19.4 C
Kocaeli
Perşembe, Eylül 24, 2026
Ana SayfaDin ve AhlâkDüşün Damlaları (62)

Düşün Damlaları (62)

“Madde rikkat edip inceldikçe,

Maddeden ruha doğru gidildikçe, hayat ve canlılığı artar.

Hayat asıl ve esastır.

Madde ona tâbi olup, ona uyar.

Hem de onunla kaim olup, onunla ayakta durur,

Onunla var olmaya devam eder.

Bir mikroskobik mikroorganizmanın beş duyusuyla,

İnsanın havâss ve duygularını karşılaştırırsan görürsün ki:

İnsan ondan ne derece büyükse,

Havâss ve duyguları o derece onunkinden aşağıdır.

O mikroorganizma işitir kardeşinin sesini, hem de görür rızkını.

Eğer insan kadar büyüse, duyguları;

Şaşırtıcı ve hayret verici bir şekil alır.

Hayatı ışık saçar.

Görmesi de şimşek gibi bir hâl alarak, göksel bir nur olur.

İnsan, ölü cansız yığınlardan oluşmuş, bir hayat sahibi değil.

Belki de milyarlarla canlı hücrelerden meydana gelmiş;

Hayatdar / canlı bir insanî hücredir.”

x

“En bedbaht, sıkıntılı ve muztarip;

İşsiz olan adamdır.

Çünkü, tembellik ve hareketsizlik;

Vücut için yokluk, hayat için ölüm demektir.

Çalışmak ise,

Vücudun hayatı, hem de hayatın uyanıklığıdır.”

x

“Her musibet, sıkıntı ve felâkette bir nimet yönü vardır.

Ey musibete uğrayan!
Musibetin içinde bir nimet saklıdır.

Dikkat et de onu gör!

Nasıl ki, her şeyde bir sıcaklık derecesi var.

Her musibette de nimet mertebeleri vardır.

Küçükteki nimetin, daha büyüğünü düşün.

Dereceyi görerek, Allah’a şükret.

Yoksa, musibeti; büyütmek ve şişirmekten ürkersin!

‘Of, of!’ ile üflersen, o da aksine şişer.

Şişer de dehşetlenir; büyür ve ürkütür.

Eğer bir de merak etsen, bir iken ikileşir.

Kalpte olan misali, döner hakikat olur.

Hakikatten ders alır, sonra döner, başlar kalbini tokatlamaya.”

x

“Zaman olur ki, nimetin yokluğu nimettir.

Hafıza, insanı mutlu eden bir nimettir.

Fakat ahlâksız bir adamda, musibet zamanında,

Unutkanlık ona tercih edilir.

Unutkanlık da bir nimettir.

Yalnız, her günün elem ve acılarını çektirir.

Birikmiş elem ve acıları unutturur.”

Muhsin Bozkurt
Muhsin Bozkurt
1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1955'de Ordu ili, Mesudiye kazasının Çardaklı köyü ilkokulunu bitirdi. 1965'de Bakırköy Lisesi, 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1974-75 Burdur'da Topçu Asteğmeni olarak vatani vazifesini yaptı. 22 Eylül 1975'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle Öğretmen Lisesi Tarih öğretmenliğine tayin olundu. 15 Mart 1977, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca Okutmanlığına başladı. 23 Ekim 1989 tarihinden beri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Yakınçağ Anabilim Dalı'nda Öğretim Görevlisi olarak bulundu. 1999'da emekli oldu. Üniversite talebeliğinden itibaren; "Bugün", "Babıalide Sabah", "Tercüman", "Zaman", "Türkiye", "Ortadoğu", "Yeni Asya", "İkinisan", "Ordu Mesudiye" ve "Ayrıntılı Haber" gazetelerinde ve "Türkçesi", "Yeni İstiklal", "İslami Edebiyat", "Zafer", "Sızıntı", "Erciyes", "Milli Kültür", "İlkadım" ve "Sur" adlı dergilerde yazıları çıktı. Halen de yazmaya devam etmektedir. Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefası'nı sadeleştirmiş ve 1981'de basılmıştır. Metin Muhsin müstear ismiyle, gençler için yazdığı "Irmakların Dili" adlı eseri 1984'te yayınlanmıştır. Ayrıca Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nce hazırlattırılan "Van Kütüğü" için, "Van Kronolojisini" hazırlamıştır. 1993'te; Doğu ile ilgili olarak yazıp neşrettiği makaleleri "Doğu Gerçeği" adlı kitabda bir araya getirilerek yayınlandı. Bu arada, bazı eserleri baskıya hazırlamıştır. Bir kısmı yayınlanmış "hikaye" dalında kaleme aldığı edebi yazıları da vardır. 2009 yılında GESİAD tarafından "Gebze'de Yılın İletişimcisi " ödülü kendisine verilmiştir.
Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Seçtiklerimiz

spot_img