Dem Bu Demdir

259

İçim başka acıyor bu sefer

Üstünde buğusu duran şekersiz çayın

Gözünü yollardan çeviremedim

Acıyı demliyor kalbimde hüzünlü yol türküleri

Haylaz bir gülümseme ekleniyor gamzeme

Hoyrat rüzgârlar esiyor dağınık saçlarımda

Daha dik bakıyorum artık

Kıymet bilmezlerin yüzüne

Ben ki korkmam bilirsin

Gözüm sende de kara

Kaç tekerlek üstü yollara baş koymuşum

İzim üstüne sağ salim geri dönmüşüm

Bu mevsim hep böyle tarumar

Güz resmigeçidini hele bir tamamlasın

Bahara yeniden uyanırım

Ah ki bilirsin ölüm bende kuş uykusu

Kar üstü kardelenin ninnisi kulağımda

Yol alıyorum kendime

Belki de duruyorumdur kim bilir

Duruyorumdur öyle duvar gibi

Duruyorumdur yaprağını toprağa döken ağaç gibi

Yanılgılarımı, yenilgilerimi yaka cebimden hiç düşürmedim

Korkma!

Unutmam kâğıttan gemilerin beni nasıl yüzdürdüğünü

Karayı gözleyen kara gözlerimin hüznünün İçime nasıl döktüğünü

Veremli gecelerde nasıl kan kustuğumu

Gündelik telaşlarımı nasıl saçımla süpürdüğümü

Ah! Sen şimdi

Yarım bir ay’ın dolaşık dilini defterine yazarsın

Beni de yaz dipnot niyetine

Ve de ki

O göçünü tamamlayamayan yaralı

Arafta kalmış yorgun

Leyleğin yuvadan attığı

Anasının tuttuğu

Göçmen bir kuş

Ah! Dedim ya

Dem bu demdir

İç çayını soğutma

Dipnotuna beni yazmayı unutma…