Doğu Kudüs’ten Doğu Türkistan’a

40

Yol yok; varsa-yoksa Kudüs. Artık onun da yarısı
kaldı, diğer yarısı da 20
seneye kalmaz gider. Doğu Türkistan’a
niye yol yok; çünkü Çin o yolu bastı
parayı, kapattı. Nasıl? İster İngilâzca  “One Belt One Road” ister Türkçe “Bir Kuşak- Bir Yol” deyip aratın
internetten ve görsellere bakın, anlarsınız. Burdan oraya yol gitmiyor, ordan
buraya yol geliyor vesselâm. E bir yerden yol geçiyorsa veya geçecekse ‘özümden
çok sevdiğim’ Milletimin ve ‘baba
yarısı’ Devletimizin kapitalizmle 70
küsur yıllık izdivâcının meyvesi müteşebbislerimizin
yolu yerleşime ve tecime çevirme becerisini sosyolojik tarihimize
not düşmek lâzım. Bkz. en sonki köprüler (Osmangazi, Çanakkale), en sonki
otoyollar (Kuzey ve Güney Marmara)…

            Doğu Türkistan’la ilgili Devlet Baba zulme ‘tık
demediği için Millet Ana da tepkide tık nefes oluyor. Amma Kudüs mevzu olunca Devlet & Millet işbirliğinin güzide örnekleri sergilen –miş gibi oluyor, gençlerin tâbiriyle
duyar kasarak vicdanlarımıza sunî teneffüs yaptır –mış gibi oluyoruz. Öyle olunca da düşman otomatikman kahroluyor. Allah-ı Tealâ da Âkif’in dediği gibi bizim nazlı sesimizi, nazlanışımızı gözetmekteydi;
şu benim Müslümanlar “YâRabbi, sen
onları ıslah et, eğer ıslah olmuyorlarsa kahret” dese de bu yarattıklarım için
diğer yarattıklarımı kahretsem diye beklemekteydi hâşâ.

Ø  “Başın sıkıldı mı, kâfî senin o nazlı sesin: ‘Yetiş!’
de, kendisi gelsin, ya Hızr’ı göndersin”

Ø  “Hüdâ’yı kendine kul yaptı, kendi oldu Hüdâ; utanmadan
da tevekkül diyor bu cürete ha!”

Filistin Dâvâsı’na gelirsek;
ve dış siyasetteki sıkışmışlığımızı,
ekonomik ve pandemik

umutsuzluğumuzu bir kenara
bırakıp millî ve dinî eylemlilikte aktivist olarak, tarih temelli millî
mevzularda da analist olarak çeyrek asrı aşkın zamandır tazminatsız kıdem biriktirmiş biriyle tarihten
biraz ders/nefes alıp vermeye ne
dersiniz? (Ki bu kişi son 3-4 yıldır da Suriye, Lübnan ve Filistin
Türkmenlerini çalışmaktadır.)

§  Filistin’de Musevî kolonileşmesi
Osmanlı’nın 1867’de yabancılara toprak
satın alma izni

vermesinden sonra başladı.

§  II.
Abdülhamid
’in buyruklarına yansıyan Filistin hassasiyetiyle birlikte meşhur
Yahudi

banker Rothschild’den Devletçe borçlanmalara
gidilmesi hem Devlet yönetimini çelişik göstermiş hem de yörede görev yapan Devlet
yetkililerini etkisizleştirmiştir.

§  Dünya Savaşı’nda isyancı
Araplar
ve Siyonist kuvvetler ve
takviyeli İngiliz Birlikleri
karşısında

ancak 3 yıl
dayanabildik; ahâlinin de karşımıza döndüğü demde 30-40 bin şehitle Kudüs’ü terkettik.

§  İngiliz
Mandası
’ndaki direnişlere rağmen İsrail’in 1948’deki kuruluşuna kadarki son 20 yılda

Filistin’deki
Musevî nüfusu yüzde 15’in
altındayken yüzde 50’ye yaklaştı. 48
sonrasını biliyorsunuz; bilmediğiniz Filistin
Türkmenlerinin
başından beri mücadelenin ön safında yer almaları hatta Aksa Şehitleri Tugayını kurmaları.

§  FKÖ’nün devamı olan el-Fetih Doğu Kudüs’ün de içinde bulunduğu Batı Şeria’ya, HAMAS ise

Mısır
sınırındaki Gazze’ye hâkim hesapta;
tüm ipler İsrail’in elinde.
Aralarındaki sidik yarışı hep
İsrail’e yaradı. Bugün bile İsrail
askerlerinin Mescid-i Aksa’da dinî
vecibeler nedeniyle bulunan sivil Müslümanlara
yönelik zorbalığı dünyaca tepkiye sebep olmuşken Kudüs’ten 80 km uzaktaki Gazze’den roket atarak
sivil yerleşimlere zarar vermesi 24
Müslüman
kaybına ve karşı tarafın 6
yaralısına karşın bir anda kamuoyu durumlarını eşitledi.

§  İsrail tek tek bütün Arap ülkeleriyle anlaştı; tek tek bütün Arap ülkeleri Filistin Dâvâsını sattı.

Filistin Dâvâsının beceriksizlik şampiyonu Yaser Arafat’tı, yolsuzluk
şampiyonu
da Mahmud Abbas olacak.
86 yaşında olmasına ve Seçimleri sürekli ertelemesine, oğullarıyla ilgili yolsuzluk
iddialarının ayyuka çıkmasına rağmen İktidarı
bırakmak istemiyor. HAMAS da kendi içinde mücadelede..

§  Kudüs demek Mekke-Medine
demek değildir, Kudüs demek Şam-Bağdat
demek değildir, hele

hele Kudüs demek Ankara-İstanbul
demek hiç değildir.

§  Ordumuzun harekete geçmesini istemek apaçık hamâkattir;
oyuncağınız mı Mehmetçik? Kendi

devletinin başka bir devlete
savaş açmasını isteyeceğine 70’lerin Devrimcileri gibi gönüllü git Filistin’e; yüreğin kesiyorsa. Umre turuna benzemez bu işler muhterem.

            Acıları
yarıştırmak
doğru değil; elhak. Doğu
Türkistan
’daki zulmün boyutundan daha haberin yok; en azından Ramazan’ın olaylı da olsa Filistin’e girebildiğinden haberdarız, Doğu
Türkistan’a sokmuşlar mı acaba Ramazan’ı
? Gazınız bitince haber verin Gaz Müslümanları; bayramınız bereketli
olsun.