Emekli 104 Amiralin Duyurusu Neyi Çağrıştırıyor?

49

“Ergenekon” ve “Balyoz” gibi yıllarca süren davalarla, Türk
ordusunun itibarını yerle bir edecek, iftira ve tertibe dayalı korkunç
kampanyalar ve zulümler, 15 Temmuz sonrasında ordunun başına gelenler birlikte
yorumlanarak asıl büyük hedefin ne olabileceğinin üzerinde durulacaktır.

 

 

 Bu duyuru “darbeyi” veya “Ergenekon’u” çağrıştırıyor mu? Bakacağız.
İmzacı 104 Amiralden 10’nun evi sabahın alacakaranlığında arandı ve emniyete
götürülerek gözaltına alındı. El konulan telefon ve bilgisayarlara imajı
alınmadan el konuldu. Gözaltında 8 gün bekledikten sonra akşamüstü ifadeleri
alınan Amiraller, Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesinin “il ve yurt dışına çıkış
yasağıyla” serbest bırakıldı. 12 gün sonra da 7 Amiralin evinde arama yapıldı.
Duruşmalar devam edecek.

 

Amiraller, 1936’da imzalanan uluslararası “Montrö”
Antlaşması için; “Türkiye’ye, İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve
Boğazlardaki tam da egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış
Antlaşması’nı tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir. Montrö, Karadeniz’e
kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz’i barış denizi
yapan sözleşmedir… Montrö, Türkiye’nin II. Dünya Savaşında tarafsızlığını
korumasına imkân yaratmıştır… Türkiye’nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö
Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her
türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz” dediler ve
ilgilileri uyardılar.

 

Karar Verildi

Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi emekli amirallerin savunmalarını
almadan, savcılığın tüm ev hapsi talebini kaldırarak, amiraller hakkında il
dışına çıkış ve yurt dışına çıkış yasağı kararını verdi. Ergün Mengi hakkında
da savcılığın tutuklama talebi reddedilerek adli kontrol uygulanmasına
hükmedildi. Mahkeme Mengi için de il dışına ve yurtdışına çıkma yasağı tedbiri
alınmasını kararlaştırdı. (Odatv 12.04.2021)

 

İktidar ve muhalefet ne dedi?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,
partisinin Grup Toplantısı’nda; “Buram buram darbe iması kokuyor… Bu emekli
generallerin merkezinde CHP’nin kendisi vardır… Emekli amiraller ne yazık ki
talimatı kendi başkomutanları Kılıçdaroğlu’ndan alıyorlar” şeklinde vurguladı.
(Hürriyet, 07.04.2021)

 

Bahçeli: Muhtıra tarzında hazırlanarak gece yarısı servisi
yapılan bildiride imzası bulunan amirallerin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik
hakları kaldırılmalı, emekli maaşları kesilmelidir…103 emekli amiralin ortak
imzalı yayımlamış oldukları anti demokratik ve tehditvari, aynı zamanda
vesayetçi bildiriyi Milliyetçi Hareket Partisi nefretle lanetlemekte ve
reddetmektedir” dedi.

 

 

 CHP Genel Bşk. Kılıçdaroğlu, “Bu sahte gündemler tutmaz.
Halkımızın tek gerçek gündemi sofrasıdır. ‘Büyük ve ünlü Ekonomist Erdoğan’
yarattığın ekonomik yıkım ile seni yüzleştireceğim. Geleceğini kararttığın
gençlerimizin hikâyelerini buradan paylaşacağını” söyledi.

 

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, “… bu bir zevzekliktir. Bu
zevzekliklerden Türkiye çok çekti…İlginç, sabah bir uyandık emekli amiraller
bir bildiri yazmış ve iktidar partisi ve mensupları bunun üzerinde tepiniyor.
İş, 15 Temmuz’a kadar gitmiş. Bu tür gece yarısı emekli de olsa silahlı
bürokrasi mensubu kişilerin yaptığı açıklamalar genellikle Türkiye’deki
demokrasinin kesintisine sebep olan muhtıraları, darbeleri hatırlatır, şuur
altı devreye girer… Bugün darbe çağrıştıracak bütün gerçek gündemi örtecek bir
yolun oluşmasına sebep olamazlar. Böyle bir hakları da hadleri de yoktur…”
(04.04.2021)

 

 

 Davutoğlu: “Militarist ya da sivil farketmez, darbe
heveslilerine geçit verilemez. Bildiri ülkenin tarihsel hafızasını ve içinden
geçtiği hassas süreci göz önüne almayan; kötü niyetli bir sorumsuzluk
örneğidir.” (04.04.2021) Babacan: “Tarihimizin utanç sayfaları askerlerin
siyasete yönelik hadsiz müdahaleleriyle doludur. Bu acı hafıza
depreştirilmemelidir.” (04.04.2021)

 

Darbelere dair kısa özet: Hedefine ulaşan iki darbe vardır.
Bunlar DP iktidarına karşı 27 Mayıs 1960 ve AP’ne iktidarına karşı 12 Eylül
1980 darbeleridir. Darbe girişimleri ise: CHP iktidarına karşı 22 Şubat 1962 ve
21 Mayıs 1963, AP iktidarına karşı 9/12 Mart 1971, AKP iktidarına karşı 15
Temmuz1916 olmak üzere dört adettir. Hepsi de ordu tarafından önlenmiş ve
zamanında yargı konusu yapılmıştır. Sonuncu darbe girişimi hariç, diğerlerinde
çatışma sonucu ölüm olmamıştır. Bildiri, muhtıra, uyarı ve duyuru gibi yazılı
açıklamaların “darbe” girişimi olduğu algısı kişilere aittir.

 

Bu yazının devamında amirallerin duyurusunun “darbe iması
mı” yoksa “Ergenekon’a çağrı mı” bu soru ele alınacaktır. Bu çerçevede
“Ergenekon” ve “Balyoz” gibi yıllarca süren davalarla, Türk ordusunun itibarını
yerle bir edecek, iftira ve tertibe dayalı korkunç kampanyalar ve zulümler, 15
Temmuz sonrasında ordunun başına gelenler birlikte yorumlanarak asıl büyük
hedefin ne olabileceğinin üzerinde durulacaktır.(Alıntı: https://millidusunce.com/)