Yeni Anayasada Çokkültürlülük Tuzağı

57

Her Türk çocuğu vatanı ve mukaddes değerleri için seve seve hayatını verir. Bunun son örneklerini Güneydoğu’da fazlası ile yaşıyoruz. Türkiye’nin sorununun bir etnik sorun olmadığını gösteren örnekler var. Kürtçe ve Zazaca ağıt yakan aileler var. Yaralandığı yere tekrar dönerek gönüllü olarak çarpışan özel harekâtçı Kayserili Şehit Hüseyin Danacı ve yine gönüllü çarpışan ve şehit olan Kilisli Abdullah Delibaş ve diğer şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Böyle evlâtlar yetiştiren ana ve babalar sayesinde Türkiye ayakta duruyor. Bu şehitlerimizin isimleri kalıcı kılınmalıdır.

Sayın Başbakan Türkiye’yi dönüştürmek üzere hazırlanan Yeni Anayasa’dan bahsederken “Milletin değil, Devlet’in Anayasası“nı hazırladıklarını açıklıyor. Devlet ve Millet birbirinden çok mu farklıdırlar ki böyle bir ayırıma gidiliyor? Bizim bildiğimiz Türk Devleti, Türk Milletinin teşkilâtlanmış şeklidir. Devlet için hazırlanacak anayasa milletle ters düşebilir mi? Devlet-Millet geleneği ortadan mı kaldırılmak isteniyor?

1982 Anayasası yapılan değişikliklerle 12 Eylül ve Evren Anayasası olmaktan çoktan çıkmıştır. Halk oylamasında %93 oy aldığına göre, hala halkın da anayasasıdır. Şimdi tekrar halkın anayasasının yapılacağından, halkın karar vereceğinden bahsediliyor. 12 Eylül’ün tekrarı bir çelişki değil midir? Acaba halk anayasa uzmanı hukukçuların toplamı mı? 1982 Anayasası bir dayatma idi ise; bugünkü de bir dış dayatma ve terör baskısının sonucu değil mi?

1982 Anayasasının milli kimlik ile ilgili 66. Maddesi ne sosyolojik, ne de antropolojik bir tanım getirmiyor? Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olanları ayrıma gitmeden kavrayıcı, kucaklayıcı ve bütünleyici bir anlayış ile Türk kabul ediyor. Etnik veya mezhebe göre bir ayırım mı yapsa idi? Türk olabilmek için bir takım kısıtlamalar mı getirmeliydi? Hukuki bir tanım yerine; biyolojik esasların ele alınması mı gerekirdi? Bir kısım vatandaşlarımız haksız bir şekilde milli kimlik dışında mı tutulmalıydı?

Hala etnisiteile milliyet ve tabiyet maksatlı olarak birbirine karıştırılıyor. Bunlar rakip değil… Yeni anayasa tuzağını Türk milletinin önüne sürenler, bu karışıklığa güveniyorlar. Anayasa’da 66. Maddeye göre, Türk kabul edilenlerin varsa mahalli ve etnik sıfatları birden buharlaşıp uçuyor mu?

Almanya’da öldürülen Türklerle ilgili Neonazi davası nedeniyle dönemin başbakan yardımcısı “Türk basınına ambargo uygulanıyor” diye şikayet etmişti. Kendisi “Türkiyeli basın” veya “T.C vatandaşı basın” demediler. Bir devlet bakanımız Kıbrıs Rum Kesiminde Türk Bayrağının yakılması karşısında “Türkiye Bayrağı” veya “Türkiyeli Bayrak” demedi. Türk mutfağı, kahvesi, eyeri, sanatı, lokumu diyoruz. Türkiyeli değil. Şimdi Türk’e alerjisi olanlar “Türk tipi Başkanlık” dan bahsetmek durumunda kalıyorlar. Cumhuriyetle, milli devletle, kimlikle kavgalı olansağcı veya aşırısolcu bazı çevreler maalesef aynı hastalığa tutulmuşlar. Almanya’nın Stuttgart şehrinde 2013 yılında 8 Türk yangında hayatlarını kaybetmişti. Bunların tabiyet ve milliyeti öne çıktı; etnik ve mezhep özellikleri ile kemik yapıları değil.

Bu sapık anlayış içinde olanlar Yunan ve Ermeni tezleri ile işbirliğine hazır durumdadırlar. Terörün ve örgütün içten ve dıştan desteklenmesinde Türk düşmanlığı vardır. Selçukludan Osmanlıya kadar…

Yobazlığın ve taassubun her çeşidi kötüdür; buna etnik olan da girer. Asıl amaç, Anadolu’ya ve Balkanlara, coğrafyaya damgasını vuran Türk kültürü ve medeniyetinin egemen (dominant) kültür olmaktan çıkarılma zorlamasıdır.

Hazırlanacak dış tasdikliyeni anayasa ile çokkültürlülük tuzağına itilmek isteniyoruz. Hakim kültür ve kimliğin etnik gruplardan biriymiş gibi takdimi bundandır. Çokkültürlülük bir devletin zorlamalarla veya zorlamasız resmen vatandaşlarını ve farklı etniklikleri birbirine karşı hukuki ve siyasi anlamda ötekileştirmesidir. Dün yabancı kaynaklı nüfusu eriteceklerini düşünüp bu politikaya sarılan batılı ülkelerin bugün milli birlik ve bütünlükleri tehlikeye girmiştir.

 

 

 

Önceki İçerikBaşiskele’de Millî Mücadele – 14
Sonraki İçerikAsıl Mesele (2)
Avatar photo
1944 İstanbul doğumludur. Orta Öğrenimini Maarif Kolejinde, yüksek öğrenimini İktisadî ve İdari Bilimler Yüksek Okul'unda tamamlamıştır. 1967'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne asistan olarak girmiştir. Ord. Prof. Dr. Z.F. Fındıkoğlu'na asistanlık yapmıştır. 1972'de "Bölgelerarası Dengesizlik" teziyle doktor, 1977'de "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" teziyle doçent, 1988'de de profesör olmuştur. 1976 Haziranında yurt dışına araştırma ve inceleme için giden Erkal 6 ay Londra ve Oxford'ta inceleme ve araştırmalar yapmış, Doçentlik hazırlıklarını ikmal etmiştir. 1977 yılında hazırladığı "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" isimli Eğitim Sosyolojisi ve Eğitim Ekonomisi ağırlıklı tezle Doçent olmuştur. 1988'de Paris'de, 1989'da Yugoslavya Bled'de yapılan milletlerarası UNESCO toplantılarında ülkemizi birer tebliğle temsil etmiştir. 1992 Yılında Hollanda'da yapılan Avrupa Konseyi'nin "Avrupa'da Etnik ve Cemaat İlişkileri" konulu toplantısına tebliğle katılmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi dışında dönem dönem Harp Akademilerinde, Gazi Üniversitesi'nde, Karadeniz Teknik (İktisadi ve İdari Bilimler Yüksek Okulu) ve Marmara Üniversitelerinde de derslere girmiştir ve konferansçı olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı, Metodoloji ve Sosyoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü, İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ve İstanbul Türk Ocağı üyesi olan Prof. Dr. Erkal'ın yayımlanmış ve bir çok baskı yapmış 15 kitabı ve 700 civarında makalesi vardır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde Pazar günleri makaleleri yayımlanmaktadır. Prof. Dr. Erkal evli ve üç çocukludur. Dikkat Çeken Bazı Kitapları : Sosyoloji (Toplumbilimi) (İlaveli 14. Baskı), İst. 2009 Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri, İst. 1978 Bölgelerarası Dengesizlik ve Doğu Kalkınması,(2. Baskı), İst. 1978 Sosyal Meselelerimiz ve Sosyal Değişme, Ankara 1984 Bölge Açısından Az Gelişmişlik, İst. 1990 Etnik Tuzak, (5. Baskı), İst. 1997 Sosyolojik Açıdan Spor, (3. Baskı), İst. 1998 İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, (5. Baskı), İst. 2000 Türk Kültüründe Hoşgörü, İst. 2000 Merkez Binanın Penceresinden, İst. 2003 Küreselleşme, Etniklik, Çokkültürlülük, İst. 2005 Türkiye'de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Önerileri (Ortak Eser), İst. 2001 Ansiklopedik Sosyoloji Sözlüğü (Ortak Eser), İst. 1997 Economy and Society, An Introduction, İst. 1997 Yol Ayrımındaki Ülke, İst. 2007 Yükseköğretim Kurumlarının Bölgelerarası Gelişme Farklılıkları Açısından Önemi ve İşlevleri, İTO, İst. 1998 (Ortak Araştırma)