Emeklilerin Dramı

54

Yerel Seçimlerden önce; bazı iktidar yetkilileri, emeklilere seslenerek; “Sayın Cumhurbaşkanımızı dikkatlice dinleyin” diyerek her seferinde emeklileri beklentilerinin üzerinde umutlandırdı.

Müjde bekleyen emekli, her mitingde hayal kırıklığına uğradı. Çünkü durumunu iyileştirecek müjdeyi bir türlü duyamadı. Sonunda da hükümete kırıldı ve küstü. Oysa “müjde” diye duyurulan iyileştirmeler, zaten emeklinin sahip olduğu imkânlardı. Artı bir katkısı yoktu.

Önce 3 bin lira bayram ikramiyesi, sonra ‘promosyon’ hamlesi duyuruldu. Ancak emeklinin seyyanen zam beklentisi karşılık bulmadı. Bu açıklama, emeklilerce beklenilen zam müjdesinden oldukça uzak kaldı.

Emekliye ‘promosyon tesellisi’ verilerek, emekli maaşlarına seyyanen zam yapma kapısı kapatılmıştı. Üstelik muhalefetin, “emekli maaşlarına 10 bin lira, 7 bin lira seyyanen ekleyelim” teklifi, “emeklileri tahrik etme” unsuru olarak değerlendirilmişti.

Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin; “Bu açıklamayı müjde olarak değerlendirmek mümkün değil” diyerek, bankaların halihazırda emeklilere promosyon verdiğine işaret etti.

Siyasilerin “emekliye zam için kaynak yok” açıklamalarına karşın DİSK-AR, yeterince kaynağın olduğunu, rapor yayınlayarak paylaştı.

Avrupa’da ve Türkiye’deki emeklilerin durumunu karşılaştıran raporda, Türkiye’de ortalama emekli aylığı merkez Avrupa ülkelerinin altıda biri seviyesinde. Türkiye’de ortalama emekli aylığı merkez Avrupa ülkelerinin sadece 6’da biri.

 2021 yılına bakıldığında ortalama emekli aylığı İspanya’da 1417, Fransa’da 1485, Almanya’da 1552, İtalya’da 1582, Belçika’da 1717, Hollanda’da 2003 Euro iken, Türkiye’de 237 Euro. Euro cinsinden emekli aylığı Türkiye’de 2012 ve 2021 arasında yüzde 33,6 azaldı.

Avrupa’da, Türkiye’den daha düşük aylığa sahip ülke sayısı, 2012’de 9 iken, 2021’de 1’e tekabül etti. Avrupa’da 2012’de Türkiye’den daha düşük yaşlılık aylığına sahip 11 ülke varken, 2021’de yalnızca 2 ülke kaldı.

2012’de 447 Euro olan Türkiye’de ortalama yaşlılık aylığı, 2021’de yüzde 37,2 gerileyerek 281 Euro’ya düştü. Emekli aylıklarına Türkiye’de Avrupa’nın yarısından daha az kaynak ayrıldı. Emekli ödemelerinin GSYH’ye oranı AB-27 ortalamasında yüzde 9,5 iken Türkiye’de yüzde 4,1 oldu. İşte bizdeki emeklilerin durumu bu.

Şimdi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan, “Emekliler Yılı” olarak ilan edilen 2024’te, milyonlarca emekliye verilecek desteklerle ilgili açıklamalarda bulunuyor. Yapılan anlaşmalar çerçevesinde emeklilere market, eczane ve fatura ödemelerinde indirim, KYK yurtlarında bedava konaklama gibi imkânlar sunulacağını aktarıyor.

Bu açıklamalar, emekliler tarafından fazla sevindirici bir haber olarak karşılanmadı. Çünkü hala atılmış somut bir adım yok. Emekliler perişan ve zor durumda, moralleri ve aile düzenleri oldukça bozuk.

Bu piyasa şartlarında cılız ve sönük tedbirlerle emeklilerin hayatının iyileştirilmesi mümkün değildir. Artık emekli tatile çıkamamakta, dışarıda yemek yiyememektedir.

Hatta mahalle kahvelerinin dışında, örneğin bir sahilde, kafede çay veya kahve içememektedir. En ucuz kahvaltı menüsü 300 TL civarında, bir çay 25 TL civarındadır. Bu kurban bayramında, emekli için kurban hissesine katılmak artık hayal olmuştur. Çünkü hisse bedeli, 15 binle 25 bin TL arasındadır.

Oturduğum sitenin önünde bir halk ekmek bayisi var. Emekliler buradan ucuz ekmek alabilmek için, saatlerce kuyruklarda beklemektedirler. Emeklilerin yıllardır kendi aralarında düzenledikleri mütevazı yemek ve çay sohbeti buluşmaları, pahalılık yüzünden bitmiştir.

Emeklinin nezih bir lokantaya, kafeye gitmesi, eşine dostuna bir şeyler ısmarlaması hayal olmuştur. Eskiden huzur evlerinde kimsesizler, geliri olmayanlar barınmaktaydı. Şimdilerde, geçim darlığından dolayı, huzur evlerindeki emekli sayısı günden güne artmaktadır.

Emeklinin gururu, onuru günden güne rencide olmaktadır. Saygınlığı tükenen emekli, acınır duruma gelmiştir. Çünkü pahalılık yüzünden ya evinden bir yere çıkmamakta, ya da uygun olmayan mekânlarda ucuza bir şeyler yiyip içmek zorunda kalmaktadır. Bu yüzden günden güne asosyal ortamlara sürüklenmektedir.

Çarşıda pazarda gezenlerin, giyim kuşamlarından, emekli olduklarını hemen anlarsınız. Çünkü üzerlerinde, birkaç yıl önce aldıkları modası geçmiş, solmuş aksesuarlar vardır. Şimdilerde emeklinin; kaliteli, yeni bir elbise, ceket, gömlek, hatta atlet alması imkânsız hale gelmiştir.

Mesleğimi çok sevdiğim, yıllarca para pul demeden özveriyle çalıştığım halde, okumak için ömrümün yarısını harcadığım yıllarıma, ilk kez bu yıl pişman oldum. “Keşke bu kadar yıl okuyacağıma, ikinci bir evim olsaydı. Kirası emekli maaşımdan daha fazla olurdu” dedim.

İşin ilginç tarafı, bu yılın EMEKLİLER YILI ilan edilmesidir. Emekliler yılına yakışacak iyileştirmelerin, ivedi şekilde hayata geçirilmesi elzemdir. Çünkü emekli can çekişmektedir.

Artık yapılamayacak vaatlerle, ya da somut iyileştirme getirmeyen duyurularla, emekliler daha fazla hayal kırıklığına uğratılmamalıdır. Ne yapılacaksa, bir an önce bu iyileştirmeler hayata geçirilmelidir. Çünkü emekli can çekişmektedir.

Sevgiyle kalın.