Yabancılara Kızmayalım, Kendimize Bakalım

44

Ortaya çıkan gelişmeler tek taraflı tavizlerle yürütülmeye çalışılan Ermeni açılımının istenen sonuçları vermediğini ortaya çıkarmıştır. Tek taraflı barış ve istikrar sağlanamaz. Ermeni tarafı, dış desteklerle de tezlerinden vazgeçmemiş, hatta Türkiye’nin tavizkâr tutumunu görünce  daha da katılaşmıştır. Diasporanın elinden açılımlar yoluyla Ermenistan’ı alabileceklerini ve etkileyebileceklerini sananlar yine yanılmışlardır. Yanlış yapa yapa, yanıla yanıla bir türlü doğruyu bulamayanlar ülke yönetimine de layık olamazlar.

Yakın bir geçmişte domuz gribi aşısı konusunda bile birbiriyle ihtilafa düşen, bazı ilaç şirketlerini ve ithalatçıların oyununu fark edemeyen Bakanlarımız görüldü. Sağlık Bakanının aşıdan yana tavrı ve teşviki, şimdi ise, aşıların iade edileceği şeklindeki beyanı gerçekten düşündürücüdür. Bir toplum üzerinde bu kadar oynanmaz ve bu kadar çelişkiler sergilenmez. 

ABD Temsilciler Meclisinin Dış İlişkiler Komisyonunun Ermeni Tasarısını  kabul etmesi, Yunanistan’ın Osmanlı’dan kurtuluş töreninde Obama’nın yaptığı konuşma ve tavır, uyanmayanları uyandırmalıdır. Eski Başkan Bush’un haçlı seferi şeklindeki yaklaşımı devam etmektedir. Dünya değişmiştir. Milli çıkarlar da ona göre şekil almaktadır. Aslında tartışılması gereken “stratejik müttefiklik” buharlaşıp uçmuştur. ABD pazarlık gününü arttırmak ve tavizler alabilmek için Ermeni kozunu oynamaktadır. Yılmaz Özdil’in dediği gibi, “oylamada 23-22 yenildik ama ezilmedik”!

Amerikalıları niye yadırgıyoruz. Ülkede siyaset yaptığını, Türkiye’yi açılım maceralarıyla demokratikleştireceğini ve ülkenin itibarını arttıracağını zanneden bazı yöneticilerimiz, Amerikalıları bile geride bırakmışlardır. Farklı etnik kimlikte olanların ülkeden kovulduğunu, faşizan bir yaklaşımla bunların ezildiğini, Mayın Temizleme Kanunu gündemdeyken belirten maalesef bu ülkenin Başbakanıydı. Bazıları geçmişimizle yüzleşmemiz gerektiğini ifade ederek Devlet düşmanlığını bir demokrasi gösterisine dönüştürmüştür. Devletin kuruluş felsefesiyle değişik şekillerde kavgalı olan bir siyasi iktidar, ancak dış mihraklarca başarılı addedilebilir.

Devletin Ermenilerden özür dilemesi konusunu ortaya atanların arasında maalesef üst bürokraside yer alanlar da vardı. İktidarın Milli Eğitim Eski Bakanı 2009 yılında Kafkas Dernekleri Federasyonunda, ülkede ırkçılığın ve asimilasyonun olduğunu, tanımamazlık inkarının bulunduğunu ve Türkiye’de çok sayıda ırkın mevcut olduğunu ileri sürmüştür. Herhalde, bu iddiada bulunduğuna göre, bu konuda tek araştırma ve başvuru kaynağının da kendisi olması gerekir.

Her şey dahil, istihbaratın bile özelleştirilmeye gayret edildiği, MGK dahil devlet kurumlarına karşı alternatif ve rakip kurumlar yaratılmaya çalışıldığı, MİT’in bile adeta devre dışı bırakıldığı ortamda, darbe maceraları dış kaynaklı bazı sözde yerli basından ve çevrelerden öğrenilebilmektedir.

2007 yılında 35 ABD’li istihbaratçının Türkiye’ye girdiği ve faaliyet gösterdiği iddiaları ortada dolaşmaktadır. Aslında onlara gerek bile yok. İhtiyaçtan fazla yerli işbirlikçiler var. Eskiden bunlar utanır, kendilerini saklardı. Şimdi ise, tam tersi oluyor. Biz yıllardır kendi kurumlarımızı hedef tahtası yaptık, devre dışı bıraktık, bunların yerini başkaları doldurdu. Şimdiki hedef ise, “darbeler tarihi“ni gerekçe göstererek TSK olmaktadır. Sınırlarımızın korunmasını bile asker dışında özel güvenliğe emanet etmeye kalktık. Dostlarımızın hazırladığı senaryolar ve Türkiye ile savaş oyunları el değiştirerek TSK’nın üstüne yıkılıyor. Sayın Mesut Yılmaz’ın dediği gibi, darbeleri ABD yaptırıyor ise, yeni darbeler ABD’ye karşı niye yapılsın ki?

Siyasi niteliği olmayan, kendini savunamayan kurumların karalanması karşısında siyasiler susuyor. Bazen de tam tersi karalamaya ortak oluyorlar. Demokrasinin temeli ve altyapısı milli ve üniter devlet ve milli mutabakatlardır. Gerisi havada şato kurmaya benzer. Devletin yıpratıldığı, çatının çökertildiği bir yerde demokrasi de kalmaz. Çöken bir binaya hangi renkte badana yaptırılacağı tartışılabilir mi? Asıl yapılması gereken, rövanş almayı, siyasi hırs ve hırçınlığı bir tarafa bırakıp milli değer ve çıkarlarda uzlaşabilmektir. 

 

 

Önceki İçerikDarbeci Paşa trilyonluk arabada
Sonraki İçerikBir Düş Bir Gülüş: Zıp Zıp Zipe(1)
Avatar photo
1944 İstanbul doğumludur. Orta Öğrenimini Maarif Kolejinde, yüksek öğrenimini İktisadî ve İdari Bilimler Yüksek Okul'unda tamamlamıştır. 1967'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne asistan olarak girmiştir. Ord. Prof. Dr. Z.F. Fındıkoğlu'na asistanlık yapmıştır. 1972'de "Bölgelerarası Dengesizlik" teziyle doktor, 1977'de "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" teziyle doçent, 1988'de de profesör olmuştur. 1976 Haziranında yurt dışına araştırma ve inceleme için giden Erkal 6 ay Londra ve Oxford'ta inceleme ve araştırmalar yapmış, Doçentlik hazırlıklarını ikmal etmiştir. 1977 yılında hazırladığı "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" isimli Eğitim Sosyolojisi ve Eğitim Ekonomisi ağırlıklı tezle Doçent olmuştur. 1988'de Paris'de, 1989'da Yugoslavya Bled'de yapılan milletlerarası UNESCO toplantılarında ülkemizi birer tebliğle temsil etmiştir. 1992 Yılında Hollanda'da yapılan Avrupa Konseyi'nin "Avrupa'da Etnik ve Cemaat İlişkileri" konulu toplantısına tebliğle katılmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi dışında dönem dönem Harp Akademilerinde, Gazi Üniversitesi'nde, Karadeniz Teknik (İktisadi ve İdari Bilimler Yüksek Okulu) ve Marmara Üniversitelerinde de derslere girmiştir ve konferansçı olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı, Metodoloji ve Sosyoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü, İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ve İstanbul Türk Ocağı üyesi olan Prof. Dr. Erkal'ın yayımlanmış ve bir çok baskı yapmış 15 kitabı ve 700 civarında makalesi vardır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde Pazar günleri makaleleri yayımlanmaktadır. Prof. Dr. Erkal evli ve üç çocukludur. Dikkat Çeken Bazı Kitapları : Sosyoloji (Toplumbilimi) (İlaveli 14. Baskı), İst. 2009 Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri, İst. 1978 Bölgelerarası Dengesizlik ve Doğu Kalkınması,(2. Baskı), İst. 1978 Sosyal Meselelerimiz ve Sosyal Değişme, Ankara 1984 Bölge Açısından Az Gelişmişlik, İst. 1990 Etnik Tuzak, (5. Baskı), İst. 1997 Sosyolojik Açıdan Spor, (3. Baskı), İst. 1998 İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, (5. Baskı), İst. 2000 Türk Kültüründe Hoşgörü, İst. 2000 Merkez Binanın Penceresinden, İst. 2003 Küreselleşme, Etniklik, Çokkültürlülük, İst. 2005 Türkiye'de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Önerileri (Ortak Eser), İst. 2001 Ansiklopedik Sosyoloji Sözlüğü (Ortak Eser), İst. 1997 Economy and Society, An Introduction, İst. 1997 Yol Ayrımındaki Ülke, İst. 2007 Yükseköğretim Kurumlarının Bölgelerarası Gelişme Farklılıkları Açısından Önemi ve İşlevleri, İTO, İst. 1998 (Ortak Araştırma)