15.5 C
Kocaeli
Cumartesi, Mayıs 23, 2026
Ana SayfaDin ve AhlâkDüşün Damlaları (44)

Düşün Damlaları (44)

Dünya, kâinatın yani evrenin kalbi olduğu gibi,

Toprak unsuru da arz, yani yerin kalbidir.

Tevazu / alçak gönüllülük gibi, gayeye ulaştıran

Yolların da en yakını topraktır.

Belki toprak, en yüksek göklerden,

Göklerin Yaratanı’na daha yakın bir yoldur.

Çünkü, evrende rablığın tecellîsi ve bilinmesine,

Yüce Allah’ın Kudreti’nin faaliyetine,

İlahî Yönetim’in hüküm sürdüğü merkeze,

Her şeyi varlıkta tutucu ve hayat sahibi,

Hayy ü Kayyum olan Allah’ın

İsimlerinin görüntülerine en uygun yer topraktır.

Nasıl ki, Allah’ın rahmet arşı ve makamı su üzerindedir.

Hayatın göründüğü yer de toprak üstündedir.

Toprak; tecellî ve görüntülerin zuhuruna, en yüksek bir aynalık yapmaktadır.

Çünkü, kesif, yoğun ve şeffaf olmayan bir şeyin aynası; ne kadar lâtif ve ruhanî olursa,

O nispette sûretini açık ve âşikâr olarak gösterir.

Parlak bir şeyin de aynası, ne kadar kesif ve yoğun olursa,

O nispette isimlerin tecellî ve görüntülerini cilâlı gösterir.

Meselâ, hava aynasında; güneşin yalnız zayıf bir ziyası ve ışığı görünür.

Su aynasında güneş ışığıyla görünürse de, yedi rengi görünmüyor.

Fakat toprak aynası, çiçeklerinin renkleriyle,

Güneşin ışığındaki yedi rengi de gösterir.

Öyle ise insan; topraktan ve toprağa dönüşmekten

Ve kabirden, kabre girip yatmaktan korkup irkilmemeli.

x

Kalp, zevkiyle bulduğu şeyi akla veriyor. Akıl da âdet olduğu üzere,

Delilli bir şekilde bir temsil ve benzetme ile gösteriyor.

Meselâ, her şeyi bir maksat için yaratan Allah’ın kâinattan

Sonsuz bir uzaklığı olduğu gibi, sonsuz bir yakınlığı da vardır.

İlim ve kudretiyle, iç kısımların en iç kısımlarında bulunduğu gibi,

Üstlerin de en üstünde bulunuyor.

Hiçbir şeyin içinde olmadığı gibi, hiçbir şeyin de dışında değildir.

Rahmet eserlerine mazhar olan yeryüzünde,

Allah’ın kudret eliyle yaptığı şeylere bak ki, bir parça bu sırra eresin.

Meselâ biri yerde, diğeri gökte veya biri doğuda, diğeri batıda iki şeyi

Bir anda San’atla Yaratan’ın, o yaratılan şeylerin arasındaki uzaklık kadar

Uzaklığı lâzımdır ki, böylece, her şeyin kayyumu

Ve varlığını devam ettiren olduğu için,

Her şeyin nefsinden daha çok bir yakınlığı da vardır.

Bu sır, İlahî dairenin, her şeyden soyutlanmış

Ve her tarafta bulunan vasıflarındandır.

Asıl fâil ve yapanın mahiyetiyle gölgesi olan etkilenenin arasındaki

Gereken zıtlığın varlığındandır.

Meselâ güneş, örneklerinin kayyumu olduğu için,

Haddinden fazla onlara bir yakınlığı vardır.

Aynadaki gölge ile

Gökte bulunan asıl arasındaki mesafe kadar da uzaklığı vardır.

Muhsin Bozkurt
Muhsin Bozkurt
1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1955'de Ordu ili, Mesudiye kazasının Çardaklı köyü ilkokulunu bitirdi. 1965'de Bakırköy Lisesi, 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1974-75 Burdur'da Topçu Asteğmeni olarak vatani vazifesini yaptı. 22 Eylül 1975'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle Öğretmen Lisesi Tarih öğretmenliğine tayin olundu. 15 Mart 1977, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca Okutmanlığına başladı. 23 Ekim 1989 tarihinden beri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Yakınçağ Anabilim Dalı'nda Öğretim Görevlisi olarak bulundu. 1999'da emekli oldu. Üniversite talebeliğinden itibaren; "Bugün", "Babıalide Sabah", "Tercüman", "Zaman", "Türkiye", "Ortadoğu", "Yeni Asya", "İkinisan", "Ordu Mesudiye" ve "Ayrıntılı Haber" gazetelerinde ve "Türkçesi", "Yeni İstiklal", "İslami Edebiyat", "Zafer", "Sızıntı", "Erciyes", "Milli Kültür", "İlkadım" ve "Sur" adlı dergilerde yazıları çıktı. Halen de yazmaya devam etmektedir. Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefası'nı sadeleştirmiş ve 1981'de basılmıştır. Metin Muhsin müstear ismiyle, gençler için yazdığı "Irmakların Dili" adlı eseri 1984'te yayınlanmıştır. Ayrıca Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nce hazırlattırılan "Van Kütüğü" için, "Van Kronolojisini" hazırlamıştır. 1993'te; Doğu ile ilgili olarak yazıp neşrettiği makaleleri "Doğu Gerçeği" adlı kitabda bir araya getirilerek yayınlandı. Bu arada, bazı eserleri baskıya hazırlamıştır. Bir kısmı yayınlanmış "hikaye" dalında kaleme aldığı edebi yazıları da vardır. 2009 yılında GESİAD tarafından "Gebze'de Yılın İletişimcisi " ödülü kendisine verilmiştir.
Önceki İçerik

Seçtiklerimiz

spot_img