Terörlü Bir Bayram

36

 

Mübarek bir ayı tamamlayarak Ramazan Bayramına kavuşmuş bulunuyoruz. Okurlarımın Bayramını tebrik eder, en iyi dileklerimi sunarım. Önümüzdeki bayramlara ülkenin ufkuna çöreklenmiş olan karabulutlardan ihanet ve değişik tuzaklardan arınmış olarak girilmesini temenni ediyorum.

Bayramlar bize durum muhakemesi yapma fırsatını verirler. Ortak mutabakatların gelişmesine zemin hazırlarlar. Bayramların gerçek bayram olabilmesi için bugün ülkemizde karşılaştığımız bazı yanlışların, ihanet kokan uygulamaların olmaması gerekir.

Demokrasi bütün kurum ve kuralları ile işleyebilmelidir. Yasalarla korunan özgürlükler kullanılabilmelidir. Yargısız infazlar, ceza şekline dönüşen tutukluluk halleri görülmemelidir. Yabancılar, içişlerimize bu ölçüde müdahale edememelidirler. Ülke çıkarları ve ekonomik kaynaklarımız korunabilmelidir.  Terörle mücadele gizli veya açık müzakereye dönüştürülmemeli ve kararlılıkla sürdürebilmelidir. Etnik taassup ve ırkçılık birlik ve beraberliğimizi bozacak noktaya tırmandırılmamalıdır. Milli kimlik ve Devlet düşmanlığı yapılmamalıdır. İtibarlı ve istikrarlı bir Türkiye için, ülke Ankara’dan yönetilmelidir.

Vatandaşın olup biteni fark edebilmesi için genelde basının basın ahlakına uyması, sorumluluk taşıması, menfaat hesaplarına göre haber değerlendirmesi yapmaması gerekir. Basının basın dışı amaçlar için kullanılması, iktidarların yağdanlığı olması, bizi bayramı bayram olarak kutlamaktan alıkoymaktadır. Şahsi, grup ve cemaat menfaatleri milli menfaatlerin önüne geçirilmemelidir.

Bu ve benzeri beklentiler ve özlemler gerçekleştiği takdirde millet olarak bayramları bayram olarak ve bayram sevinci ile karşılarız. Bu Ramazanda maalesef öyle dualar dinledik ki, doğrusu bunların çoğuna içten ve gönülden “amin” diyemedik. Vatan için, bayrak için, devletin bekası için şehit düşen Mehmetçikler bazı dualarda nedense unutulur oldu. Bazı hocaefendiler araziye uyup Cumhuriyetin kurucusu ve milli mücadelenin muzaffer komutanı Atatürk’ü bile unutuverdiler.

* * *

İzmir Foça’da askeri servis aracının geçişi sırasında düzenlenen saldırıda bir Mehmetçik şehit olmuştu. İdeolojik olarak zaten Ramazan ile ilgisi olmayan katil terör örgütü saldırılarını sürdürüyor. Ortadoğu’daki siyasi ortamdan faydalanmak ve dikkatleri Güneydoğu’ya çekmek istiyor. Türkiye’nin dış politikasında ve bilhassa Ortadoğu politikasındaki yanlışlar, kullanılan ve açılımlar ile uğraştırılan bir ülke durumuna düşürülmemiz, terörü ümitlendirmiş ve azdırmıştır. Ciddiyetten uzak hayali ve romantik projelerle terörle mücadele edilemeyeceğini ülkeyi yönetenler anlamış değildir.

Türkiye herkesle kavgalı hale geldi. Ülkemizi kullananlar yarın bize karşı başkalarını kullanabilir ve Suriye’nin karşılaştığı manzara ile yarın karşı karşıya gelebiliriz. Türkiye iç çatışmaya zorlanabilir. Zaten BOP’un hedefi de Ortadoğu’da ülkelerin sınırlarını değiştirmek ve kendi çıkarlarına uygun devlet yapıları kurmak değil midir? Güneydoğu’da halk kışkırtılmak ve güvenlik kuvvetlerine karşı kalkan olarak kullanılmak isteniyor. Örgüt kan akmasını ve yeni Uluderelerin ortaya çıkmasını bekliyor. Böylece kitle hareketleri ile kurtarılmış bölgeler hedefleniyor. Son 10 yıldır terörü azdıran uygulamalar, terörle mücadele edenlerin önüne geçmeler, “Öl ama öldürme, Savunmada kal” anlayışı terörü bu duruma getirmiştir. Terörün ekonomik kaynakları üzerine gidilmemiş, tam tersine Barzani ve Irak’ın kuzeyinin güçlendirilmesi için her şey yapılmıştır.

İzmir Foça’daki saldırı karşısında İzmirlilerin ayağa kalkışı, milli hassasiyeti ortaya koyuşu, meydanları dolduruşu, ne kadar takdir edilse azdır. İzmir adeta uyuyan, uyuşturulan ve hassasiyetini kaybederek millet olmaktan kalabalığa dönüşen birçok şehrimize örnek olmuş ve uyarıcı bir rol oynamıştır.

 

 

Önceki İçerikAnadolu’da Endülüs Rüyası
Sonraki İçerikBayramınız Kutlu Olsun
Avatar photo
1944 İstanbul doğumludur. Orta Öğrenimini Maarif Kolejinde, yüksek öğrenimini İktisadî ve İdari Bilimler Yüksek Okul'unda tamamlamıştır. 1967'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne asistan olarak girmiştir. Ord. Prof. Dr. Z.F. Fındıkoğlu'na asistanlık yapmıştır. 1972'de "Bölgelerarası Dengesizlik" teziyle doktor, 1977'de "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" teziyle doçent, 1988'de de profesör olmuştur. 1976 Haziranında yurt dışına araştırma ve inceleme için giden Erkal 6 ay Londra ve Oxford'ta inceleme ve araştırmalar yapmış, Doçentlik hazırlıklarını ikmal etmiştir. 1977 yılında hazırladığı "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" isimli Eğitim Sosyolojisi ve Eğitim Ekonomisi ağırlıklı tezle Doçent olmuştur. 1988'de Paris'de, 1989'da Yugoslavya Bled'de yapılan milletlerarası UNESCO toplantılarında ülkemizi birer tebliğle temsil etmiştir. 1992 Yılında Hollanda'da yapılan Avrupa Konseyi'nin "Avrupa'da Etnik ve Cemaat İlişkileri" konulu toplantısına tebliğle katılmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi dışında dönem dönem Harp Akademilerinde, Gazi Üniversitesi'nde, Karadeniz Teknik (İktisadi ve İdari Bilimler Yüksek Okulu) ve Marmara Üniversitelerinde de derslere girmiştir ve konferansçı olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı, Metodoloji ve Sosyoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü, İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ve İstanbul Türk Ocağı üyesi olan Prof. Dr. Erkal'ın yayımlanmış ve bir çok baskı yapmış 15 kitabı ve 700 civarında makalesi vardır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde Pazar günleri makaleleri yayımlanmaktadır. Prof. Dr. Erkal evli ve üç çocukludur. Dikkat Çeken Bazı Kitapları : Sosyoloji (Toplumbilimi) (İlaveli 14. Baskı), İst. 2009 Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri, İst. 1978 Bölgelerarası Dengesizlik ve Doğu Kalkınması,(2. Baskı), İst. 1978 Sosyal Meselelerimiz ve Sosyal Değişme, Ankara 1984 Bölge Açısından Az Gelişmişlik, İst. 1990 Etnik Tuzak, (5. Baskı), İst. 1997 Sosyolojik Açıdan Spor, (3. Baskı), İst. 1998 İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, (5. Baskı), İst. 2000 Türk Kültüründe Hoşgörü, İst. 2000 Merkez Binanın Penceresinden, İst. 2003 Küreselleşme, Etniklik, Çokkültürlülük, İst. 2005 Türkiye'de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Önerileri (Ortak Eser), İst. 2001 Ansiklopedik Sosyoloji Sözlüğü (Ortak Eser), İst. 1997 Economy and Society, An Introduction, İst. 1997 Yol Ayrımındaki Ülke, İst. 2007 Yükseköğretim Kurumlarının Bölgelerarası Gelişme Farklılıkları Açısından Önemi ve İşlevleri, İTO, İst. 1998 (Ortak Araştırma)