Hayat, İman ve Kur’an

42

Bu dünyada hayatın gayesi ve hayatın hayatı imandır.

     Öyle ise iman
ettiğimiz Zât’ın sözü ve kelâmı denilen,

     Bu dünyada, en meşhur
/ en ünlü ve en parlak, 

     En hâkim / her
konuda söz sâhibi bulunan, 

     Ona teslim olmayan
herkese, her asır ve her yüzyılda meydan okuyan,

     Kur’an-ı
Mu’cizü’l- Beyan / açıklamalarıyla akılları benzerini yapmaktan âciz bırakan,

     Kur’an-ı Kerîm nâm
ve adındaki Kitaba müracaat edip / başvurmak gerek.  

     O ne diyor
bilelim.

     Fakat en evvel /
en önce,

     Bu Kitap, bizim
Hâlikımız / Yaratıcımızın Kitabı

     Olduğunu ispat
etmek lâzım.

     Bu kadar muannit /
inatçı ve mülhit / dinsiz bir asırda,

     Her tarafa Kur’an
hakikat ve gerçekleri yayıldığı hâlde,

     Karşısına kimse
çıkamamıştır.

     Bu da gösteriyor
ki, Kur’an semavî ve gökseldir.

     Beşer / insan
kelâmı / sözü değildir.

     Nasıl ki, Kur’an;
bütün mucizatı / insanı benzerini yapmakta âciz bırakan özellikleriyle,

     Hakkaniyet ve
doğruluğuna delil / bürhan ve kanıt olan,

     Bütün
hakikatlarıyla, Hz. Muhammed’in bir mucizesidir.

     Aynı şekilde Hz.
Muhammed de, bütün mucizeleriyle,

     Nübüvvet /
Peygamberlik delail / delil ve kanıtlarıyla, 

     İlmindeki kemâlât
/ eriştiği olgunluk ve yüksek seviye ve düzeyiyle Kur’an’ın bir mucizesidir.

     İşte böyle bir
Peygamber; Kur’an’ın Kelâmullah / Allahın kelâmı / sözü olduğuna,

     Bir hüccet-i katıa
/ kesin bir delil ve kanıtdır.    

     Kur’an, bu dünyada
çok ihtişamlı / görkemli, nuranî / nurlu / ışıklı ve saadetli / mutluluk dolu,

     Hakikatli /
gerçeklik içeren bir yol açmıştır. 

     İçtimaî / sosyal
hayatın tebdiline değişmesine muhteşem bir imkân hazırlamıştır.

     Kur’an aynı
zamanda insanların;

     Hem şehvet, gazap,
fazilet gibi şeylerin kaynağı olan nefislerinde,

     Hem kalplerinde,

     Hem insan ve
hayvanlardaki dirilik kaynağı olan manevî varlıklarında yani ruhlarında,

     Hem akıllarında,

     Hem şahsî /
kişisel hayatlarında,

     Hem içtimaî /
sosyal hayat ve yaşamlarında,

     Hem siyasî /
politik hayatlarında,

     Öyle bir inkılâp /
değişim yapmış, idame etmiş / devam ettirmiş ve idare etmiş ki,

     On dört asırlık
müddet ve süresi içinde, her dakikada altı bin altı yüz altmış altı ayeti,

     Kemal-i ihtiramla
/ tam bir hürmetle,

     Hiç olmazsa yüz
milyondan ziyade insanların dilleriyle okunuyor.

     İnsanları terbiye
ediyor, nefislerini tezkiye edip temizliyor.

     Kalplerini tasfiye
ediyor / saflaştırıyor.

     Ruhlara inkişaf /
açılma ve terakki / yükselme sağlıyor.

     Akıllara
istikameti / doğruluğu ve doğru yönü gösteriyor.

     Akılların yolunu
nurlandırıp / aydınlatıyor.

     Hayata hayat ve saadet
/ mutluluk veriyor.

     Elbette böyle bir
kitabın misli ve benzeri yoktur.

     Çünkü harika ve
olağanüstüdür.

     Fevkalâde /
normalin üstünde, mucize bir Kitapdır.



           

 

Önceki İçerikKurtuluştan Cumhuriyete ve Son Cüret
Sonraki İçerikYüz Yüze Öğretimde Üniversiteler
Avatar photo
1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1955'de Ordu ili, Mesudiye kazasının Çardaklı köyü ilkokulunu bitirdi. 1965'de Bakırköy Lisesi, 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1974-75 Burdur'da Topçu Asteğmeni olarak vatani vazifesini yaptı. 22 Eylül 1975'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle Öğretmen Lisesi Tarih öğretmenliğine tayin olundu. 15 Mart 1977, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca Okutmanlığına başladı. 23 Ekim 1989 tarihinden beri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Yakınçağ Anabilim Dalı'nda Öğretim Görevlisi olarak bulundu. 1999'da emekli oldu. Üniversite talebeliğinden itibaren; "Bugün", "Babıalide Sabah", "Tercüman", "Zaman", "Türkiye", "Ortadoğu", "Yeni Asya", "İkinisan", "Ordu Mesudiye" ve "Ayrıntılı Haber" gazetelerinde ve "Türkçesi", "Yeni İstiklal", "İslami Edebiyat", "Zafer", "Sızıntı", "Erciyes", "Milli Kültür", "İlkadım" ve "Sur" adlı dergilerde yazıları çıktı. Halen de yazmaya devam etmektedir. Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefası'nı sadeleştirmiş ve 1981'de basılmıştır. Metin Muhsin müstear ismiyle, gençler için yazdığı "Irmakların Dili" adlı eseri 1984'te yayınlanmıştır. Ayrıca Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nce hazırlattırılan "Van Kütüğü" için, "Van Kronolojisini" hazırlamıştır. 1993'te; Doğu ile ilgili olarak yazıp neşrettiği makaleleri "Doğu Gerçeği" adlı kitabda bir araya getirilerek yayınlandı. Bu arada, bazı eserleri baskıya hazırlamıştır. Bir kısmı yayınlanmış "hikaye" dalında kaleme aldığı edebi yazıları da vardır. 2009 yılında GESİAD tarafından "Gebze'de Yılın İletişimcisi " ödülü kendisine verilmiştir.