İslam ve Sekülerlik…

28

Dr. Yusuf Gedikli, Yesevi
Dergisinin Aralık 2020
sayısında “Sekülerizm
nedir? Sekülerizm Olmasa Olur mu?”
başlıklı bir yazı kaleme almış.

Bu yazı ile ortalama bir
vatandaş “sekülerizm”
konusu hakkında birçok şeyi anlayabilir ve yerli yerine oturtabilir. Ben de bu
nedenle size hem dergiden hem de bu yazıdan bahsetmek istedim. Sizlerle bu sebeple yazının “İslam ve
Sekülerlik” başlıklı bölümünü paylaşıyorum;

“… İslam toplumlarının bu dünyada değil daha çok öbür dünyada
yaşadıklarını söyleyebiliriz. Gerçi
“hiç
ölmeyecekmiş gibi çalışın, yarın ölecekmiş gibi ibadet edin” “şerefli
hadisi”
vardır ama ölçüyü tutturmak kolay ve mümkün değildir.
Muhakkak bir taraf ağır basacaktır. Ağır basan taraf bu dünya değil genelde
öbür dünyadır (Bunu felsefesel ve ilkesel anlamda söylüyoruz). Her dindar
Müslüman elinde tespih, dilinde zikir, kendisini bir an önce cennete atmaya
çalışır. Evden camiye camiden eve gider. Gerisini çok önemsemez. Dünya işlerini
boş verir. Çünkü dünya geçicidir. Kendisini asgari düzeyde kurtarmayı yeterli
görür. Devletin toplumun ilerleyip ilerlememesini, gelişip gelişmemesini
önemsemez.
“Kefenin cebi
yok”, “bugünü akşam ettik, yarına Allah kerim”, “üç günlük
dünyada niye bu kadar çalışıyorsun”, “bir lokma, bir hırka”

anlayışı, İslam toplumlarının bugünden önceki hayatlarında olduğu gibi bundan
sonraki hayatlarında da öncelikli ve belirleyici olacaktır. Bu İslam devlet ve
toplumlarının laik ve seküler toplum bireyleri kadar ileri gidemeyecekleri
anlamına gelir. Üzülerek ifade edelim ki durum budur, böyledir; görünüşe göre
gelecekte de böyle olacaktır…

Sonuç olarak laiklik ve sekülerliğin birey, toplum ve devletlerin ileri
gitmesi için ne denli önemli oldukları açıktır… Özetle din rejimleri veya dinsel
rejimlerle kalkınma, ilerleme olamaz. En katı Hristiyan mezhebi olan
Katolikliğin başı Papa’nın
“dinsel
devletlerin sonu iyi olmuyor
” sözü çok doğru ve anlamlıdır…

 Aynı şekilde kadınsız da
kalkınma, ilerleme olmaz. Çünkü toplumun yarısını devre dışı bırakırsanız,
varlığımızın yarısını feda ediyorsunuz demektir…

İslam toplumlarının ve devletlerinin gelişmesi laiklik, sekülerlik ve
demokratik rejimden geçer. Aksi halde olduğunuz yerde kalmaya ve patinaj
yapmaya mahkûmsunuzdur.”

Siz en iyisi Yesevi Dergisi‘ni alıp yazının tamamını
okuyun!

Gerçekten bazı şeyleri
anlamamızın ve karar vermemizin zamanı geçiyor…