Dünyevileşme -2

29

Baksana Muaviye ne taktikler uyguluyor?

Sen durmuş savaşta tevhidi anlatıyorsun.

İyi insansın,

Akıllı mert ve cesur bir insansın.

Ama birazda bizlere taktik ver diyorlar,

Hz. Ali ‘Takvam olmasaydı Arapların en dâhisi ben olurdum’ buyuruyor.

Fakat takvam beni sınırlandırıyor.

Beşeri siyasette takvanın yerini deha alır.

İlkelilik ve tutarlılığın yerini pragmatizm alır.

Beşeri siyasette talepkarlık ön plandadır.

Görev istenmez verilir anlayışı yerine,

Göreve talip olanlar çoğalır.

Çoğu zaman emanet ehline verilmez işler bir birine karışır.

Yönetme arzusu ve parti-grup taassubuyla hareket edenler.

Yönetimi ele geçirir.

Hakem olayı ve hakemin satın alınması da bir taktik,

Hz. Ali’nin bir sabah namazı esnasında hançerlenerek şehit edilmesi de bu taktiklerin birisidir.

En doğrusunu Allah bilir.

Hz. Muaviye 661 yılında yönetime tamamen hâkim oldu.

Hilafete son vererek saltanata geçti.

Siyasi askeri ve ekonomik güç tamamen bu düşüncenin eline geçince,

Fetih hareketleri ilayı kelimetullah yerine ganimet amaçlı yapılmaya başlandı.

Ganimetler hem menkul (altın gümüş mücevherat),

Hem de gayrimenkul (toprak) olarak elde ediliyordu.

Müslümanlar (hâkim zümre, yönetim kadrosu) büyük oranda dünyevileşiyor.

Cihat özünü kaybediyordu.

Dünyevileşme o kadar ileri gidiyordu ki Müslüman olmak isteyenlere vergi gelirleri düşer düşüncesiyle engel olunuyordu.

Bunun adına tarihte ‘mevali’ politikaları denir.

Yani ekonomi dinin önüne geçiyordu.

Mevali zihniyeti devlete hâkim oluyordu.

Dünyevileşmenin bir başka boyutu da,

Yönetime yakın zengin Müslümanlar arasında görünüyordu.

Düğünler masallarda anlatılan 40 gün 40 gece sürmeye,

Hortumcu kesim Hint kumaşları giymeye başlamıştı.

Çok değerli anlamında bulunmaz Hint kumaşı sözü buradan olsa gerek.

Bunlarla yetinilmiyor,

Cuma hutbelerinde Hz. Hüseyin ve ehli beyt’e hakaretler ediliyordu.

İşte Bizans siyasetinin İslam dünyasına hâkim olduğu zaman Müslüman’ı getirdiği nokta budur.

Bu anlayışın Müslüman’ın dünyasını olmasa bile ahretini karartacağı kesindir.

Size bir soru;

Hz. Muaviye kaç sene saltanat sürdü?

Gönlünce saltanatın tadını çıkarabildi mi?

Ne dersiniz?

Ya Yezit

Onun saltanatı ne kadar sürmüştür?

Bence merak etmeye değer.

Bu duruma yani dünyevileşmeye,

Ömer b. Abdülaziz son vermiştir.

Hicri 99 yılında göreve başlıyor,

101yılına kadar yaklaşık 2,5 sene görevde kalıyor.

Bu kısa zaman içerisinde devletin ekonomisini düzeltiyordu.

Demek ki devletlerin ekonomilerini düzeltmek için çok uzun yıllar gerekmiyor.

Adil bir yönetim yerli bir reçete yeterli oluyor.

Zekâta muhtaç bir Müslüman kalmıyordu.

Büyük ihtimalle O da zehirlenerek öldürülüyordu,

Abbasi tarihçilerinin yazdığına göre,

Ömer b. Abdülaziz döneminde gelir düzeyi öylesine düzeliyordu ki,

Zengin Müslümanlar zekât verecek fakir bulamıyorlardı.

Darısı bizim ve tüm İslam dünyasının başına…

Hatta tüm insanlığın başına…

Bu dönem aynı zamanda İslam dünyasında kurumsallaşmasının da başlangıcı oluyordu.

Tefsir-hadis. Akaid, fıkıh -tasavvuf ilimleri bu dönemde doğmuştur.

Aynı zamanda da sistematik hale gelmeye başlamıştır.

Bir musibet bin nasihatten hayırlıdır derler ya tam kendisi.

Müslümanlar arasındaki dünyevileşme bu gün ne durumda?

Bir başlık altında inceleriz.

İnşallah.

Allah dünya için ahretini kaybetmeyen kullarından eylesin ÂMİN.