Samsun Kitap Fuarından Yansıyanlar

30

Ülkemizin oldukça kritik bir süreç yaşadığı bu dönemde; Ulusal güvenliğimizi tehdit eden türlü terör odaklarını ortadan kaldırmaya yönelik operasyonumuz; Suriye sınırımızın ötesinde Mehmetçiklerimiz, ÖSO ve güvenlik güçlerimiz tarafından kararlılıkla uygulanmaya devam ediyor.

Bu harekâtta şahadet mertebesine ulaşan Şehitlerimize Allahtan rahmet, milletimize başsağlığı, Gazilerimize acil şifalar diliyorum. O Koçyiğitler aldıkları vatan görevini her ne pahasına olursa olsun yerine getirecek güçtedirler.

Devletimiz, vatan topraklarımızın hemen dibinde kurgulanmaya çalışılan kimi ”kukla yapılara” müsaade etmeyecek güçte ve kararlılıktadır.

Bu arada ülkemizde hayat devam etmekte, toplumuzun eğitim sürecine katkı yapan çok güzel etkinlikler de yapılmaktadır. Bana göre bunların en önemlisi Tüyap’ın her yıl ülkemizin değişik illerinde düzenlemiş olduğu kitap fuarlarıdır.

Bu etkinliklerin 4’ncüsü, Karadeniz bölgemizde 20-25 Şubat 2018 tarihinde Güzel Samsun’umuzda yapıldı. Ben de ADD Samsun Şubesinin davetlisi olarak bu etkinliğe katıldım. 23-24 Şubat tarihlerinde Samsun’umuzun o güzel havasını bir kez daha teneffüs ettim. İmza günümde okurlarımla, sevgili dostlarla buluştum, iki özel gün geçirdim.

Bu özel günün ilkinde; 23 Şubatta Samsun’un dünyaya açılan penceresi olan AKS TV ekranında ”Engelsizsiniz” programının yapımcısı değerli Mete Kahraman Bey kardeşim ile güzel bir söyleşi yaptık.

İkincisinde 24 Şubat Cumartesi günü de; Tüyap Kitap fuarında stant açan ADD Samsun Şubesinde okurlarla buluştum, kitaplarımı imzaladım. Onların gülen yüzlerine, değerli yazarları dinlemek adına salon, salon koşuşturmalarına tanıklık ettim. Gerçekten de kitap fuarına yoğun bir ilgi vardı. Keşke yılda bir değil; birkaç kez yapılabilse diye düşündüm

Samsun; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün önderliğinde özgürlüğe atılan ilk adımın izlerini taşıyan güzel Samsun… Yıllar önce görev yaptığım bu şehrimizde vatanına hizmet aşkıyla dolu öylesine güzel yürekli insanlar tanıdım ki; hepsi de çağdaş düşüncelerle dolu aydınlık beyinlerinden taşan güçlerini; maddi manevi hiçbir karşılık beklemeden ülkemizin aydınlık geleceği için sarf ediyorlar.

23 Şubat Cuma günü AKS TV’de hazırlayıp sunduğu ”engelsizsiniz” programına beni de davet eden Değerli Mete Kahraman Bey’de bu güzel yürekli insanlardan biri.

Mete Bey Kardeşim yıllar önce geçirdiği talihsiz bir kaza sonucu hayata küsmemiş tam tersine sımsıkı sarılmış, hayata dair tüm güzellikleri çevresine yansıtan cesur yürekli bir insan. O gece katıldığım programında; tekerlekli sandalyesinin üzerinden öylesine mükemmel bir program sunuşu, içi akıl dolu öylesine çarpıcı tespitleri vardı ki, hayran kaldım.

Hele ki programına slogan olan: ‘‘Acımak sizin, susmak bizim suçumuz” cümlesi ne kadar anlamlı bir mesaj veriyordu. Değerli Mete Bey Kardeşimi böylesine güzel bir programı hazırlayıp, sunduğu için gönülden kutluyorum.

Aslında Mete Bey’e hepimizin bir teşekkür borcu var. Çünkü o; aynı zamanda hayatının herhangi bir zaman diliminde kaderin türlü olumsuzluklarıyla karşılaşan, onun izlerini taşıyan yurttaşlarımıza da mükemmel bir rol model olmuş. Aslanlar gibi benim de yapabileceğim çok şey var demiş. Büyük bir beceriyle hazırlayıp sunduğu programında; birbirinden değerli konuklarıyla, güzel Samsun’umuzun dünyaya açılan penceresi AKS TV’den çok güzel mesajlar vermeye devam ediyor.

Biliyorum ki, bu yazımı okuduğunda Mete Bey Kardeşimin mütevazı kişiliği çehresine yansıyacak, gözlerinden birkaç damla yaş gelecek. Ama onca şansızlığına rağmen kaderine boyun eğmeyen; tam tersine çalışma azmiyle, çevresini sarmalayan dost yüreğiyle, gülen yüzüyle, bilgi dolu beyniyle, onu sadece Samsun değil, tüm Türkiye tanısın, bilsin istedim.

Ve ADD Samsun Şubesinin mensupları…

Onlar; beni gönüldaşları kabul eden, Atatürkçü düşüncenin yılmaz savunucuları, takipçileri. Onlar, bir aydınlar ordusu. Onları tanıdığım için çok mutluyum. Bir yıl önce Tekkeköy Büyüklü Orta Okulunda açmış olduğumuz kütüphane ile başlayan yol arkadaşlığımız;  pek çok etkinliklerine beni de davet ederek devam ediyor. Bundan da gurur duyuyorum.

Çünkü ADD Samsun şubesinin çatısı altında olanlar; Türkiye’nin aydınlık yarınlarına Atatürkçü düşüncenin çağdaş yapısıyla ulaşılacağını çok iyi biliyor, bunun gayretiyle çalışıyorlar.

Başta şube başkanı Sn. Dr. Işık Özkefeli ve yönetim kurulu olmak üzere, her biri birbirinden kıymetli üyeleriyle ama özellikle de şubede görevli gençlerimizle; Samsun’da çok güzel, ses getiren etkinliklere imza atıyorlar. Gözlemlediğim kadarıyla; başta kendi genel merkezleri olmak üzere, tüm etkinlikleriyle pek çok sivil toplum kuruluşuna da örnek oluyorlar.

İşte Samsun’un bu ‘çağdaş düşüncenin, modern bilimin savaşçıları’ Samsun Tüyap’ta da tek vücut oldular.

Konuk ettikleri yazarlarla, onların kitaplarıyla fuar alanına gelenlere Atatürkçülüğü anlattılar. Stantlarını dolduran o minik öğrencilerin Atatürk’ün adını, imzasını taşıyan çeşit çeşit giysiye, kolyeye, bilekliğe, yüzüğe, rozete gösterdikleri ilgi görülmeye değerdi.

Tanık olduğum bu ilgiden gurur duydum, göğsüm kabardı. Bir kez daha şunu anlamış oldum ki; Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisini insanlarımızın yüreklerinden, vatan topraklarımızın hamurundan silmeye hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Hele ki, o küçücük gözlerin Atatürk’ümüzü hayranlıkla seyreden bakışlarına binlerce kez tanıklık etmişken.

ADD Samsun şubesinin, milli mücadelemizin simgesi Samsun’umuzda en önemsediğim faaliyeti, pek çok öğrenciye eğitim bursu vermesidir. Onlar gerçekten de ülkemizin ‘kuzey yıldızı’ unvanını hak etmektedirler.

Bir diğer tespitim de; fuar boyunca pek çok yazarımızın, akademisyenimizin, şairimizin, sanat insanlarımızın katılımıyla düzenlenen konferansların, söyleşilerin yapılması; bu toplantılara yoğun bir ilginin olmasıydı.

20-25 Şubat tarih arasında; bağımsızlığımıza atılan ilk adımın izini taşıyan Samsun’da çağdaş yarınlarımıza ışık tutan, tutacak olan kitapların 4’ncü şöleni yaşandı.

Aslında bu şölen, yıllardan beri ülkemizi aydınlatan bir pırıltıydı. Bu pırıltının içinde görev alan herkese binlerce teşekkür.

Selam olsun sana toprağım. Sağ olasın ADD Samsun.

 

 

Önceki İçerikAfrin Üzerinden Psikolojik Harekât
Sonraki İçerikİslâm Âleminin Geleceği
Avatar photo
1967 yılında Teğmen rütbesiyle T.S.K da göreve başladığı zaman, Kıbrıs olayları adada tüm hızıyla devam ediyor, Yunanistan’ın da desteğini alan Rum’lar; adada yaşayan Kıbrıs Türk’üne her türlü mezalimi yapıyor, gerçekleştirdikleri toplu katliamlar, uyguladıkları ekonomik ambargolarla Kıbrıs Türk Halkını adadan göçe zorluyorlardı… O dönemde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 1960 yılında imzalamış olduğu, BM’ler tarafından da onaylanmış garantörlük anlaşması gereğince, ada da bulunan ‘Şanlı Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayında’ görev almak için defalarca dilekçe veren Teğmen Çilingir; 1974 yılının 20 Temmuz Cumartesi sabahı kendisini Kıbrıs’ta savaşın içinde buldu. Bölük komutanı olarak Kıbrıs Savaşlarının her iki safhasında da bu görevini başarıyla sürdürdü, ‘Gazi‘ unvanı ile onurlandırılarak Türkiye’ye döndü. 1974–1975, 1985–1987 yıllarında Kıbrıs’ta görevli olduğu yıllardan sonra da, adada yaşanan olayları yakinen takip eden Çilingir; 2004-2011 yılları arasında Kıbrıs Türk Kültür Derneğinin İstanbul Şubesi yönetim kurulunda da görev yaptı. Bu uzun süreçte ’mili davamız’ olarak bilinen Kıbrıs konusuna sahip çıkarak, Kıbrıs Türk Halkının kazanılmış tarihsel ve hukuksal haklarını savunmak adına değişik platformlarda görev aldı. Sempozyumlara, panellere, televizyon programlarına konuşmacı olarak katıldı, makaleler yayınladı. Yakinen takip ettiği Kıbrıs konusu başta olmak üzere, ülke meseleleriyle ilgili güncel yazılarına, konferanslarına devam etmektedir. T.S.K.’dan 1990 yılında, kendi isteği ile emekli olduktan sonra; Kıbrıs konusuyla ilgili kaleme almış olduğu; ’’Özgürlük Nefesi (K.K.T.C Cumhurbaşkanlığı yayını 1995)’’, ‘’Girne’den Doğan Güneş (1997)‘’, ‘’Unutanlar Unutturulanlar ya da Hatırlayamadıklarımız (2004)’’, ‘’Elveda Kıbrıs Ama Bir Gün Mutlaka (2006)’’, ‘’Andımız Olsun ki Bu Topraklar Bizim (2007)‘’,’’Tarihten Gelen Çığlık (2010)’’, Kıbrıs ‘’Yes Be Annem’’ 2002-2016 (Eylül-2016) isimli kitaplarıyla; Ülkemizin son 65 yılında öne çıkan, yaşanmış önemli olayları anlatan: ‘’10’ların İzleriyle Türkiye (2014)’’,’’Kırılmadık Ne Kaldı?-Zaman Asla Kaybolmaz (2015)’’, ‘’Önce Vatan (Eylül 2017) isimli kitapları da bulunmaktadır… Sivil iş hayatına ‘Türkiye Sigorta Sektöründe’’başlayan Atilla Çilingir Koç YKS bünyesinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra, halen dünyanın 18 ülkesinde hizmet veren, sağlık bilişim şirketlerinden birisi olarak ülkemizde de faaliyet gösteren; ‘’CompuGroup Medical Bilgi Sistemleri A.Ş’’ bünyesinde, görevine devam etmektedir. Pek çok üniversitenin ‘Bankacılık-Sigortacılık Fakültelerinde, Yüksek Okullarında, vermiş olduğu seminerler, konferanslar ile sektöre bu yönde de hizmet vermeye devam eden Çilingir’in: Sigorta sektöründe 27 yıldan beri vermiş olduğu hizmetlerini anlatan; ‘’Sigortalı Hayatın Gerçekleri’’ (2012) isimli bir kitabı daha bulunmaktadır. Atilla Çilingir; bugüne değin kitaplarından elde etmiş olduğu telif gelirleriyle; Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında: 2010 yılında ‘K.K.T.C Lefkoşa Şehit Aileleri ve Malul Gazileri Derneğine’ ‘Tarihten Gelen Çığlık’ isimli kitabının telif gelirini bağışlamış, 19 Şubat 2012’de Van’da yaşanan büyük depremden sonra Van’ın Muradiye İlçesi Akbulak Köyü İ.M.K.B. (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) Yatılı Bölge İlk Öğretim Okulunda içinde 20 adet bilgisayarı bulunan ve kendi adını taşıyan bir BT (bilgi teknolojisi) sınıfı açmış. 02 Haziran 2017 tarihinde de Samsun’un Tekkeköy ilçesi Büyüklü İlköğretim okulunda da adını taşıyan, içinde 2500 kitabı, 2 adet bilgisayarı bulunan bir kütüphanenin açılışını sağlamıştır.