Cinayeti Gördüm

40

Aşağıda anlatılanlar 1966 yılında İngiltere’de çekilmiş
İtalyan-İngiliz ortak yapımı bir filmin hikâyesidir. Çevrildiği yıllar adından
çok ses getiren ve tartışılan filimin konusu hayli ilginç.

Filmin ana karakteri Thomas, altmışların Londra’sında zengin ve ünlü
bir fotoğrafçıdır. Bir gün şans eseri bir parkta iki aşığa rastlar ve onların
fotoğraflarını çeker. Bu arada kadın tarafından fotoğraflarının çekildiği fark
edilir. Koşarak fotoğrafçının yanına gelen kadın umutsuzca negatifleri almaya
çalışır fakat Thomas kadını reddeder.

Kadın, Thomas’ın stüdyosunu nasıl olduysa bulur, fotoğrafları almak
için para hatta vücudunu teklif eder. Bu olay fotoğrafçının şüphelenmesine ve
filmleri incelemesine neden olur. Resimleri stüdyoda büyütür. Bu işlem sırasında
resim karesinde silahlı bir adamı belli belirsiz açığa çıkarır. Resimleri
tekrar tekrar büyütür. Artık siyah/beyaz karedeki gizlenmiş silahlı adamı ve
yerde yatan cesedi görmüştür.

 

Thomas, fotoğrafı çektiği parka tekrar gider cesedi, parkta çalıların
dibinde bulur ancak şanssızdır yanında fotoğraf makinesi yoktur. Film,
Thomas’ın cinayeti kanıtlama çabalarıyla devam eder. Bir arkadaşının da tanık
olması için uğraşır, ancak ceset artık orada değildir, bu arada stüdyosundaki
resimler de ortadan kaybolmuştur.

 

İzleyici filmin sonuna kadar cinayetin
arkasındaki sırları (veya cinayetin gerçekleşip gerçekleşmediğini) asla
öğrenemez. Aslında film, seyircinin onu nasıl algıladığıyla ilgilidir.

 

 Bu filmin konusunu Sedat Peker’in haftada bir
yayınladığı videolara benzetiyorum. İzleyicilerin kafası karışık, az değil 300
milyon kere tıklanıp izlenmiş, doğruluğuna inansa bir türlü inanmasa bir türlü.
İnanılmayacak gibi değil aslında. Cemil Çiçeğin dediği gibi: “Ortalıkta siyasetçilerin araçlarına
çantalar dolusu para konulduğu iddiaları var. Bunu görmezden gelebilir misiniz
?”

 

Ancak bir durum var ki, ortalık
toz duman olmuşken hükümet yetkililerinden kamuoyunu doyurucu henüz bir
açıklama yapılmış değil. Yayınlanan videoların merkezindeki isim İçişleri
bakanı. Bir taraftan kendisine atfedilen suçlamaları inkâr ederken, diğer
yandan bir önceki bakan çocuklarının isimlerini ifşa ediyor.

 

 Bu arada “Adalet
yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun
” diyen Adalet Bakanının hiç sesi
çıkmıyor. Cumhurbaşkanı yine öyle… Sadece susuyor. Tahtları sarsılan
gazeteciler sessiz sedasız meydanı terk ederken ortada bir değil, iki değil
onlarca failin ismi geçiyor, üstelik işin içinde cinayetlerden tutun da gasp,
irtikâp her türlü suçlama orta yerde duruyorken tek bir yetkilinin ağzını bıçak
açmıyor.

 

İster misiniz 17/25 olaylarının
neticesi bu konuya da sirayet etsin? Biliyorsunuz Ayakkabı kutularında
yakalanan  milyon dolarlar, bakan
çocuklarının yatak odalarında bulunan para sayma makinaları, 700 bin liralık
kol saatleri…vs, vs. Hatırlarsanız yakalanan dolarlar sahiplerine faiziyle
tekrar iade edilmişti ve sonunda bu işin faillerinden bazıları adeta
ödüllendirildi. Bilmeniz gerekir sanırım birisi şu an halâ Prag büyükelçisi. (Ülkücü katili zanlısı Viyana Büyükelçisini
bu olayın haricinde tutuyorum
.)

Şimdi ne olacak yani, biz bu
filmi daha önce görmüştük, o günlerde ne olduysa şimdi de o olur deyip susacak
mıyız? İşlenen bunca cinayeti, millete ait gasp edilen milyar dolarları görmezden mi geleceğiz?

Alışılmış algılar birilerinin
gözlerini perdeleyebilir ama ben: “Cinayeti
gördüm
!”

 

Sağlıklı kalın.

Önceki İçerikSedat Peker’in Örgüt Lideri Kim?
Sonraki İçerikAk Parti Nasıl Düzelir
İdris Türkten
İdris Türkten 1 12 1949 tarihinde Tokat/Artova da doğdu. İlkokulu Artova Gaziosmanpaşa ilkokulunda, Ortaokul ve Liseyi Turhal da okudu. Berlin Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünün 2. Sınıfından ayrıldı. Kocaeli Petkim Petro Kimya Fabrikasından emekli oldu. Ülkü Ocakları ve Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarının her kademesinde görev yaptı. İYİ Parti Kocaeli İl kurucuları arasında bulundu ve İYİ Parti yönetim kurulunda bir dönem görev yaptı. Halen Kocaeli Aydınlar Ocağı İdari Sekreterliği görevini yürütmektedir. Editörlük ve güncel Köşe Yazarlığı yapmaktadır. Biri kız, iki erkek evladı var.