Üzgünüm Süleyman PEKİN

27

Kocaeli Aydınlar Ocağının Web sitesinden Süleyman PEKİN hocamın “Bayramlık Kefen” başlıklı yazısını okuyordum ki, eşim televizyonu açtı ve ekranda SON DAKİKA ünlemi altında “15 Askerimiz şehit oldu” açıklaması yazıyordu.


Yazının devamını okuyamadığım gibi, okuduğum kısmı da aklımdan uçtu gitti.


Aynı anda haberin şokuyla eşimin fenalaşması, şaşkınlığımı daha da artırdı.


Aktütün Karakoluna baskın yapılmış ve 15 şehit vermişiz.


Aktütün karakoluna yapılan bu saldırı, üçüncü saldırıydı.


Oysa biz inanıyorduk ki, bir yılan, bir insanı aynı yerden iki defa ısıramazdı.


Bu saldırı aynı yere üçüncüsü idi ve en ağır yaralardan biri de üçüncüsünde alınmıştı.


Diken üstündeki bir bölgede, böylesi bir gafletin açıklaması var mıdır?


Bir kanal yayın akışını kesmiş, canlı bağlantılarla bazı uzmanların görüşlerini aktarıyordu.


Canlı yayına bağlanan uzmanlardan biri, 5–10 çapulcu için çoğu acemi 20 bin asker bir bölgeye gönderilirse, karşıdaki acemi bir atıcı olsa bile, o mermiler askerlerimizden birine veya birkaçına isabet eder! Diyordu.


Bir başka uzman “bu olay Altınova olaylarının dışında tutulamaz,” diyordu.


“Ergenekon Teşkilatının işi değil denemez,” diyordu.


Olayların “teröristlerin Meclisteki temsilcilerinden habersiz olduğu söylenemez” diyordu.
Öyle ya, Güneydoğuyu kesinlikle temsil etmeyen bu çapulcu sürüsüne, hala “Terörist” diyememe gafletindeki sözde milletvekillerinin bu olaylarda katkısı yoktur dene bilir mi?


Hele bu sözde milletvekilleri Altınova’ya sokulmamışsa, insan ister istemez bu milletvekillerinin niyetleriyle ilgili bazı kötü senaryoları aklına getirebiliyor.


Bu gelişmelere rağmen İmralı’daki bebek katilinin hala bir yerlere, hiçbir kısıtlama olmadan mesaj gönderiyor olabilmesi, her fırsatta “Türkiye çok büyük bir ülkedir” diye övündüğümüz bir ülke için nasıl bir zafiyettir Allah aşkına.


Allah diyenleri, laikliğe aykırı laf etti gerekçesiyle susturan bu sistem,


İslami örfü yaşatmaya çalışanları laikliğe aykırı tavır diye susturan sistem,


Turistik ilçelerimizde çıplak gezen turistlere itiraz eden belediye yetkililerini susturan sistem,


Nasıl oluyor da bu aşağılık katil mahlûkatı susturmayı başaramıyor?


Nasıl oluyor da Meclisteki teröristler karşısında etkisiz kaldığı gibi, üstüne üstlük birde büyük rakamlı maaşlarla belsiye biliyorlar.


Olaylara başka bir açıdan baktığımızda kuşkularımız bir kat daha artıyor;


Bu bölgede uçan kuşu bile kontrol edebilme yeteneğine sahip ABD ile yapılan “istihbarat paylaşım” anlaşmasına ne oldu?


Bir kuşu bile görebilen ABD uyduları 200 kişilik sürüyü göremedi mi?


Büyük paralarla dostumuz(!) İsrail’den aldığımız Casus Uçaklarımız vardı,


Göz bebeğimiz Aselsan’nın geliştirdiği Termal Kameralarımız vardı,


Bu tedbir zincirleri hep aynı anda mı devre dışı kaldı?


Türkiye’de Ergenekon’dan öte bir şeyler mi var???


Yarın yine analar “Vatan sağ olsun” diyecekler,


Yarın yine “Kanları yerde kalmayacak” denilecek,


Yarın yine “Teröristlerin son çırpınışları” denilecek,


Yarın yine “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” (siyasileştirilmiş) sloganı atılacak,


Ve TV kanallarımız yine cenaze merasimlerini dramatize ederek teröristlerin ekmeğine yağ sürecekler.


Bizde insanın artık yüreğini hiç de serinletemeyen bu olaylar yaşanırken,


Teröristler bir başka alçaklık için, bir başka plan yapıyor olacaktır.