence en anlamlı cevabı verdi (Emeği geçenleri tebrik ediyorum). Bu
bölgede Donik, Vahan, Karabet gibi
Ermeni çetecilerinin neler yaptığı KBB sempozyum
kitaplarında
ayrıntılarıyla yazılı. Batıda bunu yapanlar Doğu’da neler
yapmışlardır
kimbilir. Aslında herkes biliyor ama konuşmaktan öte
gidemiyor. Cevap dediğin lâf değil somut icraattır. Yoksa başka
soykırım hikayeleri
de salarlar çayıra..