Rusya ve Türkiye Harika Gelişmeler

27

 

28 Ocak 2009 tarihli Makalemizde yazmışız; Daha önce 2008 yılında neşredilen “Aslında ZOR Değil” isimli Birinci Kitabımızda anlatmışız. ASYA,  TÜRKİYE  ve  JAPONYA  ilişkileriniz irdelemişiz. Sakıp SABANCI, Başbakan Yardımcısı ve Stratejik Politikalardan Sorumlu Devlet Bakanı olsaydı demişiz, yıllar önce yazmışız, sözü Rusya’ya getirmişiz.  Ve demişiz ki;

Türkiye ASYA’da Rusya ile işbirliği yapmaksızın hiçbir mesafe kat edemez,  Orta Doğuda da öyle. Asıl RUSYA Türkiye’nin STRATEJİK ORTAĞIDIR. Türkiye Rusya İlişkileri ne derece gelişirse Türkiye bundan o derece yarar sağlar ve Tabii Rusya da yarar sağlar.

Rusya’ya sempatimiz kesinlikle SOL İdeolojilerden kaynaklanmıyor. Bizi tanıyanlar SOL Fikirlere ASLA itibar etmediğimizi çok iyi bilirler.

Biz bir geçekten bahsediyoruz. Asıl Stratejik Ortaklıktan bahsediyoruz. İşi biraz daha ileriye götürüyoruz  ve JAPONYA’yı buna dahil ediyoruz.

Japonlar kendileri de bunun farkında değillerdi. Onlar diyorlardı ve düşünüyorlardı ki; SOĞUK SAVAŞ BİTMİŞ TUYSA DAĞILMIŞ, TÜRKİYE’NİN DE BATI İÇİN, BİR NEVİ KALKAN GÖREVİ ÜSTLENME  FONKSİYONUNUN DA SONU GELMİŞ, ÖNEMİ KALMAMIŞTIR.

Japon Başkonsolosla bir tartışmamızda; TÜRKİYE’nin ASIL ŞİMDİ Daha önemli hale geldiğini söylediğim zaman yüzüme öyle bir boş boş bakışı vardı ki; sanki bana; vah zavallı dünyanın farkında değil der gibi.. ASIL Dünyanın farkında olmayan kendileri idi.  Türkiye olmadan onlar da ASYA ve ORTADOĞU’da etkili olamazlardı.

BEYAZ DÜNYA ZOR DEĞİL isimli İKİNCİ kitabımızda;  SANAL DÜNYADAN Notlarımızda;

  • Ne demişti Ragıp YABANCI Suriye’de; “Gardaşım sen benden su iste!.. SENİ ÇİMDİRİRİM BEEE!.. Yeter ki samimi ol ve teröre garışma, orta doğu güllük gülistanlık olacak.
  • Rusya’nın da sonradan dahil edildiği KAFKAS ZİRVELERİ ve ASYA GRUP Anlaşmaları ile; KAFKASLAR DAHİL RUSYA ve TÜRK CUMHURİYETLERİ içine alan ASYA EKONOMİK TOPLULUĞUNA DOĞRU bir adım daha atılmalı ve şimdi bu gruba JAPONYA’nın da dahil edilmesine çalışılmalıdır.
  • ABD ile ilişkiler, tarihinde görülmedi seviyede güçlendirilecektir. TÜRKİYE ABD’nin BİR NUMARALI MÜTTEFİKİ ve her konuda en büyük en güçlü İŞ ORTAĞI olacaktır. Bu nedenle önümüzdeki yıllardan itibaren (G8) kavramı değiştirilecek ve artık (G9)lar olarak şekillenecektir.
  • Bu arada İÇ POLİTİKA’da önemli gelişmeler bizi bekliyor; PARTİLER ve SEÇİM YASALARI, Milletvekilliği ADAYLIK tespit esasları kökten değiştirilmelidir. PARTİ İÇİ DEMOKRASİ tam anlamıyla oturtulmalıdır.
  • Ermenistan’la karşılıklı iki ziyarette tüm sorunlar çözülmeye yüz tutmuştur. Türkiye Ermenistan’nın Dünya’ya açılan kapısı ve kardeşi olacaktır. Ermenistan da Asya Girişinde aynı görevi üstlenmelidir. .

Ve bu liste uzayıp gitmektedir. “Beyaz Dünya ZOR Değil” adlı kitabımızda bunları ayrıntıları ile sunmuş bulunuyoruz. . Ve bu satırları nerdeyse ON YIL önce yazdık.

Ragıp YABANCI tiplemesinde sanal boyuttaki Sakıp SABANCI, Recep TAYYİP ERDOĞAN Hükümetinin sanki bir eksiğini tamamlar gibidir.

İşte şimdi, o Ragıp YABANCI, Sanal Boyuttaki Ragıp YABANCI, tam da Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL’ün şimdi yaptığını yapmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanımız -sanki- diyorlar ki;

  • Evet, Türkiye komşuları ile ve sizinle de DOST Olmak zorundadır.
  • Ama siz de, Türkiye ile DOST olmak ve DOST Kalmak zorundasınız.

İnanınız bunları (15) yıl önce yazmıştım.

TÜRKİYE KOMŞULARI İLE DOST OLMAK VE DOST KALMAK ZORUNDADIR.

AMA KOMŞULARI DA TÜRKİYE İLE DOST OLMAK VE DOST KALMAK ZORUNDADIR.

“Beyaz Dünya ZOR Değil” de bir BEYAZ Dünya arayışı vardı ve bunu HIZLI, KARARLI, RADİKAL atılımlarla ancak Ragıp YABANCI yapabilirdi.  İnşallah yakında okuyacaksınız;

“Beyaz Dünya ZOR Değil”  de  Türkiye, gerçek anlamda tam bir ÇAĞ ATLAMIŞ olacak ve bunu Sanal Boyutta Ragıp YABANCI Yapacaktı….

İşte şimdi  o sanal oluşumu gerçek boyuta,  bizim boyutumuza çekmiş gibiyiz.

Önce Ermenistan bilecektir; TÜRKİYE İLE DOST OLMAK VE DOST KALMAK ZORUNDADIR. Öyle başkalarının kışkırtması ile ne Ermenistan’a fayda gelir, ne de başkalarına.

Yıllar yılı orta doğuyu karıştıranlar, Kafkasları karıştıranlar, Türkiye’de AZINLIK SORUNU YARATMAYA Çalışanlar yalnızca kendileri için faydalı olmuşlarıdır.

Geçen yıl Sayın Başbakanımız, Brüksel’de açık seçik şunu söyledi..”BİZİM AVRUPA BİRLİĞİNDEN BAŞKA BİR ALTERNATİFİMİZ YOKTUR”.

Biz bunu Diplomatik Dilde; BİZİM DE ELBET ALTERNATİFLERİMİZ VARDIR AMA BİZ AVRUPA BİRLİĞİNE ÖNEM VERİYORUZ” şeklinde okuduk.

Özetlersem;

  1. Türkiye; ASYA VE ORTADOĞU Alternatiflerine yönelir ve mesafe alırsa; Avrupa Birliğine karşı güçlenecektir.
  2. RUSYA olmadan ne ASYA olur Ne de ORTADOĞU!..  BU gerçeği Hem Türkiye Hem de BATI,  Kabullenmek durumundadır.
  3. JAPONYA Tercihini; Türkiye ile birlikte ASYA ve TÜRKİYE ile BİRLİKTE ORTA DOĞU şeklinde kullanmak zorundadır.
  4. ORTA DOĞU’da BİZ VARIZ; ASYA’da BİZ VARIZ ve AVRUPA’da da BİZ VARIZ.

Bunları herkes kabul etmeli ve ona göre POLİTİKA OLUŞTURMALIDIR. Başka bir çözüm yoktur

Son olarak çok tehlikeli, özellikle ASYA İlişkileri ve Orta-Doğu Asya’da etkinlik bakımından çok tehlikeli gördüğümüz bir olguya da dikkat çekmek istiyoruz.

1991 de SOVYETLER BİRLİĞİ Dağıldığında, Önde gelen AKTÖRLER ve Özellikle de JAPONYA; Türkiye’nin ESKİ ÖNEMİNİ YİTİRDİĞİ kanaatine sahip oldular.

Onların kısır düşüncelerine göre Rusya Tehlikesi bitmiş ve GÜÇLÜ-GÖZÜ KARA RUSYA için KALKAN olabilecek TÜRKİYENİN de artık önemi kalmamıştı.

Oysa TAM da TERSİNE bir OLGU ortaya çıkmıştır.

TÜRKİYE Daha da ÖNEM KAZANMIŞTIR.

Zira EKONOMİ Birinci plana ÇIKMIŞTIR.  İlişkiler birinci plana çıkmıştır.

1992-1993 yıllarında Asya TÜRK Cumhuriyetlerinde JAPONYA son derece Antipatik bir Devlet ve RUSYA hala korkulması gereken bir heyula gibi görülürken. TÜRKİYE Sempatisi ön plana çıkmıştı.  Biz bunu gereği gibi kullanamadık.

Tabii Türkiye’nin, bu günlere kadar; bu olguyu iyi görebildiğini ve kullanabildiğini söylemek mümkün değildir.  Ne var ki  JAPONYA da bunu görememiştir.

Türkiye’nin ASYA üzerindeki sempatisini filan da bir taraf bırakalım. Bir gerçek vardır. ORTA DOĞUDA; ASYA’da; ne Türkiyesiz, ne de RUSYA’sız adım atmak mümkün değildir.

Rusya Birliğinin dağılmasıyla beraber, ASYA gerçeğini ilk fark eden,  buna gerekli önemi veren ve sonunda mesafe de kat etmiş olan iki Devlet vardır; İNGİLTERE ve ALMANYA…

Bu iki Devlet; JAPONYA ve TÜRKİYE olabilirdi. OLMALIYDI.  Ne yazık böyle olmadı.

Bize göre hala ışık vardır;  ÜÇÜNCÜ GÜÇ OLARAK ŞEKİLLENECEK VE İLERİDE BİRİNCİ GÜÇ OLABİLECEK BİR KURGU VARDIR.

Asya’yı kucaklayacak olan JAPONYA, TÜRKİYE VE RUSYA beraberliğidir. Ortadoğu etkinliği de buradan geçer.

Bu başarı, bu SÜPER Başlangıç SAYIN RECEP TAYİP ERDOĞAN ve ekibine nasip olmuştur.  Rusya ile son gelişmeler konusunda ŞAPKA çıkarıyor tebrik ediyoruz.

JAPONYA, RUSYA ve TÜRKİYE, büyük bir BOHÇANIN ÜÇ UCU -ibiği- gibi Asya’yı kucaklamalıdır.   Bu hareketin Türkiye ve RUSYA ayağı hareketlenmiştir.  JAPONLAR her zaman olduğu gibi muhtemelen GEÇ UYANACAKLARDIR.

Ne diyelim; onları da uyandırmak yine bizlere düşüyor.

Herkese selam sevgi ve saygılar sunuyorum.