Belediyeler hizmet yeri mi, yoksa zulmet yeri mi?

50

Rahmetli Özal döneminde başlayan, hizmeti yakından gerçekleştirmeyi
hedef alan ve nerede ise her mahalleye bir belediye kurulması
çalışmaları istenilen maksadı sağlamamıştır.

Beldesine hizmet için gelen Belediye Başkanlarının bazıları
kendilerine oy vermeyenleri hizmetlerden mahrum ederek intikam alma
yolunu seçmişlerdir. Beldelerde hala daha devam eden kamplaşmalara
sebep olmuşlardır. Bazıları ise hükümetin gücüne güvenerek ömür boyu
aynı makamda kalacağını sanarak basit olaylarda bile belde insanını
mağdur etmekte beis görmemiştir. Hemşeriler ve siyasi yandaşlar
kayırılmış, kendine yakın olmayanın işi bir başka haftaya kalarak
gerçekleşmeme sürecine sokulmuştur. Dayı ve diğer akrabalar yüzünden
insanlar ve hatta kurumların üzerine gidilmiştir. Dürüstlük yapma adına
en küçük eksiklikler abartılmış, pire deve yapılmıştır. Hırslarına
mağlup olan belediye başkanlarından biri amacına ulaşamayınca
kendisinden önce verilen ruhsatları karıştırıp, mantıksız mühür
tutanakları düzenleyerek intikam girişimlerinde bulunmakta beis
görmemiştir.

Bu tip mevsimlik başkanların şahsi egoları hükümetin gücüne
güvenilerek öyle boyutlara çıkmıştır ki, kendilerine oy veren insanlar
“keşke ellerim kırılsa idi de o gün oy kullanamasaydım” demeye
başlamıştır. Bunların yanı sıra adam gibi Belediye Başkanlığı yapan
vasıflı, yerinin önemini ve kutsiyetini bilen Belediye Başkanlarına da
haksızlık etmek istemiyorum. Hatta onları kutluyorum. Keşke bir kez
daha göreve gelseler.

İşte tam bu sırada Beldelerin birleştirilerek Belediyelerin
azaltılması gündeme geldi. Çok isabetli bir karar. Çöp toplama işini
bile Büyükşehir’e havale etmiş bazı belediye başkanları ne yapar diye
düşünmeye başlamıştım. Bu belediye başkanlarının bir kısmı boş kalınca
basında boy gösterme yarışına girdiler. Düğün, dernek, cenaze, doğum
günü, açılış gibi organizasyonları kaçırmamaya özen gösterdiler. Şimdi
ise koltuklarını kaybetmenin telaşındalar. Bazılarına gerçekten
haksızlık ediliyor. Onlar bu söylediğim tablonun dışındalar.
Beldelerine hizmet veriyorlar. Hem onlar merkezden uzaktalar. Gerçekten
boşluk dolduruyorlar.

Söyleyin Allah aşkına yaptığından emin olan alt belediye başkanı dev
panolarla kendi reklamını yapma telaşına düşer mi? Yapılan bir hizmet
varsa zaten pahalı broşürlerle bu hizmetlerin reklamı yeterince, hatta
abartılarak yapılmıyor mu?. Satılan bir hizmet mi var ki müşterisi
artsın diye geniş bir reklam kampanyasına ihtiyaç duyulsun? Mantık ve
insaf kuralları içinde bu milletin parasını çarçur etmeme anlayışı
içinde yapılan reklam harcamasına itiraz etmiyorum. Fakat şahsi reklamı
için millet kesesini kullanan anlayışı hiç doğru bulmuyorum. Bu kişiler
hak hukuk ta bilmiyorlar. Sözleri ile icraatları birbirini tutmuyor.

Belediyelere bütçeler şahsi reklam için ve bu maksatla bol kepçe
harcanmak için gönderilmiyor. Şayet bu kadar para gönderilmemiş olsaydı
nasıl çalışınca olacaktı? Kimi bulup parasız çalıştıracaktınız? Bu
kadar hizmeti kimden bedava alacaktınız?

Bu bakımdan bu tip tanıtımların tek elden olması yeterlidir. Bunu da
zaten Büyükşehir yapıyor. Misalleri çoğalttıkça bu sütunlar yetmez.

Bu nedenle Belediyelerin birleştirilmesini canı gönülden
onaylıyorum.. Hem lüzumsuz masraflar azalmış, hem de bazı mevkiini
hazmedememiş ve tesadüfen bu mevkilere gelmiş insanlardan kurtulmuş
oluruz.