Gazze de Katliam

158

İsrail, “Orta Doğu haritasını değiştireceğiz” hayaliyle Gazze’ye ölüm kusmaya, “çocuk-kadın” demeden sivil kıyımına devam etmektedir.

27 Ekim Cumayı Cumartesine bağlayan gece, bu kıyımı zirveye taşıyarak 100 savaş uçağıyla Gazze’ye ölüm yağdırmaya başlamıştır. İsrail’in ölüm tankları da bu vahşete destek vermiştir.

İnsanlığın gözü önünde bir millet vahşice yok edilmektedir. Atılan bomba miktarı, kilometre kareye 33 ton dur. Şimdiye kadar Gazze’ye 12 bin tondan fazla bomba atılmıştır.

Bombaların tahrip gücü, ABD’nin 2. Dünya Savaşı’nda Japonya’nın Hiroşima kentine attığı atom bombasının gücüne eşdeğerdedir.

ABD, insanlığı yok etme hırsını, bu kez Gazze’de gerçekleştirmiştir. ABD insanlığın baş düşmanıdır.

Gazze’de şimdiye kadar, 7 binden fazla can kayı olmuştur. Bunun 4 binden fazlası kadın ve çocuktur.18 binden fazla yaralının tahliyesi için güvenli yer kalmadığı belirtilmektedir.

2 binden fazla insan enkaz altındadır. 29 gazeteci hayatını kaybetmiştir. 200 bin konut tamamen yıkılmıştır. Bunların 38’ i cami, 3 adedi kilisedir. Bir buçuk milyon insan yerinden edilmiştir.

“Teknolojinin, medeniyetin, gelişmişliğin” dünyaya sunmaya çalıştığı “refah ve mutluluk” sloganlarının atıldığı bir asırda, insanlığı utandıran bu vahşeti izah etmek mümkün değildir.

Sahte gülümsemelerle dünyayı aldatmaya çalışan batı, Gazze’de vahşi dişlerini göstermiş, gerçek karakterini sergilemiştir. Batı, teknoloji ile ulaştığı her imkânı insanlığın saadeti için değil, felaketi için kullanmaktadır. İsrail, medeniyetin yüz karası, batının gönüllü katilidir.

İsrail insanlık düşmanıdır. Saplandığı sapık ideolojisinin kölesidir. Ütopik, batıl idealleri uğruna, kendi vatandaşlarına bile acımamaktadır. Hamasın vermek istediği İsrailli rehineleri dahi almamıştır.

İsrail bu düşmanlığı ile önce dünyanın, sonra da kendisinin felaketi olacaktır. Uyguladığı soykırım; insanlığın, dinlerin,  vicdanların,  merhametin, insafın, kural ve kanunların çok çok ötesindedir.

Dünyanın geçirdiği evreler içinde, hiçbir çağ da böyle bir vahşet yaşanmamıştır. Yapılan soykırımı kaydedecek olan tarih, bu rezillikten elbette utanacaktır. Kendi milletinden bir kısım sağduyulu insanlar bile tahammülü kalmayarak bu vahşete başkaldırmaktadır.

Ey utancından başını ayaklarının arasına alan, “sözüm ona” İslam devletleri yöneticileri! Şereflice ölmek, onursuz yaşamaktan daha güzeldir. Bir gün siz de ölümü tadacaksınız. Bundan kaçmamız imkânsız. Gözyaşları ile defnedilmeyi göze alamayanlar, bir gün sokaklarda cesetleri tekmelenir hale düşebilirler. Temsil ettiğiniz; “yüreği yaralı Filistin için” ağlayan halkınızın duygularına ne olur tercüman olunuz.

Size, İsrail’le savaşın diyen yok elbette. Hiç olmazsa İsrail’i kınayın. Gazze’nin yanında olduğunuzu tavırlarınızla, söylemlerinizle ortaya koyun. Tarafınızı belirleyin. Uşağı olduğunuz batı, sizi asla sevmemektedir. Onlara güvenmeyin ve onlarla güvende olduğunuzu sanmayın sakın. Sizi alkışlayıp destekliyorlarsa çıkarları içindir. İşleri bittiğinde sizi paçavra gibi sokağa atacaklardır.

İsrail, Gazze’yi tamamen yok etme peşindedir. Fakat nedense kara harekâtını başlatmamaktadır. Belli ki en çirkin ve onursuz bir plan üretme peşindedir. ABD den katmerli katil bir askerin getirilmesi bunu akla getirmektedir.

Katiller, korkak olur derler. Kararları ile milyonları katleden Biden ve Netanyahu canlarından korkmaktadırlar. Bunu haberlerde izlemekteyiz. Biden’ın bir haber üzerine kürsüden nasıl kaçtığını, Netanyahu’nun askerlerini denetlerken kaç kat çelik yelek giydiğini esefle izlemekteyiz.

Elektriği, suyu, gazı, interneti ve her türlü ihtiyaç maddesi kesilen Gazze, havadan ve karadan bombalanarak yok edilmeye çalışılmaktadır. Çocuklar, anneler, sivil halk perişan ve çaresizdir. Ölüm kol gezmektedir.

Gazze’deki insani dram, İsrail’in şimdiye kadar işlediği katliamları unutturacak seviyededir. Başta ABD olmak üzere, tüm Batılı devletlerin İsrail’in arkasında “ön şartsız, sorgusuz” yer alması, en büyük utançtır.

Buna rağmen dünyanın her yerinden Gazze’ye destek çığlıkları yükselmeye başlamıştır. Merhametli, adil ve mert yüreklerin haykırışı İsrail’i dize getirecektir.

Türk devleti ve Türk Milleti yekvücut Gazze’nin ve Filistin’in yanındadır. Onlar için kalpler buruk, gözler yaşlıdır. Umarız Türkün bu samimi haykırışı ve desteği, insafsız taş yürekleri yumuşatacak, katillerin de yüreklerine korku salacaktır.

 İsrail bilsin ki, “masum olmayan” kendileridir. Gazze, Gazzelilerindir. “Sina Çölleri”nde tilki ve çakallar yaşar, aslanlar değil. “Nükleer saldırı” isteği, “fosfor bombası” kullanmak, korkakların ve insanlık katillerinin yöntemidir.

İsrail istemese de, soykırım yapsa da, bir gün bağımsız bir Filistin devleti elbette olacaktır. İşgalci zorbalar da kendi kovuklarına geri döneceklerdir. Zulüm ve zorbalık tarihi gerçekleri durduramayacaktır.

Gazze dramı ciğerimizi dağlamakta, izlediğimiz zulüm tabloları, gözyaşlarımızı pınara döndürmektedir. Benliğimizdeki insaf, merhamet, insanlık vb. duygularımız hayretinden felç olmuştur. İnsanlığı kendinden utandıran bu soykırımın tez bitmesi umuduyla…

Sevgiyle kalın…