R A U F RAİF D E N K T A Ş

84

Büyük Devlet Adamı, Eşsiz Vatanseveri,

Ebedî Âleme İntikalinin 12. Yılında Hasretle Anıyoruz:

Kıbrıs Gazisi Emekli Yarbay ATTİLA ÇİLİNGİR Anlatıyor.

(ÜÇÜNCÜ BÖLÜM)

Oğuz Çetinoğlu: Muhterem Denktaş’ın aktif siyasetten çekildikten sonraki hayatı hakkında neler söylemek istersiniz?

Attila Çilingir: Sayın Denktaş; Cumhurbaşkanlığı görevini teslim ettikten sonra köşesine çekilip, birilerinin istediği, umut ettiği gibi sessiz, sedası bir emeklilik süreci yaşamadı. Aktif siyâseti bıraktıktan hemen sonra, Lefkoşa Köşklü Çiftlikteki çalışma ofisinde kendisini ziyâret ettiğimde; bundan sonrası için nasıl bir yol izleyeceğini öğrenmek adına sorduğum sorulara, vermiş olduğu bilgi dolu cevaplarında verdiği mesajlar şöylece özetlenebilir:

-Kıbrıs Milli Davamızın doğrularını, bu konuda milletçe elde etmiş olduğumuz hukuki haklarımızı, hem Ada’da, hem de Türkiye’de yine millete anlatmaya devam edeceğim.

-Özellikle siyasilerin bu konuyla ilgili atacakları her yanlış adıma karşı çıkacağım. Bu yanlışların sebeplerini yine Türk Milleti ve Kıbrıs Türk Türkleriyle paylaşacağım, çözüm adına ortaya konulan ‘Birleşik Kıbrıs’ çatısı altında tek egemenlik, tek devlet, tek kimlik konusunun Ada’daki, Türklerin sonu olacağını ifâde etmekten vazgeçmeyeceğim. .

Sayın Denktaş; bu söylediklerini son nefesine kadar uyguladı. Kıbrıs konusuna damgasını vurmuş bir devlet adamı olarak, tecrübelerini paylaşmak adına AB sürecinde Annan planına karşı, sonrasında ise; 2008 yılından itibâren taraflar arasında yeniden başlayan Kıbrıs Müzakerelerinde yapılan yanlışları Türkiye’de Türk Milletine, adada kendi halkına anlatmak için her platformu kullandı.

Asla pes etmedi. O bir direnişçiydi. O; müreffeh geleceği için yemin ettiği, bunun için yıllarca çalışıp, çabaladığı vatan topraklarında bütün kurumlarıyla yaşayan son Türk Devletinin hem kurucusu, hem de savunucusuydu. O sebepledir ki, köşesine çekilip, emekli hayatı yaşamayı tercih etmedi. Günü geldi ‘Anavatanım’ dediği Türkiye’yi yönetenlerden: ‘Kıbrıs dâvâsı Denktaş’ın şahsî davası değildir. Artık Kıbrıs konusunda tâvizler vermenin zamanı gelmiştir.’ Cümlelerini duyduğunda çok üzüldü.

Hele, hele ‘Git sen kendi ülkende konuş! Dâvânı git kendi halkına anlat…’ sözlerini işittiğinde yüreği paramparça oldu, kırıldı ama cevap dahi vermedi. Çünkü o anavatanına ve yönetimine sonsuz bir sevgi ve saygıyla bağlıydı.

Annan planı döneminde Kıbrıs Türk Halkının zihnini bulandırmak adına verilen o parlak vaatlere, Kıbrıs Türk Halkına ‘evet’ demeleri için yapılan onca baskıya rağmen, o hep direndi. Halkına ve Türkiye’ye yapılan yanlışları anlatmaya devam etti.

Annan planı döneminde ‘Kıbrıs’ı verelim kurtulalım.’ Diyenlere: o günlerde,  öylesine bir cevap verdi ki… O cevap, ömrünü bu davaya adayan bir lidere, bir devlet adamına yakışır nitelikteydi: ‘Ben vermem. Verecekse Türkiye versin! Bu şerefsizlikse alnıma yazın…’ diyecekti.

Rahmetli Denktaş ile ilgili olarak, bugüne kadar çok şey söylendi, yazıldı çizildi. Hakkında çok kitap yayınlandı. Yaptıklarıyla, yapamadıklarıyla yine pek çok kitaplar yazılacaktır.

O Büyük İnsan; Türk Milletinin ve Kıbrıs Türk Türklerinin gönlünde anıtlaşan liderlik vasıfları ve tarihe mal olmuş başarılarıyla, Doğduğu toprakların ‘o yasemin kokulu gecelerini asla unutmayan’, ‘Karkot Deresinin’ özgürce akan sularının yoğurduğu çocukluk ve gençlik anılarıyla coşan tabiat ve tabiattaki canlıların âşığı, hayatı boyunca gönlünü yakan hürriyet ve bağımsızlık ateşini; Mustafa Kemal Atatürk’ten, Anavatanı Türkiye’den, Torosların ardından doğan güneşin ışıltısından alan ve en nihâyetinde Anadolu’dan, Mehmetçikten gelen hürriyet nefesini; Beşparmak Dağlarında soluyan bir direnişçi, büyük bir lider, Kıbrıs adasında son Türk Devletini kuran, Türk Dünyasının büyük bir kahramanı,  ‘Baba Türk Denktaş’ olarak anılacaktır…

Vatan; ona ve dava arkadaşlarına, bu uğurda Şehadet mertebesine ulaşan tüm şehitlerimize, o süreçte görev alan tüm Gazilerimize minnettardır.

 Ruhu şad olsun.

ATİLLA ÇİLİNGİR:      1967 yılında Teğmen rütbesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’da göreve başladığı zaman, Kıbrıs olayları adada bütün hızıyla devam ediyor, Yunanistan’ın da desteğini alan Rumlar; adada yaşayan Kıbns Türklerine her türlü mezâlimi yapıyor, gerçekleştirdikleri toplu katliamlar, uyguladıkları ekonomik ambargolarla Kıbrıs Türklerini adadan göçe zorluyorlardı…      O dönemde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 1960 yılında imzalamış olduğu, Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından da onaylanmış garantörlük anlaşması gereğince, Ada’da buluan ‘Şanlı Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayında’ görev almak için defalarca dilekçe veren Teğmen Çilingir; 1974 yılının 20 Temmuz Cumartesi sabahı kendisini Kıbrıs’ta savaşın içinde buldu. Bölük komutanı olarak Kıbrıs Savaşlarının her iki safhasında da bu görevine başarıyla devam etti, ‘Gazi’ unvanı ile nurlandırılarak Türkiye’ye döndü.      1974-1975 ve 1985-1987 yıllarında Kıbns’ta görevli olduğu yıllardan sonra da, adada yaşanan olayları yakinen tâkip eden Çilingir; 2004-2011 yılları arasında Kıbns Türk Kültür Demeği’nin İstanbul Şubesi yönetim Kurulunda da görev yaptı.      Bu uzun süreçte ‘millî dâvâmız’ olarak bilinen Kıbns konusuna sâhip çıkarak, Kıbrıs Türklerinin kazanılmış târihî ve hukûkî haklarını savunmak maksadıyla değişik platformlarda görev aldı. Sempozyumlara, panellere, televizyon programlarına konuşmacı olarak katıldı, makaleler yayınladı. Yakinen takip ettiği Kıbns konusu başta olmak üzere, ülke meseleleriyle ilgili güncel yazılarına, konferanslarına devam etmektedir.      T.S.K.’dan 1990 yılında, kendi isteği ile emekli olduktan soma; Kıbrıs konusuyla ilgili kaleme almış olduğu; Özgürlük Nefesi (K.K.T.C Cumhurbaşkanlığı yayını 1995), Girne’den Doğan Güneş (1997), Unutanlar, Unutturulanlar ya da Hatırlayamadıklarımız (2004), Elveda Kıbrıs Ama Bir Gün Mutlaka (2006), Andımız Olsun ki Bu Topraklar Bizim (2007), Tarihten Gelen Çığlık (2010), Kıbrıs / Yes Be Annem (2002-2016) ve O Gece (2019) isimli kitaplarıyla;      Ülkemizin son 65 yılında öne çıkan, yaşanmış önemli olayları anlatan: 10’ların İzleriyle Türkiye (2014), Kırılmadık Ne Kaldı?-Zaman Asla Kaybolmaz (2015)  isimli kitapları da bulunmaktadır…      Sivil iş hayatına Türkiye Sigorta Sektöründe başlayan Atilla Çilingir Koç YKS bünyesinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra, halen dünyanın 18 ülkesinde hizmet veren, sağlık bilişim şirketlerinden birisi olarak ülkemizde de faaliyet gösteren; CompuGroup Medical Bilgi Sistemleri A.Ş bünyesinde, görevine devam etmektedir.      Pek çok üniversitenin Bankacılık-Sigortacılık Fakültelerinde, Yüksek Okullarında, vermiş olduğu seminerler, konferanslar ile sektöre bu yönde de hizmet vermeye devam eden Çilingirin: Sigorta sektöründe 26 yıldan beri vermiş olduğu hizmetlerini anlatan; Sigortalı Hayatın Gerçekleri (2012) isimli bir kitabı daha bulunmaktadır.      Atilla Çilingir; bugüne kadar kitaplarından elde etmiş olduğu telif gelirleriyle; Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında: 2010 yılında K.K.T.C. Lefkoşa Şehit Aileleri ve Malul Gazileri Demeğine ‘Tarihten Gelen Çığlık’ isimli kitabının telif gelirini bağışlamış, 19 Şubat 2013’de Van’da yaşanan büyük depremden sonra Van’ın Muradiye İlçesi Akbulak Köyü İ.M.K.B (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) Yatılı Bölge İlk Öğretim Okulunda CGM’nin de katkılarıyla; içinde 20 adet bilgisayarı bulunan, adını taşıyan bir BT (bilgi teknolojisi) sınıfı açmış. 02 Haziran 2017 tarihinde de, Mapuder-A.D.D Samsun Şubesi Başkanlığı’nın İşbirliği ve CGM’nin de katkılarıyla; adını taşıyan, içinde 2500 kitabı, 2 adet bilgisayarı bulunan bir kütüphânenin açılışını yapmıştır.    
MERHUM RAUF DENKTAŞ 27 Ocak 1924 tarihinde Kıbrıs’ın Baf bölgesinde doğdu. 1,5 yaşında iken annesini kaybetti. Babası hâkim Raif Bey’dir. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütülen Denktaş, 1930 yılında eğitim için İstanbul’a gönderildi. Arnavutköy’de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevzi Ati Lisesi’nde yatılı okumaya başladı. Ortaokuldan sonra Kıbrıs’a döndü ve liseyi Kıbrıs’ta bitirdi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hukuk eğitimi için İngiltere’ye gitti. Mezun olduktan sonra avukatlığa başladı. 1949 yılı yaz aylarında savcı olarak görev üstlendi. Aynı yıl Aydın Hanım’la evlendi. 27 Kasım 1948  tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingde Dr. Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı. Türk Cemaati’nin iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Dr. Fazıl Küçük arasında arabulucu rolünü üslenip, toplumun çıkarlarının takipçisi oldu. Faiz Kaymak’ın teklifi ve Dr. Fazıl Küçük’ün tasvibiyle Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu kongresinde başkanlığa seçildi. Savcılık görevinden İngiliz yönetimini zorlukla ikna ederek istifa etti ve Cemaat  meseleleriyle  meşgul oldu.  1955’te terörist bir hüviyete bürünen Enosis ile mücadelede ve EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön veren Denktaş, 1958 yılında hükümetteki görevinden istifa etti. Arkadaşlarıyla  birlikte 1 Ağustos 1958 tarihinde  Türk Mukavemet Teşkilatı’nı kurdu. 1959 Zürich ve Londra Antlaşmaları ile, 1960 antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın hazırlanmasında emeği geçti. Aynı yıl Türk Cemaat Meclisi İcra Komitesi Başkanlığı’na seçildi. 1958 yılında Rum tedhişçiler, Türk köylerine saldırınca, Türkler bu olayları protesto etti. Zürich-Londra Antlaşmaları öncesinde Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş, Ankara’ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmeye gitti. Bu görüşmede Denktaş Ada’ya Türk askeri gönderilmesi teklifini dile getirdi. 16 Ağustos 1960 tarihinde 650 kişilik Türk Alayı Magosa Limanı’na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra Denktaş temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gitti. Temaslarını tamamlayan Denktaş bir sandalla Kıbrıs’a geçti ve Türk direnişini teşkilatlandırmaya başladı. 1964 Londra Konferansından sonra Makarios tarafından  istenmeyen adam ilan edildi. Yeşilada’ya girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy’e çıkarak savaşa katıldı. 1967’de adaya ikinci defa gizlice girerken tutuklandı. Türk hükümetinin ısrarlı istekleri sonucunda Türkiye’ye geri verildi. 1968’de adaya giriş yasağı kaldırıldığından Kıbrıs’a döndü. 1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığı’na seçildi. 28 Şubat 1973’e kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı olarak ülkesine hizmet etti.  13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanı görevlerini de yürüten Denktaş, anayasa uyarınca 1976’da yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi. Sonraki dönemlerde de seçilerek görevini 2005 yılına kadar devam ettirdi.  2005 yılında yapılan seçimde aday olmadı, görevini Mehmet Ali Talât’a devretti. Sayın Denktaş, Cumhurbaşkanlığından ayrıldıktan sonra konferanslarla, gazete ve dergilere yazdığı makalelerle ve kaleme aldığı kitaplarıyla, hayatını adadığı Kıbrıs dâvâsına hizmet etmeye devam ederken, 13 Ocak 2012 tarihinde Kıbrıs’ta ebedî âleme intikal etti. Mekânı cennet olsun, kabri nurlarla dolsun.   SAYIN RAUF DENKTAŞ’IN YAYINLANMIŞ KİTAPLARI: Saadet Sırları: (1941-1942), Ateşsiz Cehennem: (1944), Criminal Cases: (1953-54), A Handbook of Criminal Cases: (1955), 12’ye 5 Kala: (1964-1966), The Cyprus Problem: (1968), The Akritas Plan: (1968), A Short Discourse on Cyprus: (1972), Gençlerle Başbaşa: (1981), The Cyprus Triangle: (1982), Gençlerle Hasbihal: (1982), Cyprus Problem in a Nutshell: (1983), Gençlere Öğütler: (1985), Kadın ve Dünya: (1985), Kuran’dan İlhamlar: (1986), İmtihan Dünyası: (1986), Yarınlar İçin: (1986), UN Speeches on Cyprus: (1986), Seçenekler ve Kıbrıs Türkleri: (1986), Cyprus, An hdietment and Defence: (1987), The Cyprus Problem 23rd Year: (1987), My Vision for Cyprus (1988), Atatürk, Din ve Laiklik: (1989), Gençlerle Sohbet: (1990), Kıbrıs’ta Bitmeyen Kavga: (1991), Kıbrıs Dâvamız: (1991), İlk Altı Ay: (1991), What is the Cyprus Problem: (1991), A Challenge on Cyprus: (1990-1991), Denktaş As A Photographer, Images From Northern Cyprus: (1991), The Cyprus Problem and the Remedy, Lefkoşa (Nicosia): (1992), From My Albüm: (1992),  O Günler, Lefkoşa: (1993), Images From Northern Cyprus: (1993), Vizyon: (1994), Kapılar: (1995), Observations on the Cyprus Dispute: (1996), Kıbrıs Meselesinde Son Durum: (1996), Rum Yunan İkilisi / İstenmeyen Cumhuriyetten Nereye?: (1996), Karkot Deresi: (1996), Rauf Denktaş’ın Hatıraları: (Toplam 10 Cilt. 1964-2000).  

(BİTTİ)

Önceki İçerikTürk Milleti’nin Başı Sağolsun
Sonraki İçerikVefatının 12. Yılında Rauf Denktaş’ı Rahmetle Anıyoruz
Avatar photo
28 Kasım 1938 tarihinde Bafra’da doğdu. İlk ve ortaokulu doğduğu şehirde bitirdikten sonra Ankara Ticaret Lisesi ve Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde okudu. İş hayatına Ankara’da muhasebeci olarak başladı. Ankara ve Karabük’te; muhasebeci, mali müşavir ve profesyonel yönetici olarak devam etti. İstanbul’da, demir ticareti ile meşgul oldu. SSCB’nin dağılmasından sonra Türk Cumhuriyetlerinde sanayi yatırımları gerçekleştirmek üzere çok ortaklı şirket kurdu. Şirketin murahhas azası olarak Azerbaycan’da ve Kırım’da tesis kurup çalıştırdı. 2000 yılında işlerini tasfiye etti. İş hayatı ile birlikte yazı hayatı da devam etti. İlk yazısı 1954 yılında Bafra’da yayımlanmakta olan Bafra Haber Gazetesi’nde başmakale olarak yer aldı. Sonraki yıllarda İlhan Egemen Darendelioğlu’nun Toprak Dergisi’nde, Son Havadis ve Tercüman gazetelerinde yazıları yayımlandı. Türk Ocakları Genel Merkezinin yayımladığı Türk Yurdu dergisinde yazdı. İslâm, Kadın ve Aile, Yörünge, Ufuk, Emelimiz Kırım, Papatya, Tarih ve Düşünce, Yeni Düşünce, Yeni Hafta, Sağduyu, Orkun, Kalgay, Bahçesaray, Türk Dünyâsı Târih ve Kültür, Antalya’da yayımlanan Nevzuhur, Kayseri’de yayımlanan Erciyes ve Yeniden Diriliş, Tokat’ta yayımlanan Kümbet, Kahramanmaraş’ta yayımlanan Alkış dergilerinde, Dünyâ ve Kırım’da yayımlanan Kırım Sadâsı gibi gazetelerde de imzasına rastlanmaktadır. Akra FM radyosunda haftanın olayları üzerine yorumları oldu. 1990 – 2000 yılları arasında (haftada bir gün) Zaman Gazetesi’nde köşe yazıları yazdı. Hâlen; Önce Vatan Gazetesi’nde, yazmaktadır. Oğuz Çetinoğlu; Türk Ocağı, Aydınlar Ocağı, ESKADER / Edebiyat, Sanat ve Kültür Araştırmacıları Derneği ve İLESAM / Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sâhipleri Meslek Birliği Üyesidir. Yayımlanmış Kitapları: 1- Kültür Zenginliklerimiz: (2006) 2- Dört ciltte 4.000 sayfalık Kronolojik Tarih Ansiklopedisi: (2008 ve 2012), 3- Tarih Sözlüğü: (2009), 4- Okyanusa Açılan Kapılar / Tefekkür Mayası Röportajlar: (2009). 5- Altaylardan Hira’ya Türk-İslâm Dostluğu: (2012 ve 2013), 6- Bilenlerin Dilinden Irak Türkleri: (2012), 7- Türkler Nasıl ve Niçin Müslüman Oldu: (2013), 8- Türkmennâme / Irak Türkleri Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey: (2013). 9- Türklerin Muhteşem Tarihi: (Nisan 2014 ve Nisan 2015) 10- 115 Soruda Türk İslâm-Âlimi Mâtüridî (Röportaj): 2015) 11- Cihad – Gazi – Şehid: Kasım 2015. 12-Yavuz Bülent Bâkiler Kitabı (2016 Mehmet Şâdi Polat ile birlikte) 13-Her Yönüyle Kâzım Karabekir (2017 Mehmet Şadi Polat ile birlikte) 14-Dil ve Edebiyat Dergisi / İlk 100 Sayı Bibliygorafyası (2017 Mehmet Şâdi Polat ile birlikte) 15-Büyük Türk İslâm Âlimi Serahsî (2018), 16-Âyetler ve Hadisler Rehberliğinde Kutadgu Bilig’den Seçmeler (2018), 17-Edib Ahmet Yüknekî ve Atebetü’l-Hakayık (2018), 18- Büyük Türk İslâm Âlimi Mâtürîdî (2019), 19-Kâşgarlı Mahmud ve Dîvânu Lugati’t-Türk (2019). 20-Duâ / Huzura Açılan Kapılar. (2019) 10-Yesevi Yayıncılık, 12-Yakın Plan Yayınları, 13-Boğaziçi Yayınları, 14-Dil ve Edebiyat Dergisi, diğer kitaplar Bilgeoğuz Yayınları tarafından yayımlanmıştır.