Sorularım

29

20 Ocak 2011 tarihli Siyaset Meydanı programında AKP Gen. Bşk. Yrd.

Hüseyin Çelik’e sorduğum sorular;
 – ABD’de “Freedom House” düşünce kuruluşunun yıllık raporunda Türkiye, “kısmen özgür” ülkeler arasında gösteriliyor!
– 2010 bütçesinde faiz giderlerine 58.8 milyar lira ayrılmıştı. 2011 Bütçe rakamlarına göre bu yıl içinde de 47.5 milyar lira faiz ödeyeceğiz.
– Bizzat Enerji Bakanımızın açıklamasına göre; enerjide yüzde 74.5 oranında dışa bağımlıyız.

– Limanlarımız, telefon idaremiz, büyük ölçüde bankalarımız ve sigorta şirketlerimiz, sayıları 262’yi geçen AVM’lerimiz başta olmak üzere ekonomide su başlarını yabancı şirketler tutmuş.

– Sürekli ve yüksek faizle borçlanıyoruz.

– Özelleştirilen Elektrik Dağıtım şirketleri okulların, otoyolların, gümrük kapılarının, emniyet müdürlüklerinin elektriklerini kesiyor! Mahallelerde aydınlatma armatürleri değiştirilmiyor!

– Bu ülkede kimi kaynaklara göre 19.5 milyon kişi, kimi kaynaklara göre 12.5 milyon kişi yoksulluk sınırı altında yaşıyor.

– Son 5 yılda 1 milyon yuva dağıldı.

– Cezaevleri tıka basa dolu. Adalet ya geç geliyor ya zamanaşımında yok oluyor! Adli Tıp, iş yükünden çalışamıyor!

– Töreye 6 yılda 1190 kurban vermişiz, kimi siyasetçiler “Töre cinayetleri münferit hadiselerdir” diyebiliyor!

– Sendikalı olma hakkı fiilen kullanılamıyor.

– AB üyesi olmak için DOMUZU kasaplık hayvan yaptık, ama İş Yasalarını köle düzeninden çıkaramadık!

– Deprem bölgesinde vatandaşa 3 kat izni verilirken, TOKİ 14 katlı binalar inşa ediyor! Park alanlarını söküp konut inşa ediyor!

– Okullarda ısınma, elektrik, su, müstahdem giderleri velilerin hayrına kalmış!

– Eğitim sistemi “üretken insan” yetiştirmiyor; ezberci sistemin kurbanı olan öğrencilerin sırtından özel dershanelere yılda yaklaşık 16 milyar lira çıkıyor!         – Öğrenciler, üniversiteye geldiklerinde ana dillerini düzgün konuşamıyor!

– Bu ülkede ADALET Bakanı bile; dinlenme endişesi taşıdığını söylüyor!                 – Ulaştırma Bakanı ise; “Dinlenmemek için tek yol konuşmamak” diyebiliyor!

– İçkili lokantada anne babasının yanında oturan çocuklar fişlenebiliyor!

– Protesto eylemi yapan üniversite öğrencilerine orantısız güç kullanılıyor.

– Her geçen gün biraz daha özel hayata müdahaleyi öngören yaptırımlar ortaya çıkıyor.                                                                                                                                    – Bu ülkede bu koşullarda ne bireysel ne de toplumsal özgürlüklerin varlığından nasıl söz edilebilir?

– Yoksa bütün bunlar yanlış da biz mi farkında değiliz?

 

Sonuç olarak; borçların milli gelire oranı üzerine rakamsal şaşırtma dışında sayın Çelik hiçbir soruma ciddi bir yanıt veremedi.