Çocuklarda görülen disiplin dışı davranışların önemlileri şunlardır:
1. Yetkeye (otoriteye) karşı gelme: Bu, ana-baba ve öğretmen yetkesi olabilir. Biliyoruz ki, bunun normal sayılabileceği bir dönem vardır: Erinlik çağı. 2-3 yıl süren bu çağda çocuk, genellikle ortaokul yıllarında olur. Kimi çocuklarda bu süre biraz uzun sürebilir. Bu konuda çocuğa anlayışlı davranmak psikolojik bir gerekliliktir.
2. Toplumsal çevrenin dirlik ve düzenini bozma: Gereksiz sorular ve sözlerle sınıfın tinsel (manevî) havasını bozan öğrenciler olabilir. Bunlara, doğrudan doğruya ve sert olmamak koşulu ile kimi davranışlar göstermek gerekir. Sorduğu soru ile ilgili «araştırma yapmak» ödevini vermek gibi.
3. Akıl yerine duygularıyla hareket etme: Bu, bir eğitim sorunudur. Kolayca kesin sonuç alınamaz. Eğitimin, akıl ve mantığa uygun hareketlerle sağlanacağı, herhangi bir olaya hemen tepkide bulunmamak gerektiği, biraz düşünme zamanının bırakılmasının uygun olacağı her fırsatta öğrencilere telkin edilmelidir.
Disiplinsizlik olayları karşısında bu ve benzeri davranışlar görülür. Bunlara karşı eğitsel önlemler alınır.
Disiplinde, düzen ve başkalarının haklarına saygı göstermek şarttır. Bu bakımdan, iyi yetişen kuşaklardan oluşan bir toplum, üretici yeteneği gelişmiş, toplumsal bilince ulaşmış mutlu bir toplum olur.
Çocuğu disiplinsizliğe götüren nedenlerin çoğu toplumsaldır. Bunları denetim altına almak kolay değildir. Fakat öğretmen olarak rehberlik yapabiliriz. Çocuğa rehberlik yaparken disiplinsizlik nedenlerini gözden uzak tutmamak gerekir.
Genellikle disiplinsizlik olayları şu nedenlere bağlanmaktadır:
1. Öğretim programının ve okul yönetmeliklerinin öğrenci psikolojisine uygun olmaması: Bu da çocuklarda uyumsuzluklara, disiplin olaylarının ortaya çıkmasına yol açar. İlgi çekmeyen konular ve yönetmeliklerdeki ağır cezalar buna örnektir. Disiplinsizlik olayı, çocuğun bu ve benzeri durumlara yaptığı tepkinin sonucu olarak ortaya çıkar.
2. Ailedeki ekonomik koşulların bozukluğu ve eğitim anlayışının yanlışlığı: Yeteri kadar geliri olmayan ve yeterli eğitim almamış ailelerden gelen çocuklar, okula birçok sıkıntılarla gelirler. Belki defter ve kitap alacak paraları yoktur. Belki yanlış bir eğitimle kazandıkları kötü bir davranışı okulda sürdürmektedirler. Öğretmenin bu gibi çocukları anlaması, hoşgörüsünü ve iyileştirici davranışlarını, özellikle bunlardan esirgememesi gerekir.
3. Kötü arkadaş çevrelerinin etkileri: Çocuğun konuştuğu, görüştüğü kimseler, onun üzerinde büyük etki yapar. Arkadaşlarından kötü bir alışkanlık kazanmışsa bu alışkanlık, okulda disiplin sorunlarının artmasına yol açar. Bu gibi durumlarda çocukla çok yakından ilgilenmek, gerektiğinde aile ile de işbirliği yaparak çocuğun çevresini değiştirmek zorunlu bir hal alır.
4. Kimi bedensel noksanlıklar: Körlük, topallık, şaşılık, çirkinlik, kısa boyluluk, uzun boyluluk ve hatta zekâ geriliği gibi durumlar kişiyi, çevresinde kendisini kabul ettirebilmek için disipline aykırı davranışlara zorlayabilir. Bu, özellikle bir alandaki eksikliğini başka bir alanda tamamlayamayan «aşağılık duygusu»’na kapılmış öğrencilerde görülür.
5. Coşku gerginliği: Gerek ailedeki huzursuzluğun ve gerekse fizyolojik gelişmenin bir sonucu olarak zaman zaman öğrencilerde aşırı coşkusal durumlar görülür. Çocuk, bunun etkisiyle disipline aykırı davranışlar gösterebilir.
6. Öğretmenler arasında görülen görüş ayrılığı: Kimi öğretmenler bir hareketin yapılmasını, kimileri de yapılmamasını isterlerse bu durumda, çocuk nasıl hareket edeceğini şaşırır ve disiplin suçu işler. Bu bakımdan bir kısım konularda, öğretmenler kurulunda bir anlaşma sağlanması uygun olur.
7. Öğretmenin kişiliği: Öğretmenin kişiliği, en önemli eğitim etkenidir. Çocuk, gelişirken onun kişiliğinden birçok parçalar alır. Çocuk, öğretmenin davranışlarından beğendiklerini kendine özümsemeye çalışır. Biz nasıl olursak genellikle öğrencilerimiz de öyle olur. Bu nedenle bir öğretmende «iyi davranış özellikleri» nin bulunması, çocukları disiplin suçu işlemekten korur.
Disiplin suçu işleyen çocukların, bu suçu niçin işlediklerinin incelenmesi söz konusu olduğu zaman, yukardaki etkenleri teker teker dikkate almak gerekir.
Sevgiyle kalın…


