Pirim Yapan İhanet

24

Önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi düşmanlık duyguları yerleştirilerek insanlarımız birbirine karşı tahrik edilmektedir. Etnik fitne, demokratikleşme ve çağdaşlaşma zannedilmektedir. Bölgecilik, aşırı hemşehricilik ve etniklik pirim yapmaktadır. Ülke çıkarları, birlik ve bütünlüğümüz bir tarafa atılmış; fert, grup ve cemaat odaklı düşünülür olmuştur.  

Görüldüğü  kadarıyla iktidarın etnik ölçekli politikaları esas alması  ve küreselleştirmenin gereği olan parçayı bütünün önüne itici yönlendirmelere teslim olması, tehlikeli bir ortamı hazırlamaktadır. Türkiye’de Türk düşmanlığı yükseltilmekte ve ısrarla sürdürülmektedir. Ülkeyi yönetenlerin önemli bir bölümünün milli kimlik karşıtı bir tavır almaları, herhalde sadece bizim ülkemizde görülmektedir. Böyle bir yol en büyük tahrik ve fitnedir. Birlik ve bütünlük, huzur ve barış, milli kimliğe saldırılarak nasıl sağlanabilir? Bu önemli çelişkiyi ülkeyi yönetenler başta olmak üzere herkes düşünmelidir. Ordu ve Türk düşmanlığının bu derece şuur altına yerleşmiş olduğunu hiç kimse tahmin edemezdi.  

Geçenlerde değerli meslektaşım Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, gazetemizdeki makalesine çok anlamlı bir başlık atmıştı: “ASKERE DÜŞMANLIK, DÜŞMANA ASKERLİK YAPMAKTIR”. Bu başlık her şeyi ifade etmektedir. Bugün, içinde bulunduğumuz ortam herkesin ipliğini pazara çıkarmakta; dönekleri, dönmeleri ve ihanet odaklarını da teşhir etmektedir.  

Türk ve Türkçe düşmanlığı sadece iç siyasette değil; eğitim sektöründe de dikkati çekmektedir. Bilhassa yüksek öğretimde Dünya ve ilim dili olan Türkçe’nin devre dışı bırakılma gayretleri, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin İngilizce eğitim ve öğretime geçme özentisi dikkatten kaçmamaktadır. Yeni açılan, vakıf mı özel mi oldukları pek anlaşılmayan bazı üniversitelerimizde İngilizce eğitim ve öğretim öne çıkarılmaktadır. Bir gazete ilânı dikkatimi çekmişti. İstanbul’da bulunan Haliç Üniversitesi’nin gazetelere verdiği ilânda fakülte ve bölümler sayılırken Fen-Edebiyat Fakültesinin AMERİKAN KÜLTÜRÜ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜnün bulunması, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATInın unutulmuş olması anlaşılır gibi değildir. Siz örgün eğitim yoluyla bölüm açmasanız dahi Amerikalılar kendilerini değişik vasıtalarla çok iyi tanıtmakta ve herkese kültürlerini öğretmektedirler. Hedeflerini de kabul ettirmektedirler.  

Milletlerarası  bazı toplantılarda toplantı isminin sadece İngilizce yazılması, Türkçesine itibar edilmemesi hiçbir ciddi devlette görülmeyen örneklerdir. Ama bizde son yıllarda bu yanlışlar oldukça artmaktadır. Bilhassa fen ve teknik dallarda yapılan milletlerarası toplantılarda bu yanlışlara daha fazla rastlamaktayız.  

Sadece bunlarla da iş bitmiyor. Yeni anayasa taslağı dayatmalarında Türkçe’ye rakip bazı gecekondu diller ve kimlikler ortaya konuyor; ülke sanki açık arttırılmaya çıkarılmış gibi Devlete ve egemenliğe ortak aranıyor. İşte; 12 Eylül halk oylamasında bunu oylayacağız. Habertürk TV’deki bir programda İslâmcı etiketli bir yazar; “Anayasa değişikliklerine evet demeli; ancak, bunlar son derece yetersizdir. Bu değişiklikler, Anayasanın temel maddelerini değiştirebilme yolunu açması bakımından önemlidir.” şeklinde konuşmuştur. Aslında bu görüş, sadece bu yazarın değil; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna, Milli Mücadeleye karşı olan ihanet ittifakının görüşüdür. Bir ara Aydınlar Ocağı neden sağın bütün kesimlerini artık kucaklamıyor diye bize tenkit yöneltilirdi. Bugün daha açık görülmektedir ki; sağın Türk düşmanı ve milliyetsiz kesimini kucaklamamız mümkün değildir.  

Halk oylaması  yaklaşırken kendisini hâlâ ülkücü zanneden, ekranlarda gerdan kıvıran bazı siyasiler ve kendisine eski sıfatını yükleyen ülkücüler gerçeklerin farkında mı? Acaba farkında oldukları için mi bazıları “evet” diyeceklerdir ve TC’nin tasfiyesinden yana olacaklardır? Anlaşılan 12 Eylül sonrasının dağınıklığı ve şaşkınlığı hâlâ sürmektedir. Zihinler bulanıktır, yenidünya düzeninin getirdiği şartları ve tuzakları fark edecek durumda değillerdir. Ekranlara çıkma şansını yakalamak uğruna malum çevrelerin istediği gibi konuşmayı marifet sayanlar vardır. Üstelik kendilerinin ülkücünün eskisi olduğu sıfatını bilhassa vurgulayarak… İktidar mı onlara yaslanıyor, yoksa onlar mı iktidara malzeme oluyorlar, göreceğiz.

Önceki İçerikKılıçdaroğlu da ”Ben Türküm” diyemiyor
Sonraki İçerikAmerikancı Cemaat Partisi (ACP)
Avatar photo
1944 İstanbul doğumludur. Orta Öğrenimini Maarif Kolejinde, yüksek öğrenimini İktisadî ve İdari Bilimler Yüksek Okul'unda tamamlamıştır. 1967'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne asistan olarak girmiştir. Ord. Prof. Dr. Z.F. Fındıkoğlu'na asistanlık yapmıştır. 1972'de "Bölgelerarası Dengesizlik" teziyle doktor, 1977'de "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" teziyle doçent, 1988'de de profesör olmuştur. 1976 Haziranında yurt dışına araştırma ve inceleme için giden Erkal 6 ay Londra ve Oxford'ta inceleme ve araştırmalar yapmış, Doçentlik hazırlıklarını ikmal etmiştir. 1977 yılında hazırladığı "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" isimli Eğitim Sosyolojisi ve Eğitim Ekonomisi ağırlıklı tezle Doçent olmuştur. 1988'de Paris'de, 1989'da Yugoslavya Bled'de yapılan milletlerarası UNESCO toplantılarında ülkemizi birer tebliğle temsil etmiştir. 1992 Yılında Hollanda'da yapılan Avrupa Konseyi'nin "Avrupa'da Etnik ve Cemaat İlişkileri" konulu toplantısına tebliğle katılmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi dışında dönem dönem Harp Akademilerinde, Gazi Üniversitesi'nde, Karadeniz Teknik (İktisadi ve İdari Bilimler Yüksek Okulu) ve Marmara Üniversitelerinde de derslere girmiştir ve konferansçı olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı, Metodoloji ve Sosyoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü, İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ve İstanbul Türk Ocağı üyesi olan Prof. Dr. Erkal'ın yayımlanmış ve bir çok baskı yapmış 15 kitabı ve 700 civarında makalesi vardır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde Pazar günleri makaleleri yayımlanmaktadır. Prof. Dr. Erkal evli ve üç çocukludur. Dikkat Çeken Bazı Kitapları : Sosyoloji (Toplumbilimi) (İlaveli 14. Baskı), İst. 2009 Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri, İst. 1978 Bölgelerarası Dengesizlik ve Doğu Kalkınması,(2. Baskı), İst. 1978 Sosyal Meselelerimiz ve Sosyal Değişme, Ankara 1984 Bölge Açısından Az Gelişmişlik, İst. 1990 Etnik Tuzak, (5. Baskı), İst. 1997 Sosyolojik Açıdan Spor, (3. Baskı), İst. 1998 İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, (5. Baskı), İst. 2000 Türk Kültüründe Hoşgörü, İst. 2000 Merkez Binanın Penceresinden, İst. 2003 Küreselleşme, Etniklik, Çokkültürlülük, İst. 2005 Türkiye'de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Önerileri (Ortak Eser), İst. 2001 Ansiklopedik Sosyoloji Sözlüğü (Ortak Eser), İst. 1997 Economy and Society, An Introduction, İst. 1997 Yol Ayrımındaki Ülke, İst. 2007 Yükseköğretim Kurumlarının Bölgelerarası Gelişme Farklılıkları Açısından Önemi ve İşlevleri, İTO, İst. 1998 (Ortak Araştırma)