Gezi Parkı Eylemleri Devam Ediyor

37

 

Yöneticilerimiz hatâlarını anlayıp anlayışla davranmalarına rağmen Taksim Gezi Parkı Eylemleri büyüyerek ve provokatörlerin sorumsuz davranışları sebebiyle verdiği zararlar artarak devam ediyor.

Bu arada suçsuz insanlarımız da zarar görüyor.

Zarar gören pek çok insanımızdan biri, ‘Dolmabahçe Camii‘ olarak bilinen Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii müezzini Fuat Yıldırım’dır.

Fuat Yıldırım’ı 15 yıldır tanırım. Büyüklerine saygı, küçüklere şefkat ile yaklaşan, özü-sözü doğru dürüst bir insandır. Caminin bitişiğindeki çay bahçesine, her görüşten insan gelir. Hepsiyle diyalog kurabilecek olgunluktadır.

Kendisini camiye adamıştır. Caminin temizlik ve düzeniyle ilgilenmekle yetinmez; bakımı, güzelleştirilmesi ve daha mükemmel bir mekân olması için adetâ seferberlik ilan etmiştir.

Fuat Yıldırım kardeşimiz, Başbakanın; ‘Gezi Parkı eylemlerine katılmış olanlardan bir grup, camiye ayakkabılarıyla girdiler ve cami içerisinde alkollü içki içtiler…’ şeklindeki konuşmasını duymamış olacak ki, gazeteciler sorduklarında; ‘İlk gelen kalabalık grup, ayakkabılarını çıkarıp içeri girdi. Sonra gelenler, polisten kaçma telaşı içerisinde ayakkabılarını çıkaramadan içeri girmiş olabilirler. İçeride içki içeni görmedim. Fakat içerideki pencerelerden birinde, buruşturulmuş bira kutusu gördüm.’ Diyor.

Gazetelerden edinilen bilgiye göre, Fuat Yıldırım, yıllık izne gönderilerek geçici olarak görevden uzaklaştırılıyor.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, O’nun basın mensuplarına herhangi bir bilgi vermesini yasaklar. Bu yasağa uymayanlar hakkında işlem yapılır.

Doğrudur.

Fakat…

Fuat Yıldırım: basın mensuplarına, Başbakanın söylediklerini doğrular mâhiyette bilgi verseydi, acaba soruşturmaya uğrar mıydı?

Kaldı kı, Başbakan; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri, Cuma namazları için sık sık geldiği Dolmabahçe Camii’nde görüp konuştuğu Fuat Yıldırım’ı yakından tanıma imkânı bulmuş olmalıdır.

Bizde, kraldan ziyade kralcılar vardır. Otoriteye hoş görünmek için suçsuz kişileri üzmekten çekinmezler. Başbakan, onların sebebiyet verdiği haksızlığı önlemez ise, zulme seyirci kalarak kul hakkı almış olacaktır.

*   *   *  

Gezi Parkı eylemleri, emniyet güçlerinin yumuşak ve temkinli davranmalarına rağmen ve belki de böyle davrandıkları için, artarak devam ediyor. Çünkü ülkeyi ve şehri yönetenlerin başlangıçtaki yanlış tutumları sebebiyle önlenmesi zor gelişmelere zemin hazırlanmıştı.

Millete, devlete, devlet malına, ekonomiye zarar verecek,  itibarımızı zedeleyecek, can ve mal güvenliğini ihlal edecek, huzuru bozacak hiçbir davranışın yanında ve destekçisi olmak aklı başında olan, sağduyusu ile hareket eden insanın yapacağı iş değildir.

Olayları yakından tâkip eden bir gözlemci olarak yazıyorum: Başlangıçta, gezi parkı eylemlerinde, vurucu-kırıcı, zarar verici, bölücü-vandalist gruplar yoktu. İyi niyetlilerin eylemini karalamak maksadıyla, onlara atılan iftiralar, kötü niyetlilerin eyleme katılmaları için çıkartılmış dâvetiye yerine geçti. Şimdi bu olumsuzluğu, güç kullanmadan gidermek, güç sâhiplerinin borcudur.

Güç sâhibi‘, gerçekten güç sâhibi ise, gücünü; iyi niyetlileri töhmet altında bırakacak beyanlar vermek yerine, iyi niyetliler arasına karışmış kötü niyetlileri belirleyip haklarında hukukî işlem yapılmasında kullanmak mecburiyetindedir. Bunu, gerektiği zamanda ve biçimde yapamayanların bizzat kendileri, sonuçlarına katlanmak durumundadırlar.

Hemen değil, derhal!

İsmet İnönü, vaktiyle ‘Sizi ben bile kurtaramam‘ Demişti. Yanlış yapanı kurtarmak, kimsenin görevi olmamalı.

Yanlış yapan, ancak kendi kendisini kurtarabilir.

Aklı, çözüm üretme yeteneği ve de yöneticilik vasfı varsa…

Yoksa, zâten orada daha fazla oturamaz ki…    

Önceki İçerikGençliğe Sesleniyorum
Sonraki İçerikTarihimizdeki Muhteşem Mektuplardan Bir Mektup
Avatar photo
28 Kasım 1938 tarihinde Bafra’da doğdu. İlk ve ortaokulu doğduğu şehirde bitirdikten sonra Ankara Ticaret Lisesi ve Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde okudu. İş hayatına Ankara’da muhasebeci olarak başladı. Ankara ve Karabük’te; muhasebeci, mali müşavir ve profesyonel yönetici olarak devam etti. İstanbul’da, demir ticareti ile meşgul oldu. SSCB’nin dağılmasından sonra Türk Cumhuriyetlerinde sanayi yatırımları gerçekleştirmek üzere çok ortaklı şirket kurdu. Şirketin murahhas azası olarak Azerbaycan’da ve Kırım’da tesis kurup çalıştırdı. 2000 yılında işlerini tasfiye etti. İş hayatı ile birlikte yazı hayatı da devam etti. İlk yazısı 1954 yılında Bafra’da yayımlanmakta olan Bafra Haber Gazetesi’nde başmakale olarak yer aldı. Sonraki yıllarda İlhan Egemen Darendelioğlu’nun Toprak Dergisi’nde, Son Havadis ve Tercüman gazetelerinde yazıları yayımlandı. Türk Ocakları Genel Merkezinin yayımladığı Türk Yurdu dergisinde yazdı. İslâm, Kadın ve Aile, Yörünge, Ufuk, Emelimiz Kırım, Papatya, Tarih ve Düşünce, Yeni Düşünce, Yeni Hafta, Sağduyu, Orkun, Kalgay, Bahçesaray, Türk Dünyâsı Târih ve Kültür, Antalya’da yayımlanan Nevzuhur, Kayseri’de yayımlanan Erciyes ve Yeniden Diriliş, Tokat’ta yayımlanan Kümbet, Kahramanmaraş’ta yayımlanan Alkış dergilerinde, Dünyâ ve Kırım’da yayımlanan Kırım Sadâsı gibi gazetelerde de imzasına rastlanmaktadır. Akra FM radyosunda haftanın olayları üzerine yorumları oldu. 1990 – 2000 yılları arasında (haftada bir gün) Zaman Gazetesi’nde köşe yazıları yazdı. Hâlen; Önce Vatan Gazetesi’nde, yazmaktadır. Oğuz Çetinoğlu; Türk Ocağı, Aydınlar Ocağı, ESKADER / Edebiyat, Sanat ve Kültür Araştırmacıları Derneği ve İLESAM / Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sâhipleri Meslek Birliği Üyesidir. Yayımlanmış Kitapları: 1- Kültür Zenginliklerimiz: (2006) 2- Dört ciltte 4.000 sayfalık Kronolojik Tarih Ansiklopedisi: (2008 ve 2012), 3- Tarih Sözlüğü: (2009), 4- Okyanusa Açılan Kapılar / Tefekkür Mayası Röportajlar: (2009). 5- Altaylardan Hira’ya Türk-İslâm Dostluğu: (2012 ve 2013), 6- Bilenlerin Dilinden Irak Türkleri: (2012), 7- Türkler Nasıl ve Niçin Müslüman Oldu: (2013), 8- Türkmennâme / Irak Türkleri Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey: (2013). 9- Türklerin Muhteşem Tarihi: (Nisan 2014 ve Nisan 2015) 10- 115 Soruda Türk İslâm-Âlimi Mâtüridî (Röportaj): 2015) 11- Cihad – Gazi – Şehid: Kasım 2015. 12-Yavuz Bülent Bâkiler Kitabı (2016 Mehmet Şâdi Polat ile birlikte) 13-Her Yönüyle Kâzım Karabekir (2017 Mehmet Şadi Polat ile birlikte) 14-Dil ve Edebiyat Dergisi / İlk 100 Sayı Bibliygorafyası (2017 Mehmet Şâdi Polat ile birlikte) 15-Büyük Türk İslâm Âlimi Serahsî (2018), 16-Âyetler ve Hadisler Rehberliğinde Kutadgu Bilig’den Seçmeler (2018), 17-Edib Ahmet Yüknekî ve Atebetü’l-Hakayık (2018), 18- Büyük Türk İslâm Âlimi Mâtürîdî (2019), 19-Kâşgarlı Mahmud ve Dîvânu Lugati’t-Türk (2019). 20-Duâ / Huzura Açılan Kapılar. (2019) 10-Yesevi Yayıncılık, 12-Yakın Plan Yayınları, 13-Boğaziçi Yayınları, 14-Dil ve Edebiyat Dergisi, diğer kitaplar Bilgeoğuz Yayınları tarafından yayımlanmıştır.