Ulûhiyetin, ilâhlığın; azameti, büyüklüğü, izzeti, şerefi ve istiklâliyeti / her şey için buyruk sahipliği; küçük büyük, yüksek aşağı her şeyin kendi idaresi altında olmasını ister. Karşısında yer alanların; aşağılığı, hor görülür durumları; onların Ulûhiyetin tasarrufu, idaresi dışında kalmalarına sebep olamaz.
Çünkü, her şeyin O’ndan uzaklığı varsa da, O’nun onlardan uzaklığı yoktur. Veya bir sıfat, vasıf ve niteliğin küçüklüğü; mensup olduğunun küçüklüğünü gerektirmez. Ya da mülk yönünün kirli olması, iç cihetinin de kirli olmasını icap ettirmez. Keza, Yaratıcı’nın azamet ve büyüklüğü; çirkin şeyleri kullanmaktan uzak durmasını lüzumlu kılmaz.
Aksine gerçek büyüklük; icat hususunda tek olmayı, tasarruf yönüyle de, her şeyi yetkisi altında bulundurmayı iktiza eder.
x
Hiçbir insanın Cenabı Hakk’a karşı itiraz hakkı yoktur. Ayrıca Yaratıcı’ya karşı şikâyete de yetkisi yoktur. Çünkü, şikâyet eden ferdin; hevesinin hilâfını gerektiren âlemin nizam ve düzeninde sayısız ilâhî gayeler, amaçlar ve hikmetler vardır.
O ferdi râzı etmekte ise, binlerce hikmeti hesaba katmamak vardır. Halbuki, bir ferdi râzı etmek için, binlerce hikmet feda edilmez, gözden çıkarılmaz.
“Eğer hak onların keyiflerine tâbi olsaydı, gökler ve yer tamamen fesada uğrar, bozulur ve karışırdı!” (Mü’minun Sûresi: 71)
Eğer her ferdin keyfine göre hareket edilirse, dünyanın nizam ve intizamı fesada gider.
x
Vücudun bir uzvundaki bir hücrecikte yapılan tasarruf, en evvel tüm cesedi göz önüne almaya bağlıdır.
Çünkü, bütünün nakış, işleme ve süslemeleriyle; parçanın çok alâka ve münasebetleri vardır.
Demek ki, parçayı düşünüp tasarlama, her şeyi yaratan Allah’ın bütünü bilmesine, hesaba katmasına, kısaca bütünü göz önünde bulundurmasına sıkı sıkıya bağlıdır.
x
Küçücük böcek, haşere ve balık gibi,
Ufacık hayvanların yumurtalarını,
Haşerat ve bitkilerin tohumlarını;
Pek büyük bir rahmetle,
Bir lütuf ve hikmetle hıfzedip korumaya alan,
Hakîm / hikmet sahibi ve san’atla yaratıcı olan,
Yüce Allah’ın muhafaza edicilik vasfına lâyık mıdır ki,
İnsanın ahirette;
Güzel neticeler ve meyveler veren ağaçlara çekirdek olacak;
Amel ve işlerini hıfz etmesin, ihmal etsin?
Halbuki, insan emanetin hâmili ve taşıyıcısı.
Arz’ın halifesi.
Evet,
Her bir hayat sahibi canlıda bulunan;
Hayatını koruma his ve duygusu;
Zaten Yüce Allah’ın;
Hayy, Hafîz ve Bâkî isimlerinin tecellîleri;
Bu gerçeğe delâlet etmekte.
Bu istenen ve beklenen sonucu,
Âdeta,
Tüm mahlûkatına müjdelemektedir.


