Bir Selçuklu Şehri “Sinop” ve 35. Şura

28

Aydınlar Ocağı üyeleri için milli, dini, kültürel v.b. maksatlarla gezilere katılmak, toplantı ve yemekler düzenlemek, yurdumuzun her bir yerini görmek için gayretlerde bulunmak çok tabii icraatlardandır. Kocaeli Aydınlar Ocağı üyeleri olarak da yıllardır her başkanın döneminde, hele Başkan Ahsen Okyar’ın gayretleri ile İstanbul’un abide yerlerini, camilerini, saray, kasır ve köşklerini Yüşa Hazretlerinden, Eyüp Sultanı’na, Yerebatan Sarayından, Miniatürk’e, Söğüt’ten, Bursa Emir Sultanı’na, Elazığ’dan, Ankara Kalesi’ne, Giresun’dan Malatya’ya v.s. pek çok yurt köşesini hallaç pamuğu gibi attık. Türk – İslam Kültürü’nün ve diğer tarihi eserlerin tadına vardık. Her gittiğimiz yerden hafızamıza yeni yeni bilgi ve nakışlar yerleştirerek, gördüğümüz kültürel ve tabii tabloların verdiği neşe ile daha da dolarak ve coşarak yuvalarımıza döndük.

Son Aydınlar Ocakları Büyük Şurası; Karadeniz’in incilerinden, yeşilin, denizin en güzel örneklerinden güzel Sinop İlimizde yapıldı. TBMM Başkan Vekili Dr. Meral Akşener, Aydınlar Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa E. Erkal, Sinop Aydınlar Ocağı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Şennan Yücel, Prof. Dr. Recep Bircan, Kocaeli’den de; Nursel – Ahsen OKYAR, Meral – Ahmet BAŞAR, Melek – Nihat GÜRER, Filiz – Nuri Ertan İRFANOĞLU, Dr. A. Gülden – Ruhittin SÖNMEZ, Yunus ÖZEN, Hatice Nur – Cemal BARIŞ, Hasan Buğrahan BARIŞ (6 yaşında), Hayrettin Gürsoy BARIŞ (19 aylık), Meryem GÜRSOY ve eşim Zeynep POSTALCIOĞLU ile birlikte katıldık.

Ülkemizin bugününü irdeleyen, yarınını düşünen, mevcut sıkıntılarından ve gelecek tehlikelerden rahatsızlık duyan, Türk Milleti’nin devleti ve milletiyle “bölünmez bütünlüğünü” her zaman savunan, Evlad-ı Fatihan’ı unutmayan, Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk Dünyasına, İslam Alemine ve hatta Osmanlı Devleti’nin (Devlet-i Ali’nin) yaşattığı Türk Asırlarında olduğu gibi Cihan’a yetecek güce erişmesi için heyecan duyup, çalışan Aydınlar Ocaklılar böylece Türk Milliyetçiliği’nin inceliklerini özetlemektedirler.

Tarihimizin en önemli unsurlarından biri de bizlere Anadolu’yu yurt yapan, büyük hakan Alpaslan’ın yadigarı olan Anadolu Selçuklu Sultanlığı’dır.

Anadolu’daki Türklük Selçuklularla mühür haline gelmiştir. Bu mührün çok sayıda örneği ve alametleri Erzurum’da, Elazığ’da, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kahramanmaraş, Sivas, Van, Erzincan, Erciş, Tunceli, Siirt, Hakkari, Konya, Antalya, Kastamonu, Samsun, Alanya, Ankara, Aksaray, Afyonkarahisar, İzmir, Amasya, Eskişehir, Kütahya ve sayamadığımız yurt köşesine çakılmıştır.

35. Şura için gittiğimiz de gördük ki Sinop İlimizde Selçuklu iktidarından çok sayıda hatıra taşımaktadır.. Camiler, kaleler, kervansarayları, külliyeleri ve bütün insanlarına yansımış olan Türk konukseverliği…

Her gezimizde o kadar zengin bir kültür hatırasıyla karşılaşıyoruz ki!.. İşte Türk Milleti’nin gerektiğinde istiklali için canını verebilecek imanının hamuru bu mayadan gelmektedir.

Gerek Selçuklu atalarımız, gerekse Osmanlı atalarımız at koşturdukları coğrafyayı imar etmişler ve imanlı- kültürlü – saygılı ve canını verecek kadar yürekli ve sevgi dolu yaşamışlardır. Bu ruh haleti içinde Müslim, gayrımüslim tüm vatandaşların huzur, can güvenliği ile emniyetleri sağlanmış ve yüzyıllarca dünyanın imrendiği “hayat örneği” olmuştur.

Buna birde inanılmaz güzellikteki yemyeşil ormanlar, bakımlı sokaklar ve tarihi eserler, şehitler- veliler – sahabeler, muhteşem Karadeniz, tabii liman ve dünyada Norveç’te olan ve bu da bizde bu sahada görülen muhteşem fiyort tablosu…

Yanında, ülkesinin hiçbir ferdini ayırmadan kucaklayan şuurlu Aydınlar Ocağı üyeleri ve lise yıllarımın hatırası Dr. Ömer Kolsarıcı ve eşi Ecz. Nalan Kolsarıcı kardeşlerimle ve yeğenimiz Ertuğ Kırçal’ın varlıkları da kültür gezimizin duygu odaklarını oluşturdu.

Hasılı arzu ile katıldığımız bu gezimizde başta Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanı Ahsen Okyar ve yönetici arkadaşlarımız ile Sakarya Aydınlar Ocağı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Kemal Cerrahoğlu ve ekibi, ailelerimiz, Sinoplu ve diğer Ocaklı dostlarımızla bir sonraki şurada kavuşma dileklerimizle nihayetlenmiş ve şükürlerle, yeni bilgilerle, geleceğimizin aydınlığına inanarak yuvalarımıza dönüş nasip olmuştur.

Sağlıcakla kalınız.