Orman Yangınları Ve Algı Oparesyonları

20

Türkiye’de birçok şehirde aniden
başlayan yangın haberleri, sabotaj ihtimalini gündeme getirdi. Akla ilk gelen de
PKK ve FETÖ tabii ki. Terör ve Güvenlik Uzmanları, yangınları PKK ile FETÖ ve
Türk Milletinin ebedi düşmanlarının ortaklaşa çıkardıklarında hemfikirler.

“Başlayan yangınlardan sonra, HDP, alelacele
“ekoloji” isimli Twitter sayfasını kilitleyerek içeride yazılan tweetleri
sadece takipçilerine sunmaya başladı nedense.

FETÖ terör örgütü, yurt içinde
bulunan kripto yandaşları, satılmış kirli zihniyetlerin desteği ve Türkiye
düşmanı dış mihrakların gazı ile Türkiye aleyhtarı her yalanla her an yeni bir
algı operasyonu yapma yarışında.

 “Help Turkey” etiketiyle başlatılan
dezenformasyon amaçlı kampanyada, da Türkiye karşıtı paylaşımlar yaptılar.
Türkiye’ye içlerindeki kin ve nefreti kustular. Yangınların suiistimal
edilebilecek en hassas videolarını paylaşarak korku ve panik oluşturmaya
çalıştılar.

Çok sayıda tanınmış(?)müstemleke
sevdalısı bir grubun, destek verdiği “Help Turkey” etiketiyle
başlatılan sözde küresel yardım kampanyası, yurt dışı merkezli  ve sahte hesap olup, ideolojiktir.
Devletimizi aciz göstermek, devlet-millet birlikteliğimizi zayıflatmak amacıyla
başlatılmıştır. Bu arada içimizdeki manda sevdalılarını da deşifre etmiştir.

Ciğerlerimizi yakan dev yangınlarla
devlet – millet olağanüstü bir çaba sarf ederken, bazı çevreler de boş durmadılar:

-“Bize helikopter, uçak ne varsa
gönderin. Yanmak istemiyoruz daha fazla.” Yaygarasıyla yalanlara sığındılar.

-Afet bölgesine giderek yangında
zarar gören vatandaşlara yardım etmeye çalışan bir oyuncu, yanan bir köyde iktidar
partisi Gençlik Kolları’nı görünce tepki göstererek vatandaşlara,
“Onlardan yardım alıyorsanız ben vermem” diyerek bağnazca ayırım yaptı.
Afetzedeleri azarladı, aşağıladı.

Bizim bildiğimiz yardım gizli ve
ayrım yapmadan yapılır. Reklamla, küfürle olmaz. Hanımefendi, başkalarına
kızacağına sen önce kendi nefsine terbiye ver. Kaş yaparken göz çıkarma lütfen.

 -Yalancı basit bazı sözüm ona oyuncular; “The
Guardian gazetesi tarafından You Tube’ a 2017 yılında yüklenen California
eyaletindeki yangının, ülkemizde olduğu” yalanını yayarak halkımızı
panikletmeye, korkutmaya çalıştılar.

-Türkiye’yi dünya kamuoyu önünde
aciz göstermek için sosyal medyada başlatılan ‘Help Turkey’ etiketli kampanyasına
itiraz eden Mehmet Ali Erbil’e; “Ülkemize karşı oyun oynanıyor ben de bu oyuna
karşı çıktım. Ülkemiz çok güçlü, böyle bir paylaşıma ihtiyacımız yok. Kaç tane
ülkeye yardımda bulunuyoruz. ‘Help Turkey’ paylaşımı yapanlar bunu da görmeli. Kimseye
ihtiyacımız yok, başımızda devletimiz var” dediği için; kendisine medyadan
küfürler, hakaretler ederek insafsızca saldırdılar.

-“Bazı çevreler, başka ülkelerdeki
orman yangınlarını, film sahnelerinden alınan veya eski tarihli yangınlara ait
görüntüleri” ahlaksızca, insafsızca gündeme taşıyarak, iftira ve  yalan kampanyasına destek verdiler.

 -Anayasadaki bağlayıcı hükme ve ilgililerin teminatlarına
inanmayarak  “yanan ormanlık alanların
imara açılacağı” yalanını ve iftirasını yaydılar.

 Kendisinden farklı düşünenlere her fırsatta kinle
nefretle hakaret ederek, düşman ilan etmenin kimseye faydası olmaz. Böyle
kalpler kendileri ile bile barışık olamaz.

 
Hükümetin, yetkililerin hataları olabilir, eleştirirsin, demokratik
hakkını kullanırsın. Hatta şikâyet edersin, varsa kusuru bedelini öder. Fakat
tavan yapmış kin ve nefretle, çirkin iftira ve küfürlerle sorunlar çözülmez.

Bu orman yangınlarında bir kez daha
gördük ki artık terör olayları sadece, silahla, bombayla değil; klavye başında,
sosyal medyada, ekranlarda yalanlarla, iftiralarla gerçekleştiriliyor.
Acılardan, felaketlerden, afetlerden medet umup siyaset devşirmek insanlık
onuruna yakışmaz.

            Görülüyor ki; ormanları
yakanları, şehirleri karıştıranları, üç – beş ağacı bahane edip milletin malına
zarar verenleri, kaldırım taşlarını sökenleri ve daha onlarca kalleş oyunda
sahne alanları başlarına taç yapanlar yine iş başında.

Orman yangınlarını bahane ederek milletimizin; birliğine, beraberliğine,
istiklaline ve istikbaline göz diken hainlerin oyunlarını, çıkardıkları
fitneleri yine hep birlikte bozacak, yaralarımızı sevgi ve dayanışmayla saracağız.
Bu oyunlardan medet umanlar unutmasınlar ki bu milleti top, tüfek, tank
durduramadı, ayıramadı, yıldıramadı. Onların ahlaksız tuzakları, kumpasları ve
yalanları da durduramayacaktır.

Uyumadan, dinlenmeden, gece-gündüz demeden, ciğerlerini yakan dumana rağmen
savaş veren, alevlere göğsünü siper eden orman kahramanlarımıza, kamu
kurumlarımızın çalışanlarına ve yangının söndürülmesine destek veren
vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Onların emeği, alın terleri, hakları
asla ödenemez. Yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, OGM çalışanlarımıza
Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

Orman yangınları süresince; canını dişine takarak gönülden gayret eden,
uykusuz kalan, canını tehlikeye atan, 
katkıda bulunan, üzülen “gerçek sanatçılara, yazar ve çizerlere” de
gönülden minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Bütün bu
yaygaraların sonunda bakla ağızdan çıkarıldı. Sözüm ona bir sanatçı grubu yine toplanarak
iktidarı tehdit etmeye ve erken seçim istemeye başladı. Geçmişte ağaç için
yürüyenler de hiç ilgisi olmadığı halde nedense “önemli projelerin derhal
durdurulmasını” istemişlerdi. Niyet aynı hedef aynı. Bağcıyı dövmek…

Bu millet
bazı isimleri, “gerçek sanatçı, yazar çizer sanarak” hak ettiğinden fazla değer
vererek başına taç etti. Gördük ki kimileri masal kahramanı ve kardan adammış.
Bu millet uyandı, masallar bitti. Gerçeğin güneşi de, kardan adamları bir gün eritip
yok edecektir.

Sevgiyle
kalın…