Dünyamız Kötü Yönetiliyor

67

Rusya Lideri Vladimir Putin
üçüncü haftasını tamamlayan Ukrayna saldırısı sırasında ilk kez Moskova Luzhiniki
Stadyumunda halkının karşısına canlı yayında çıktı. Hem de soykırımın, tacizlerin,
tutuklamaların, kaçırmaların yaşandığı Türk Yurdu Kırım’ı ilhak ve işgalinin 8.
Yıldönümünde (2001). Üstelik sırtında da İtalyan Loro Piana marka 200 bin
liralık mont vardı. Yani Rusya’daki asgari ücretin 104 katı fiyatında bir mont!
Aynı saatlerde ise neredeyse sağlam yapı kalmayan Ukrayna saldırısında asgari
ücretli ailelerin çocukları ölen Rus askerlerinin sayısı ise 10 bini aşmıştı. Bu
cenazeler Rusya’ya götürüldüğünde siz toplumun feryadı figanını dinleyin. Bu Rus
ailelere Putin’in Ukrayna saldırısının sanallık dışında hiçbir makul sebep anlatamayacağını
tahmin etmek mümkün. Belki 20 yılda batının ambargolarıyla ekonomisini
düzeltemeyeceğini bilen Putin, işte bu sebeptendir ki asker cenazelerinin kendi
kamuoyunda tepkiden çekindiği için Ukrayna saldırısını “vekil savaşçılar” ile
de sürdürüyor. Büyük bir direniş gösteren Ukrayna karşısında Rusya, şehir
savaşında önce “paralı askerleri”, sonra “Çeçen milisleri” kullandı; ardından
da Suriye’de Esad’ın kirli işlerini gerçekleştiren Şebiha’dan bin kişilik
askeri birliği ateş hattına gönderdi! Askeri otoriteler böylesi takviyelerle
artık Rusların Ukrayna’da zorlandığını belirtiyorlar.

 

Savaş Suçu İşleniyor

 

Tanklar yavaşlayınca vahşet
böylece sivillere yönelerek arttı. Çocuklar başta olmak üzere kadın ve
yaşlıların sığındığı tiyatro binasının vurulmasının ardından Harkov’da bir orta
mektep binasına da saldırıldı. Ukrayna Başsavcılığı, 63 eğitim kurumunun yerle
bir olduğunu, 24 Şubat’tan bu yana 109 çocuğun hayatını kaybettiğini duyurdu. Marefa
Kentinde 21 sivil daha katledildi. Kiev yönetimi Rus kayıplarına ilişkin resmi
rakam açıklarken, Kremlin iç kamuoyu tepkisinden çekindiğinden bu hususa hiç
girmiyor. ABD ve İngiltere Ukrayna’da toplanan kanıtların Rusya’nın savaş suçu
işlediğinde ısrarlı. Biden ayrıca, üç dişli rakibinden birini sürgüne, birini
hapse, birini toprağa gönderen ve bir anayasa değişikliği ile 2035 yılına kadar
başkanlığını garantiye alan ve soğukkanlılığıyla tanınan Putin’i diktatörlükle de
suçluyor. Bu kadar olsa iyi Rusya, askeri güçle dünyayı tehdit etmenin fayda ve
maliyet analizini demek henüz yapmamış olsa gerek. Daha şimdiden karaborsacılık
hortladı, fiyatlar yükseldi, döviz girdisi geriledi, Moskova Borsası ve merkez
bankası faaliyetlerini dondurdu. Ekonomistlere göre Rusya 20 yılda ancak
saldırı öncesi durumuna gelebilir. Savaş ve işgal demenin yasak olduğu Rusya’da,
Ukrayna saldırısına destek %70 ama kredi kartları çalışmayan, dünyanın batısına
uçamayan, ınstagramdan story bile atamayan Rus orta ve üst sınıflar mevcut halden
şikayetçi ve mutsuz.

Ukrayna saldırısına; küresel
üstünlüğün askeri güç dışında finans, teknoloji, iletişim, kültür, demokrasi ve
hukuk ayaklarıyla Rusya’ya hep birlikte ambargolar uygulayan batı, nedense
Kırım’ın işgal ve ilhakına, Kafkasya’da Abazya ve Osetya’nın Gürcistan’dan
ayrılarak kendi içinde özerk olarak Moskova emrine girmesine sessiz kaldı,
sükut etti.

 

Hırsız ve Dolandırıcıdan Dünya Nasıl Geri  Alınır?

Batının günah galerisini
bilmem kendileri görebiliyor, gezebiliyor mu; ama Batı, Ukrayna’yı yok Avrupa
Birliği, yok NATO ile teselli eden, silah satıp, askeri yatırımlarla tuzağa
düşürdü. Biraz öncesinde ise İsrail’in Filistin saldırısına ve katliamına
sürekli sessizlik, Yahudi yerleşim yerlerini hızlandırmayı görmezden gelme,
Irak’ın işgali ve bir milyondan fazla Müslümanın katledilmesi, İran’a ambargo, kadim
devlet Afganistan’da neredeyse yarım asırdır süren işgal ve savaş, Taliban’ın
yeşertilerek hükümete getirilmesi, Arap Baharı tuzakları, Arakan Müslümanlarını
göçe mecbur ederek aç, sefil, perişan bırakmaları,  Hollanda Barış Gücü askerlerinin teslim
ettiği ve sonra seyrettiği Sırpların Srebrenitsa katliamı, toplu mezarları, Suriye
Savaşı, Kazakistan’ın karıştırılmak istenmesi hemen akla gelen gelişmeler.
Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı soykırım da öyle. Batı bir damla kan, bir
varil petrol politikasıyla götürdü işleri ortadoğuda.

İngiliz Gazeteci Oliver
Bullough “Bırakınız Şanımız Yürüsün” adlı kitabında Rus hakimiyeti altındaki
Kafkasya Halkları üzerindeki oyunu anlatıyor. Karar Yazarı İbrahim Kiras’dan
öğrendiğimize göre; Gazeteci “Paravatan”adlı kitabında ise SSCB kalıntısı
dünyanın ve Putin rejiminin kriminal/finansal iskeletinin resmini çekiyor.
Kitabın kapağında ise “Neden dünyayı hırsızlar ve dolandırıcılar yönetiyor ve
onlardan nasıl geri alabiliriz?” yazıyor. Batılı devletler ülkelerindeki Rus
oligarkların yat, villa pahalı otomobil gibi mallarına el koyuyor ve elde
edilen parayı Ukraynalı 3 milyon göçmene harcayacağını açıklıyor.

 

“Sukut Suikastı!”

 

İsviçre’de yaklaşık 18 binden
fazla hesap verisi sızan Credit Suisse olayında 100 milyar doların sahipleri
arasında diktatörler, devlet başkanları, politikacılar, ajanlar ve uyuşturucu
baronları bulunuyor(22 Şubat 2022 Karar). Arap Baharı parası dahi buraya akmış.
Bu hesapları vergi anlaşması olmayan ülke vatandaşları kullanmış. Dünyadaki
160’tan fazla uyruktan hesap var bu banka verilerinde. Dil, dil, ırk, renk hiç
fark etmiyor.

Bazen gelişmeler karşısında suskunluk
ve sessizlik de bir cinayet kadar ağır yansımalara neden olabiliyor. Ahmet
Hamdi Tanpınar buna “sükut suikastı” diyor. İşte bunun için önemli demokrasi,
hukuk devleti, insan hakları, hesap verebilirlik, parlamento denetimi ve
şeffaflık. Dolayısıyla ülkelerinde özgürlüklerini hissedenler, doya doya
yaşayanlar şanslı. Dünyada tam tersi olan zorbalık ve despot yönetimlerde
yaşayanların ise böyle bir şansı yok. Saldırılarla göçe mecbur bırakılanların
da Ukrayna’da olduğu gibi 3 milyonu aşkın insan mülteci durumunda. Batı, Afrika
ve Suriyeli göçmenlere kapılarını açmazken, nasıl olduysa Ukraynalı masum ve
mağdur göçmenlere böyle bir fırsat tanıdı!.

Savaşlar, saldırılar, işgal
ve ilhaklar, soykırımlar, soygunlar, bitmeli, müsebbipleri “savaş suçlusu”
olarak yargılanmalı. Çünkü saldırı sadece Türkiye ve bölgeyi değil, bütün
dünyayı etkiliyor. Putin’e Ernest Hemingway, Mark Twain, Emily Dickinson ve
John Steinbeck, Biden’e de bol bol Tolstoy, Dostoyevski, Gogol, Puşkin okumalarını
tavsiye ederim. Savaşların durması için dünyayı biraz da böyle okumak
gerekecek. Yarın yönetimlerinde sorumluluk alacak Z Nesli galiba bunun
farkında.