Kanadoğlu’nun Derdi Ne?

56

Tüm Meslek ve İmam Hatip liselerini okuyan öğrencilere 1998 yılından beri “Katsayı” adı altında Resmen zulüm uygulanmaktadır

Bu zulmü aslında öğrencilerin şahsında tüm devlet ve dolayısı ile tüm millet yaşamaktadır.

Zira başta sanayi alanında olmak üzere had safhada yaşanan kalifiye eleman sıkıntısı, bütün Türkiye’yi vurmaktadır.

Hiçbir mantığa sığmayan Katsayı uygulamasıyla karşı karşıya bırakılan Liselerdeki öğrenci sayısı her yıl biraz daha düşmüştür.

Bu düşüş de, kalifiye eleman sayısının azalması yanında, kalite düşüşüne de sebep olmuştur.

Hal böyle olunca, bazı belediyeler, “Meslek Edindirme Kursları” açarak, açığı kapatmaya yönelik girişimlerde bulunmaktadırlar.

Ancak bu girişim de, hem yeterli sayıyı ve hem de kaliteyi sağlayamıyor, sağlayamaz da.

Üç yıllık dolu dolu eğitimin üç ayda verilmesi mümkün olabilir mi?

Üç aylık eğitimin devlete maliyetinin, üç yıllık eğitimin maliyetinden az olduğunu da sanmıyorum.

Eski YÖK yönetimi tarafından başlatılan bu haksız uygulama, yeni YÖK yönetimi tarafından kaldırıldı.

Ne var ki, eski YÖK’çülerle aynı kafaya sahip olan eski savcılardan Sabit KANADOĞLU, olaydan rahatsız olmalı ki, yine rahatsız olan İstanbul Barosuna “Danışta ya iptal için başvurun” diye akıl veriyor.

 İstanbul Barosu da, akıl hocalarının istediği istikamette hareketle Danışta ya başvuruyor.

Hani şu “Eşitlik, eşit insanlar arasında olur” cümlesiyle, laf cinayeti işleyen adamın başkanı olduğu Baro.

Bu zihniyete saygı duymuyorum,
Bu zihniyetin sahiplerine saygı duymuyorum,
Hukuku silah yapıp, namlusunu inananların şahsında inanca çevirenlere saygı duymuyorum,
İnananlara tahammül edemeyip, ülkeyi inananlarla paylaşmama savaşı verenlere saygı duymuyorum.

Bu ülkenin ekmeğini yiyip, ülkenin sıkıntısından zevk alan bir zihniyet olur mu hiç?
Ülkenin kaybı karşısında, Sayın KANADOĞLU nun kazanç/kayıp durumunu merak ediyorum!
Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakanın kökenini araştıran heveslilerin aklına, Sayın KANADOĞLU için bir şeyler gelmiyor mu acaba?

Şimdi merak ediyorum; mağdur öğrenci, öğrenci velisi veya devlet adına birileri Sayın KANADOĞLU ve İstanbul Barosu yetkilileri hakkında her hangi bir yere başvuracaklar mı?

“On bir yıldan beri süren zulüm bizlere çok zarar verdi, sorumluların sorgulanması lazım” demeyecek mi hiç kimse?

“Zulmün devamını isteyenlerin bize garezi mi var demeyecek mi hiç kimse?

İnsan Hakları savunucuları;
Tatilde misiniz?