Türk’ün de Yaptırımı Olmalı…

25

Alman Meclisi’nde 1915 olaylarını soykırım olarak kabul eden sözde Türk asıllı Alman Milletvekillerine haklı olarak yöneltilen protesto ve tepkilerin Alman’ları rahatsız ettiği anlaşılıyor. Alman İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklama, daha doğrusu tehdit vatandaşlarımızı frenleme amacı taşıyor. İsmen Türk olan ve Almanlara yıllardır sığındıkları için milletvekili olabilen bazılarına tepkinin vatandaşlarımızın oturma izinlerinin kaldırılmasına sebep olabileceği ihtar ediliyor. Anlaşılan 2016 model Alman demokrasisinde yasal tepki, protesto ve fikirlerin serbestçe ifade edilmesine bazı yasaklar var. Onlara göre AİHM’nin sözde soykırımı konusunda aldığı karar da önemli değil. Anlaşılan milletvekili olabilmek için dost Türkiye’ye saldırtılıp atış yapılmak gerekiyor… Gerçeklere rağmen soykırımı yapılmıştır denecek. Hollanda’da da bundan önceki seçimlerde soykırımı yalanına evet demeyen Türk milletvekili adayları seçime sokulmamış ve liste dışı bırakılmışlardı. Herhalde bu da Hollanda modeli ileri demokrasi olmalı… İsviçre ve Fransa’daki ileri demokrasi mahkeme kararları çıkararak, fikir ve düşünce hürriyetini hiçe sayarak “soykırımı yoktur” diyenleri hapse atıyordu.

Meclislerini mahkeme, milletvekillerini yargıç gibi Türkiye’ye saldırtan ülkelere karşı Türkiye’nin yaptırımları olmalıdır. Bu gibi konular yabancı meclislerin işi değildir. Türkiye’de Ermeni düşmanlığı resmi bir politika olmuş olsa; bazı Ermeni’lerdeki kin bizde bulunsa; binlerce Ermenistan vatandaşı ülkemizde barınamaz, çalışamaz ve ülkesine de para gönderemezdi. Savaş halinde işgalci Ruslara öncülük yapan Ermeni militanlarından, yerli halkımızdan ve askerlerimizden ölenler olmuştur. Ölümler karşılıklıdır. Eğer Osmanlı sistemli bir yok etme yani soykırımı ve etnik temizlik uygulasaydı; tehcir yapmaz, bazı Ermenileri askere alır ve cepheye gönderirdi. Tehciri yanlış bulanların Başbakanlıktan ayrılmış olması hayırlı olmuştur. Ne Erivan’da maça gitme ilkesizliğine, ne de özür yolunu açabilecek taziyeye gerek vardı. Çelişkili tutum ve politikalar, ilkesizlik ve milli davaları yeterince anlayıp onlara sahip çıkamama bizim ebedi yanlışlarımızdır.

Ermenistan’ın ilk Başbakanlarından Kaçaznuni’nin “itilaf devletlerinin kışkırtmasıyla Osmanlı’ya ihanet ettik; tehciri hak ettik” şeklindeki itirafları tehcirin haklılığını ortaya koyar. Ayrıca General Harbour’un raporunda belirttiği gibi “asıl yok edilmeye çalışılan halk, öz yurtlarında Türklerdir” şeklindeki yüzlerce belge gerçekleri ortaya koymaktadır. Ermeni militanları gerçekleri karartmak için Avrupa’daki birçok kütüphanede mevcut bazı eserleri ortadan kaldırtmışlar, değişik kütüphanelere müdahale bile etmişlerdir. Efendim bu iş tarihçilerin işi diyerek işin içinden sıyrılmak yeterli değildir. Berlin’de şehit edilen rahmetli Talat Paşa‘nın ismi doğudaki sınır kapılarımıza verilmelidir. Boğazlayan Kaymakamı Şehit Kemal Bey gibi birçok devlet görevlisinin isimleri uygun yerlere verilerek biraz olsun kamuoyu yaratılmalı, en azından tartışılır hale getirilmelidir. Adana’da veya Yozgat’ta Şehit Kemal Bey’in isminin bazı yerlere verilmesiyle iş bitmiyor. Şehit Büyükelçilerimizin ve Dışişleri mensuplarımızın isimleri de gerekli yerlere verilerek vahşet sergilenmelidir. Kabuğunuza çekilmekle soykırımı suçlamalarından sıyrılamazsınız.

15 Mart 2015 tarihinde Aydınlar Ocağı olarak şehit Talat Paşa’yı anma toplantısı yapmak istedik. Berlin’de şehit edildiği yerde ve bir salon toplantısıyla bu devlet büyüğümüzü rahmetle anmayı düşündük. Maalesef Berlin’de bu hassasiyete sahip olması gereken insanları harekete geçiremedik. Türk Milliyetçisi olarak bildiğimiz bazıları da birer klasik sağcı olmuşlardı.

 

 

Önceki İçerikSayın Bahçeli’ye Bir Açık Mektup Daha
Sonraki İçerikUygarlıktan Barbarlığa
Avatar photo
1944 İstanbul doğumludur. Orta Öğrenimini Maarif Kolejinde, yüksek öğrenimini İktisadî ve İdari Bilimler Yüksek Okul'unda tamamlamıştır. 1967'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne asistan olarak girmiştir. Ord. Prof. Dr. Z.F. Fındıkoğlu'na asistanlık yapmıştır. 1972'de "Bölgelerarası Dengesizlik" teziyle doktor, 1977'de "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" teziyle doçent, 1988'de de profesör olmuştur. 1976 Haziranında yurt dışına araştırma ve inceleme için giden Erkal 6 ay Londra ve Oxford'ta inceleme ve araştırmalar yapmış, Doçentlik hazırlıklarını ikmal etmiştir. 1977 yılında hazırladığı "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" isimli Eğitim Sosyolojisi ve Eğitim Ekonomisi ağırlıklı tezle Doçent olmuştur. 1988'de Paris'de, 1989'da Yugoslavya Bled'de yapılan milletlerarası UNESCO toplantılarında ülkemizi birer tebliğle temsil etmiştir. 1992 Yılında Hollanda'da yapılan Avrupa Konseyi'nin "Avrupa'da Etnik ve Cemaat İlişkileri" konulu toplantısına tebliğle katılmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi dışında dönem dönem Harp Akademilerinde, Gazi Üniversitesi'nde, Karadeniz Teknik (İktisadi ve İdari Bilimler Yüksek Okulu) ve Marmara Üniversitelerinde de derslere girmiştir ve konferansçı olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı, Metodoloji ve Sosyoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü, İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ve İstanbul Türk Ocağı üyesi olan Prof. Dr. Erkal'ın yayımlanmış ve bir çok baskı yapmış 15 kitabı ve 700 civarında makalesi vardır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde Pazar günleri makaleleri yayımlanmaktadır. Prof. Dr. Erkal evli ve üç çocukludur. Dikkat Çeken Bazı Kitapları : Sosyoloji (Toplumbilimi) (İlaveli 14. Baskı), İst. 2009 Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri, İst. 1978 Bölgelerarası Dengesizlik ve Doğu Kalkınması,(2. Baskı), İst. 1978 Sosyal Meselelerimiz ve Sosyal Değişme, Ankara 1984 Bölge Açısından Az Gelişmişlik, İst. 1990 Etnik Tuzak, (5. Baskı), İst. 1997 Sosyolojik Açıdan Spor, (3. Baskı), İst. 1998 İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, (5. Baskı), İst. 2000 Türk Kültüründe Hoşgörü, İst. 2000 Merkez Binanın Penceresinden, İst. 2003 Küreselleşme, Etniklik, Çokkültürlülük, İst. 2005 Türkiye'de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Önerileri (Ortak Eser), İst. 2001 Ansiklopedik Sosyoloji Sözlüğü (Ortak Eser), İst. 1997 Economy and Society, An Introduction, İst. 1997 Yol Ayrımındaki Ülke, İst. 2007 Yükseköğretim Kurumlarının Bölgelerarası Gelişme Farklılıkları Açısından Önemi ve İşlevleri, İTO, İst. 1998 (Ortak Araştırma)