65 Yaş Üstünde Bulunanların Mağduriyetleri Devam Ediyor.

38

Birçoklarının
bildiği üzere, Ben Kocaeli de ikamet ediyorum. Bu sıralarda bir iş icabı
Balıkesir’e gitmem lüzumu hâsıl oldu. 
Şehirlerarası seyahat etmek için ise, 65 yaş üstü olanlar için İç İşleri
Bakanlığı’ndan izin alma mecburiyeti varmış. Bu itibarla, kanuni mevzuatın
yerine getirilmesini teminen 199 No.lu telefonu aradım. Bana gidiş sebebini sordular.
Ben de olduğu gibi hangi maksat ve gaye ile gideceğimi söyledim.  Fakat aradan üç gün geçmiş olmasına rağmen müspet veya menfi
bir cevap gelmedi. Tekrar 199 No.lu telefonu aradığımda ise, bana gidiş gerekçemin yeteli
görülmediğini bu sebeple de talebimin muhtemelen reddedilebileceğini ifade
ettiler. Bu durum da ne yapmam icap ettiğini sorduğum da ise,  en azından Balıkesir’de bulunan, sağlık
kurumlarının birisinden randevu almam lazım geldiğini söylediler.

                Bunun üzerine, Balıkesir Atatürk
Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Hastalıkları Bölümünden 27.08.2020 tarihi için
kendi adıma saat 11.40, Eşim adına da 11.50 de randevu aldım. Çünkü kimin ile
görüştü isem hep ayni yolu tavsiye ettiler. Ben de yapılan bu tavsiyeler
üzerine, talebimi kanuni mevzuata uygun hale getirebilmek için, bahsi geçen randevuları
aldım.

                  Seyahat izin talebimi mevzuat hükümlerine
uygun hale getirdikten sonra,  yeniden
199 No.lu telefonu aradım. Fakat Hastaneden randevu almama rağmen, bana seyahat
izni vermediler. Bu arada ehemmiyetine binaen şu hususu da ifade edeyim ki,
Eşim hakiki manada kalp hastasıdır. Üç beş basamaklı merdivenleri dahi çıkmakta
zorlanmakta olup, devamlı olarak ilaç kullanmaktadır. Bunlar doktor raporları
ile sabittir. Benim de kalp den ufak tefek sıkıntılarım bunmaktadır. Bu vesile
ile tedavi ve kontrollerimizi yaptıralım demiştik.

   
            Maalesef, talebimi
kabul etmediler. Sebebini sorduğum da ise, senin zaten izin talebin var
dediler. Ben de diyorum ki, güzel kardeşim, ben üç gün önce bir talep de bulundum.
Gidişiş gerekçemin yeterli olmadığın söylüyorsunuz, mevzuata uygun değilse talebimi
reddet gitsin, Ben de başımın çaresine bakayım. Beni niçin boşu boşuna
uğraştırıp duruyorsunuz ki dedim.

 Bu arada şu hususu
da ifade ederim ki, 23.08.2020 tarihinde talep etmiş olduğum seyahat izin
talebine bu güne kadar herhangi bir cevap verilmemiştir. Cep telefonum da “ Sn. Musa Ordu, İzmit Kaymakamlığı
Seyahat İzin Kurulundan gerçekleştirdiğiniz 26 Ağustos –  27 Ağustos tarihleri arasındaki izin
talebiniz işleme alınmıştır. Sonuçlandırıldığında tarafınıza SMS yoluyla
bilgilendirme yapılacaktır”
kaydı halen devam etmektedir.

Hal böyle iken, Balıkesir’e gitmemde zaruret bulunması sebebiyle
bir şekilde nizami olarak Balıkesir’e gittim. 
Şimdi ise, burada en az 30 gün kalma mecburiyeti olduğu için bu meseleyi
nasıl halledeceğimi bilemiyorum.  Balıkesir de benim en fazla 3 – 4 günlük işim
bulunmaktadır.   Geride kalan günler de
ne yapacağım. Bu durumu ilgililere sorduğum da ise, onu biz bilemeyiz dediler. Peki,
bana bu sorunun cevabını kim verecek. Gidilen yerde en az 30 gün kalmanın
mantığını ve faydasını bir yetkili çıkıp bana izah edebilir mi?  Bu süre zarfında ben nerede yatar kalkarım,
ne yer içerim. Bu husus 65 üstü yaşlılara yapılan bir zulüm değil de nedir ki?

Ayrıca, 20 Mart 2020 tarihinden itibaren, başlangıç da
devamlı olarak üç ay sokağa çıkma yasağı konulmuştu. Daha sonra bu yasak
muhtelif saat aralıklarımda olmak üzere devam etmiştir.   Halen, Kocaeli de yaşayan 65 üstü yaşlılar
için sabah saat 10.00 ile akşam 20.00 saatleri arasında sokağa çıkmak serbest
bulunmaktadır.  Ancak, sabah 06.00 –
10.00 ve akşamüzeri de 16.00  –  20.00 saatleri arasında toplu ulaşım
araçlarına binme yasağı getirilmiş bulunmaktadır. Bu saatlere yetişemeyenler
her halde evlerine yürüyerek gitmek mecburiyetin de kalacaklardır. Diğer
taraftan 65 yaşın üstün de olmasına rağmen, şartlar icabı halen çalışmak
mecburiyetinde olan milyonlarca vatandaşımızın bulunduğunu tahmin ediyorum. Bunlarınsa
durumlarının da nazar-ı itibara alınması her halde faydadan ari değildir.

 Bütün bu yasaklar yetmiyormuş gibi bir de pazara çıkma
yasağı konulmuştur. Kanaatime göre bu yasak kararı yaşlılara yapılan en büyük
kötülük olmuştur.  Düşünebiliyor musunuz 65
yaş üstü bir vatandaş çarşıda, insanlar arasında dolaşıyor, icabında bir markete
girip alış veriş yapabiliyor, fakat açık hava da kurulan bir pazara gidemiyor.
Hatta öyle ki,  evinin 50 m. uzağında kurulan
ve azami 100  – 150 kişinin girip çıktığı
semt pazarına dahi gidemiyor. Bilindiği üzere, yaşlıların en büyük zevklerinden
birisi pazarları takip etmek suretiyle, mevsimlik meyve sebzeleri kendi gönlüne
göre seçip almaktır.  Yaşlıları bu
zevkten mahrum etmenin büyük bir hata olduğu kanaatin de bulunmaktayım. Deyim
yerinde ise, yaşlılara
pazarların gülü
diyebiliriz. 
Pazarlar bu güllerden mahrum edilmese çok iyi olur diyorum.

Netice itibariyle, yapılan uygulamaların her ne kadar
yaşlıların sağlık ve sıhhatlerini korumak gayesine matuf olarak yapılmakta
olduğu ifade edilmek de ise de bu kadar çok yasağın 65 yaş üstü vatandaşların birçoğun
da psikolojik rahatsızlıklara sebebiyet verdiği hususu izahtan varestedir. Bu
cümleden olarak şu hususu ifade edeyim ki, yaşlılara bu muameleyi reva görenler
hiç yaşlanmayacaklar mı acaba diye çok merak ediyorum?

Ben bu
yazımda bildiklerimi, gördüklerimi yazdım. Takdir değerli okuyucularımındır