“Soykırım Tacirleri ve Gerçekler”

26

Birçok kamu kuruluşumuzda ve çeşitli kamu kuruluşları arasında çeşitli sebeplerle bir hesaplaşmanın olduğu bugün daha iyi ortaya çıkıyor. Bazen tamamen yabancı merkezler adına hesaplaşanlar, kendi ülkelerinin çıkarlarını unutanlar var. Özellikle Ergenekon Davası bu gerçeği ortaya çıkardı. Kamu kuruluşları birbirine rakip değil; birbirini tamamlayan ve bir bütünün parçalarıdır. Ancak, devlet politikasının çoğu kere iktidarlara göre değiştiği, siyasilerin kamudaki kadrolarla basit siyasi hesaplar uğruna uğraşmaları, yapıyı allak bullak etmiştir. Sağ ve sol şeklindeki tasnife günümüzde küreselci-teslimiyetçi ve milli-yerli ayrımı ilâve olmuştur. Ayrıca, hemşehrilik adına yapılan gülünç kollamalar, seçilenlerle tayin edilenler arasındaki yarış, başka sosyal hastalıklarımızdandır. Aslında fikir üretemeyen, verimli olamayan, görevini tam yerine getiremeyenler birbiriyle uğraşmaktan başka bir iş yapamazlar.

Ergenekonla ilgili gözaltılarda eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz’ün “Ben Amerikancıyım. Amerikan emperyalizmi palavradır” şeklindeki beyanları Yüksek Öğretim gibi bir kuruluşun ne kadar yanlış kişilere bir dönem teslim edildiğini göstermektedir. Bu zatın “Türkçe ilim dili değildir” şeklinde yabancı dille eğitim öğretimi savunmasını da yadırgamamak gerekirdi. İster sağdaki, ister soldaki Amerikancı çizgi önemli farklar göstermemektedir.

Aslında ben size bir kitap tanıtma toplantısından bahsedeceğim. İngilizce baskısı geçen yıl yayımlanan “The Genocide of Truth” isimli eser, bu defa “Soykırım Tacirleri ve Gerçekler” adıyla Türkçe neşredildi. Milli endişe sahibi, idealist bir araştırmacı ve aydın olarak gerçekleri ortaya çıkarmayı bir görev bilen “çılgın Türkler”den biri olan Sayın Şükrü Server Aya‘ya teşekkürü bir borç biliriz. Türk olmanın şuuru ile vatandaşlık görevini yerine getirmiştir. Kendisi eseri hazırlarken objektif bir takım belge ve kaynaklara gitmiş, aleyhte ve tarafsız yabancı belgelere de dayanarak Ermeni  diasporasının yalanlarını ortaya koymuştur. Eserin basılmasına İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörlüğü ve bizim kitaplarımızı da basan DER’İN yayınevi destek olmuştur.

Tanıtma toplantısına öğretim üyeleri, Dışişleri mensupları, gazeteciler, yazarlar ve iş adamları dahil değişik kesimlerden iştirakler oldu. Bizim için yüz karası teşkil eden, vicdanı tek taraflı sızlayan, malum özürlü ve dıştan destekli grup artık pek ortalarda dolaşamıyor. Bu gruptan bazı kişilerin ABD’nde rahmetli Gündüz Aktan ve Yusuf Halaçoğlu‘nu konuşturmamak için nasıl engellemeler yaptıkları ibretle ortaya kondu. Obama’nın başkanlığa seçilmesiyle beraber yapay soykırım iddialarının tekrar gündeme getirileceği anlaşılmaktadır. Oysa; gerek 1910’lu yıllarda Bölgede bulunan, gerek daha sonra ABD’li resmi görevlilerin ifadeleri bugün soykırımı tanıma eğilimiyle ters düşmektedir. ABD Senatosu 1922’de aldığı kararla sözde soykırımın olmadığını ortaya koymuştur. ABD Kongre zabıtları açıktır. Yine 2004 yılında bazı Ermeni gruplar Avrupa Adalet Divanı’nda dava açmışlardır. Bu dava reddedilmiş ve temyiz edilmesine rağmen; mahkeme kararı onaylanmıştır. AB Parlamentosu’nun 1998 yılında aldığı karar siyasidir ve mahkemeler tarafından kabul görmemiştir. Türkiye’nin AB üyeliğinin soykırımın kabul edilmesine bağlı olduğu da unutulmamalıdır.

Toplantıda, değerli bir Türk vatandaşı olan Avukat Keğam Karabetyan‘ın konuşması da oldukça önemliydi. Kendisi Türk olmakla övündüğünü ve bu vatanın bir çocuğu olduğunu ifade etti. Herhalde kendisini Türkiyeli gören birçok vatansız ve milli kimliksiz insanımıza göre daha fazla ülkesine bağlıydı. Kolay ve basit genellemelerden daima kaçınmak gerekiyor.  

Herkes gerekli hizmeti yapmadığı için birbirinden şikâyetçi; ama çoğunluk da biri diğerinin ne yaptığını bilmiyor. Demek ki; herkes birbirine kapalı. Sadece Dışişlerinin pasifliğinden şikâyetçi olmak da yetmiyor. Birçok genç bilim adamı gerekli puanı alabilmek için yabancı bir yayın organında gerçekleri ortaya koyamıyor; çünkü makaleleri yayımlanmıyor. Basının da önemli bir bölümüyle görevini yaptığını söyleyemeyiz. Gerçekler ve ülke çıkarları karşısında tarafsız kalmak, meziyet sayılmış. Genç nesiller ise; bilgisiz yetişiyor. Kendi ülkelerini suçlamaya hazırlar.

Toplantıda Dışişlerinde önemli görevler yapmış bir Büyükelçi; Türkiye ve Ermenistan ilişkilerini düzeltmek uğruna ABD Büyükelçiliği’nin önemli bir bütçe ayırdığını söyledi. Ancak, Ermenistan’daki ABD Büyükelçiliğinin bu konuda ayırdığı bir bütçenin bulunmadığını belirtti. Gerçekleri ortaya koyan eserlerin yurt dışındaki kütüphanelerden çalındığı, birçoğunun satın alınarak yakıldığı da işin ayrı bir yönüdür.

Önceki İçerikBu Savaş Bitmez
Sonraki İçerikTürk Gladyosunun Tasfiyesi
Avatar photo
1944 İstanbul doğumludur. Orta Öğrenimini Maarif Kolejinde, yüksek öğrenimini İktisadî ve İdari Bilimler Yüksek Okul'unda tamamlamıştır. 1967'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne asistan olarak girmiştir. Ord. Prof. Dr. Z.F. Fındıkoğlu'na asistanlık yapmıştır. 1972'de "Bölgelerarası Dengesizlik" teziyle doktor, 1977'de "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" teziyle doçent, 1988'de de profesör olmuştur. 1976 Haziranında yurt dışına araştırma ve inceleme için giden Erkal 6 ay Londra ve Oxford'ta inceleme ve araştırmalar yapmış, Doçentlik hazırlıklarını ikmal etmiştir. 1977 yılında hazırladığı "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" isimli Eğitim Sosyolojisi ve Eğitim Ekonomisi ağırlıklı tezle Doçent olmuştur. 1988'de Paris'de, 1989'da Yugoslavya Bled'de yapılan milletlerarası UNESCO toplantılarında ülkemizi birer tebliğle temsil etmiştir. 1992 Yılında Hollanda'da yapılan Avrupa Konseyi'nin "Avrupa'da Etnik ve Cemaat İlişkileri" konulu toplantısına tebliğle katılmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi dışında dönem dönem Harp Akademilerinde, Gazi Üniversitesi'nde, Karadeniz Teknik (İktisadi ve İdari Bilimler Yüksek Okulu) ve Marmara Üniversitelerinde de derslere girmiştir ve konferansçı olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı, Metodoloji ve Sosyoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü, İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ve İstanbul Türk Ocağı üyesi olan Prof. Dr. Erkal'ın yayımlanmış ve bir çok baskı yapmış 15 kitabı ve 700 civarında makalesi vardır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde Pazar günleri makaleleri yayımlanmaktadır. Prof. Dr. Erkal evli ve üç çocukludur. Dikkat Çeken Bazı Kitapları : Sosyoloji (Toplumbilimi) (İlaveli 14. Baskı), İst. 2009 Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri, İst. 1978 Bölgelerarası Dengesizlik ve Doğu Kalkınması,(2. Baskı), İst. 1978 Sosyal Meselelerimiz ve Sosyal Değişme, Ankara 1984 Bölge Açısından Az Gelişmişlik, İst. 1990 Etnik Tuzak, (5. Baskı), İst. 1997 Sosyolojik Açıdan Spor, (3. Baskı), İst. 1998 İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, (5. Baskı), İst. 2000 Türk Kültüründe Hoşgörü, İst. 2000 Merkez Binanın Penceresinden, İst. 2003 Küreselleşme, Etniklik, Çokkültürlülük, İst. 2005 Türkiye'de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Önerileri (Ortak Eser), İst. 2001 Ansiklopedik Sosyoloji Sözlüğü (Ortak Eser), İst. 1997 Economy and Society, An Introduction, İst. 1997 Yol Ayrımındaki Ülke, İst. 2007 Yükseköğretim Kurumlarının Bölgelerarası Gelişme Farklılıkları Açısından Önemi ve İşlevleri, İTO, İst. 1998 (Ortak Araştırma)