Dünya, kâinatın yani evrenin kalbi olduğu gibi,
Toprak unsuru da arz, yani yerin kalbidir.
Tevazu / alçak gönüllülük gibi, gayeye ulaştıran
Yolların da en yakını topraktır.
Belki toprak, en yüksek göklerden,
Göklerin Yaratanı’na daha yakın bir yoldur.
Çünkü, evrende rablığın tecellîsi ve bilinmesine,
Yüce Allah’ın Kudreti’nin faaliyetine,
İlahî Yönetim’in hüküm sürdüğü merkeze,
Her şeyi varlıkta tutucu ve hayat sahibi,
Hayy ü Kayyum olan Allah’ın
İsimlerinin görüntülerine en uygun yer topraktır.
Nasıl ki, Allah’ın rahmet arşı ve makamı su üzerindedir.
Hayatın göründüğü yer de toprak üstündedir.
Toprak; tecellî ve görüntülerin zuhuruna, en yüksek bir aynalık yapmaktadır.
Çünkü, kesif, yoğun ve şeffaf olmayan bir şeyin aynası; ne kadar lâtif ve ruhanî olursa,
O nispette sûretini açık ve âşikâr olarak gösterir.
Parlak bir şeyin de aynası, ne kadar kesif ve yoğun olursa,
O nispette isimlerin tecellî ve görüntülerini cilâlı gösterir.
Meselâ, hava aynasında; güneşin yalnız zayıf bir ziyası ve ışığı görünür.
Su aynasında güneş ışığıyla görünürse de, yedi rengi görünmüyor.
Fakat toprak aynası, çiçeklerinin renkleriyle,
Güneşin ışığındaki yedi rengi de gösterir.
Öyle ise insan; topraktan ve toprağa dönüşmekten
Ve kabirden, kabre girip yatmaktan korkup irkilmemeli.
x
Kalp, zevkiyle bulduğu şeyi akla veriyor. Akıl da âdet olduğu üzere,
Delilli bir şekilde bir temsil ve benzetme ile gösteriyor.
Meselâ, her şeyi bir maksat için yaratan Allah’ın kâinattan
Sonsuz bir uzaklığı olduğu gibi, sonsuz bir yakınlığı da vardır.
İlim ve kudretiyle, iç kısımların en iç kısımlarında bulunduğu gibi,
Üstlerin de en üstünde bulunuyor.
Hiçbir şeyin içinde olmadığı gibi, hiçbir şeyin de dışında değildir.
Rahmet eserlerine mazhar olan yeryüzünde,
Allah’ın kudret eliyle yaptığı şeylere bak ki, bir parça bu sırra eresin.
Meselâ biri yerde, diğeri gökte veya biri doğuda, diğeri batıda iki şeyi
Bir anda San’atla Yaratan’ın, o yaratılan şeylerin arasındaki uzaklık kadar
Uzaklığı lâzımdır ki, böylece, her şeyin kayyumu
Ve varlığını devam ettiren olduğu için,
Her şeyin nefsinden daha çok bir yakınlığı da vardır.
Bu sır, İlahî dairenin, her şeyden soyutlanmış
Ve her tarafta bulunan vasıflarındandır.
Asıl fâil ve yapanın mahiyetiyle gölgesi olan etkilenenin arasındaki
Gereken zıtlığın varlığındandır.
Meselâ güneş, örneklerinin kayyumu olduğu için,
Haddinden fazla onlara bir yakınlığı vardır.
Aynadaki gölge ile
Gökte bulunan asıl arasındaki mesafe kadar da uzaklığı vardır.


