Erbakan’ın ardından ve 28 Şubat’ın yıldönümü

27

Bugün tarihe Post Modern darbe olarak geçen 28 Şubat’ın yıldönümü. Kaderin cilvesi 28 Şubat sürecinde Başbakanlık görevinden indirilen Türk siyasetin önemli ismi Necmettin Erbakan dün hayata gözlerini yumdu.

Aslında bugün köşe yazımda 28 Şubat’la ilgili yazı yazmak istiyordum. 28 Şubat süreciyle ilgili Erbakan’la görüşen tek televizyon programcısıyım. Bir yıl önce Şubat ayının 20’sinde Erbakan Hoca ile Ankara Balgat’ta ki evinde randevu alıp bir buçuk saat süren bir röportaj gerçekleştirmiştik. Erbakan Hoca birçok gazeteci ve kurumu kabul etmemesine rağmen bizimle görüşmeyi kabul etmişti. İki adet kamerayla Erbakan’ın verdiği önemli bilgileri tarihe not düşüp zamana noterlik yapmıştık.

Erbakan Hoca yanına gittiğimizde güçlükle yürüyordu. İki kişi kolundan tutarak götürüyordu Hocayı. Fiziki olarak ne kadar güçsüz ise Erbakan hafızası çok güçlüydü ve çok bilgiye sahipti. 1950’li yıllardan 28 Şubat sürecine kadar Türk siyasi hayatını çok güzel bir şekilde özetleyip çok önemli ve net bilgiler vermişti. Erbakan ile yaptığımız o görüşmeden çok önemli bilgiler alarak dönmüştük.

Sayın Erbakan nasıl bağımsız aday olarak milletvekili seçildiğini, nasıl siyasi parti kurduğunu, Ecevit ile kurdukları koalisyon hükümetini, Kıbrıs barış harekatını nasıl yaptıklarını ve bilinmeyenlerini, 1980 ihtilal dönemini, 28 Şubat süreci, partisinin kapatılması ve MGK bildirisini tek tek Devri Alem kameralarına anlatmıştı. Israrlı sorumuz üzerine ve vefa duygusu ile ilgili görüşlerini sorarak AK Parti ile ilgili ne düşündüğünü sormuştum. Bizim ısrarlı sorularımıza adeta duymazdan gelerek teğet geçmişti ve bu konuda hiçbir yorum yapmamış, yapmak istememişti.

Erbakan ile yaptığımız bu söyleşi bir çok TV kanalında yayınlanmış ve internette hala yayınlanmaya devam ediyor. Şimdi belgesel yapımcısı ve araştırmacı gazeteci olarak bu söyleşiyi ve Erbakan’ın geçmişten günümüze verdiği mücadeleyi belgesel haline getireceğim. İşte burada araştırmacı gazetecilik ve gerçek anlamda belgeselci olmak öne çıkıyor çünkü Erbakan Hoca sadece bize konuşmuş ve çok önemli bilgiler vermişti. Şu an elimizde birbuçuk saatlik merhum Prof. Dr Necmettin Erbakan ile yaptığımız görüşmenin kasetleri elimizde. Sizlerle bu görüntüleri önümüzde ki günlerde belgesel haline getirerek devri Alem programında yayınlayarak paylaşacağız.

Erbakan’ın Ardından

Prof. Dr. Necmettin Erbakan çok önemli bir isimdi. Türk siyasetinde bir döneme damgasını vurmuş önemli bir devlet ve siyaset adamıydı. Hayatının tamamı mücadele içinde geçmiş bir liderdi. Yılmadan, yorulmadan son nefesine kadar Erbakan Hoca mücadele içinde oldu. Vefat etmeden önce son olarak milli Gazete ve Saadet Partisi yönetimiyle görüşmüştü. Son günlerinde yeniden partinin başına geçmesi eleştirilere konu olmuştu. Ancak ben onun siyasi makam mevki hırsı için Partinin başına geçtiğine inanmıyorum. O bir dava adamıydı ve bu şekilde mücadelesini sürdürerek gelecek kuşaklara adeta mesaj veriyordu.

Erbakan Hoca ile ilk tanışıklığımız 1974 barış harekatı yıllarına rastlıyor. Başbakan yardımcısı ve Kıbrıs Barış harekatı ile ilgili açıklamalarını dinliyor, haberlerini okuyorduk. 1977 seçimlerinde kendisini o zamanlar seçim mitinglerinde takip etmiştik. İlk birebir tanışıklığımız ise 1990’lı yılların başında olmuştu. O zamanlar Gebze’den aralarında Şevket Kazan’ın da bulunduğu bir ekiple Erbakan’ı ziyarete gitmiştik. Erbakan Hocaya mahalli bir gazetenin sahibi olduğumu ve gazeteci olduğumu söylediğimde kendisiyle yaklaşık 10 dakika birebir konuştuk. Kendisi mahalli gazetelerin önemine değinerek kendi haberlerini yerel gazetelere nasıl ulaştıracaklarını ve halka nasıl anlatacaklarını sormuştu. Yaygın medyanın birilerinin elinde olduğunu ancak mahalli gazetelerin halkın gazeteleri olduğunu söyleyerek yerel medya üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirmiştik.

Aradan yıllar geçti ve kaderin cilvesi olarak biz de siyasete atıldık. 90’lı yılların sonunda 60’a yakın milletvekili aday adayıyla Erbakan ile görüşmek üzere Ankara’ya çağrılmıştık. Ancak o aday adaylarının kendi aralarında eleme yapılmasını isteyerek 60 aday adayını milletvekili adayı olacak 10 ismi belirlemesini istemişti. O ankete heyecanla katılıp ilk 10 ismi de belirleyip anket kağıdını parti yetkililerine vermiştik. Bilmiyoruz merhum Erbakan’a bizim anketler ulaştırıldı mı ulaştırılmadı mı?

Daha sonra 1999 seçimlerinde bu kez milletvekili adaylığı için yaptığımız çabalar sonuç vermiş ve aday listelerinin YSK’ya verileceği son günün saat 15.00’e kadar benim ismim üçüncü sırada olduğunu çok iyi biliyordum. Ancak siyaset lobisi ve vefasız siyaset arkadaşlarımın bizi arkadan hançerlemesiyle listenin kazanacağı üçüncü sıradan beşe atılmıştım. Ve benim yerimde Erbakan Hoca’ya çok yakın olduğu söylenen Mehmet Batuk yerleştirilmiş ve milletvekili olması sağlanmıştı. Kaderin cilvesi bizzat Erbakan tarafından vekil yapılan Mehmet Batuk daha sonra Erbakan’ı terk ederek Has Parti saflarında yer aldı. Bu konularla ilgili gelecekte anlatıp yazacağım daha çok şey olacak.

Evet Erbakan Hakkın rahmetine kavuştu. İlim adamı, devlet, siyaset ve fikir adamı olarak önemli izler bıraktı. Dünyanın 61 ülkesini gezdiğimde Erbakan ismine çok rastladım. Tarih Erbakan ile ilgili birçok şey yazıp söyleyecek ve gelecekte hükmünü verecektir.  Merhum Erbakan ile ilgili bir dönem böyle geldi geçti. Erbakan’ın 85 yıllık mücadele hayatı vefat haberini alınca gözümün önüne geldi. Erbakan Hoca sadece Türkiye için değil, dünya siyaseti ve İslam Medeniyeti coğrafyası için çok önemli bir isimdi. Erbakan önemli bir lider ve iyi bir dava adamı olarak hep hafızalarda kalacak.

Tüm Türk Dünyası ve İslam Medeniyeti Coğrafyasının başı sağolsun. Cenab-ı Allah gani gani rahmet eylesin.